Verimsizliğin aşılabilmesi için Kamu Reformu Programı hazırladıklarını ve bu çerçevede bir çok yasanın değiştirildiğini kaydeden Soyer, Üst Kademe Yöneticileri Yasası’nda yapılacak değişiklikle sadece müsteşar, özel kalem müdürü ve basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin üçlü kararnameyle geleceğini belirtti.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kamu-Sen’in 33. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlediği “Kamuda Verimlilik, Sorunlar ve Çözüm Yolları” konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, dinamiği oldukça farklı olan 21. yüzyılda ulusların artık ulusal sınırlarıyla kendilerini ekonomide, sosyal yaşamda, demokratik anayasal süreçlerde sınırlayıp, koruyamadığını söyledi.
Soyer, Kıbrıs Türk halkının ayakta kalabilmek, gelişebilmek ve Kıbrıs sorununun çözümünde eşitlik temelinde bir sonuca ulaşabilmek için başkalarından daha fazla gayret içinde olması gerektiğini belirtti.
Verimliliğin bu bağlamda büyük önem taşıdığını kaydeden Soyer, kamudaki verimsizlikle ilgili eleştiri ve tartışmalarda, kamu görevlilerine dönük aşağılayıcı ifadelerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Soyer, “Kamu görevlileri, önemli ölçüde kendi yetenekleri, yurt-insan sevgileriyle kamu alanında çalışma ve diğer unsurlarda isteklidir. Heveslidir ve özveriden büyük ölçüde kaçmamaktadır” dedi.
Soyer, sistemin kendi yapısı içinde, yılların getirdiği yapılanma çerçevesinde kamuda önemli ölçüde verimsizlik bulunduğunun bir gerçek olduğunu ve bu verimsizliğin herkesi de etkilediğini söyledi.
Başbakan Soyer, şöyle devam etti:
“Hep beraber ülkemizin bilim ve teknoloji çağında en güzel ulaşması için gayret sarf edelim. Çünkü bu yurttan başka yurdumuz yoktur. Türkiye ile birlikte 21. yüzyılda Avrupa ile yarışmak ve dünyada etkin bir halk olmak durumundayız. Çağdaş, demokratik, Avrupai normlar içerisinde demokrasiyi yaşam biçimi kılarak, çok daha ilerleyip, kamuda etkin teknolojik bir devlet fonksiyonuyla yolumuza yürümemiz lazım. Bunda da siz kamu görevlilerine büyük görev düşüyor.”
Çeşitli yapılanma yanlışlarının birikmesi sonucunda kamuda oluşan verimsizliğin aşılabilmesi için Kamu Reformu Programı hazırladıklarını kaydeden Soyer, AB’ye bağlı İngiltere Kamu Enstitüsü ile Türkiye’de kamuda verimliliği getiren merkezlerle birlikte çalıştıklarını belirtti.
Soyer, kamu reformunun 3 ve 5 yıla yayılan bir hedef program doğrultusunda gündeme getirileceğine işaret ederek, bunun için öncelikli olarak bir kısım organizasyonlar gerçekleştirildiğini kaydetti.
Kamu reformu için “Yönetim ve Yönlendirme Komitesi” ile “Yürütme Komitesi” oluşturulması ve burada bulunan ekiplerin eğitiminin gündeme geldiğini söyleyen Soyer, bu eğitim çerçevesinde bugün birçok insanın Brüksel’e, AB’nin farklı ülkelerine ve Türkiye’ye yollandığını belirtti.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ikinci aşamada bir çok yasanın değiştirilmesinin gündeme geldiğini kaydetti. Soyer, kamuda yılların birikimiyle açılmayan dereceleri ve ilerlemeleri aşmak için yaptıkları yasayla, sözlü sınav metoduyla herkesin derece ilerlemesini sağlayan bir yasal değişiklik gerçekleştirdiklerini söyledi. Soyer, “Genel bir yasa çıkararak, bütün kamu görevlilerinin derece ilerlemelerini alabilecekleri imkanı böyle bir yasayla düzenledik” dedi.
Soyer, yasal düzenlemenin verimlilik açısından doğru olmadığını, ancak yapmak zorunda olduklarını kaydetti. Süreci ilerletecek esas unsurun Performans Yönetmeliği, Tüzüğü ve Yasası olduğuna işaret eden Soyer, artık performansa, performans ölçümüne ve sınav usulüne göre derece ilerlemesinin sağlanacağını belirtti.
Soyer, Bakanlar Kurulu’nda olup, önümüzdeki günlerde Meclis’e sevk edilecek Üst Kademe Yöneticileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da çalışmanın üçüncü ayağını oluşturacağını söyledi.
Şu anda, bütün teknik dairelerin müdürlerinin 3’lü kararnameye bağlandığına dikkat çeken Soyer, sadece müsteşar, özel kalem müdürü ve basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin üçlü kararnameyle geleceğini belirtti. Soyer, “Bakanla gelip, bakanla gidecek” dedi.
Başbakan Soyer, diğer teknik daire müdürlerinin Amme Hizmeti Komisyonu’nun açacağı sınavla ve sınavda başarı gösterecekler arasından seçileceğini söyledi. Soyer, görevden alınmaları halinde ise, eski görev alanlarına gideceklerini belirtti. Müşavirlerin göreve çağrılmasıyla ilgili eleştirilere de değinen Soyer, şöyle devam etti:
“Göreve çağrılan bazı müşavirler gazetelerdeki köşe yazılarında hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın dış politikasını tenkit ediyor. Hakkıdır, yapabilir. Ancak hükümetin ve Cumhurbaşkanının dış politikasını tenkit eden bir insanı, müsteşar olarak tutmamak da benim hakkımdır.”