Rum Politis Gazetesi, “Yeni Yüz Yüze Görüşme İçin Hristofyas’ın Ajandası – Başkanın Talat’tan 3 Talebi – Yabancılar 3 Haftalık Uzatmayı Mümkün Görüyor” başlıkları altında manşetten ve iç sayfalarından verdiği haberinde; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’ın, Cumhurbaşkanı Talat ile yapacağı görüşmede; çalışma grupları ve teknik komitelerde ilerleme sağlanabilmesi için 3 temel konuda uzlaşı sağlanması talebinde bulunacağını yazdı.
Gazete; Hristofyas’ın Talat ile görüşmesinde, “iki taraf arasında iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde bir çözüm bulunması şeklinde ortak bir dilin mevcut olmasını” talep edeceğini belirtti.
Habere göre Hristofyas; iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm argümanına ilişkin her iki kesimde de yapılan yorumların ortak olması gerektiğini, bir taraf iki kesimli derken federasyonu, diğer tarafın ise iki devletli çözümü kastedemeyeceğini vurgulayacak.
Gazete; Hristofyas’ın ikinci talebinin; çalışma gruplarında ele alınmakta olan Kıbrıs sorununa ilişkin özlü konularda ilerleme sağlanması olacağını yazdı.
Çalışma gruplarında Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk uzmanların “müzakere etmediklerini, Kıbrıslı Türk uzmanların Kıbrıslı Rumların konulara ilişkin önerilerini not aldıktan ve Türk Dışişleri Bakanlığı ile istişare ettikten sonra bir sonraki görüşmede yanıtlar verdiğini” iddia eden gazete; bu durumun Hristofyas tarafından görüşmede gündeme getirileceğini ve Hristofyas’ın doğrudan müzakerelere başlanabilmesi için Kıbrıs sorununun bazı “dikenli” konularında görüş birliğinin bulunması gerektiğini vurgulayacağını savundu.
Habere göre Hristofyas’ın gündeme getireceği üçüncü nokta ise; “kolay konularda” yani teknik komitelerde ele alınan gündelik konularda ilerleme sağlanması gerekliliği olacak.
Gazete; Hristofyas’ın görüşmede Talat’ı “Ankara’nın onayının gerekli olmadığı konularda adım atması yönünde cesaretlendireceğini” yazdı.
Gazete; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas ile Cumhurbaşkanı Talat arasında 23 Mayıs’ta yapılacak görüşmede anlaşmaya varılamaması durumunda, komitelerdeki uzmanlara daha fazla zaman tanınabilmesi için “uzatma” olabileceğini belirtti ve Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’nun açıklamasına yer verdi.
Habere göre Kiprianu, dün ana muhalefet DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “bu koşullar altında, zaman sınırlamalarına değil, öze önem verilmesi gerektiğini” savundu ve bu konuların Hristofyas tarafından Talat ile görüşmesinde gündeme getirileceğini vurguladı.
Öte yandan DİSİ Başkanı Anastasiadis ise açıklamasında; önemli olanın zaman değil, çözümün içeriği olduğunu belirtirken, Kıbrıs Rum tarafının yanlış uygulamalarla Annan Planı’nın olumlu yanlarını da etkisizleştirmemesi gerektiğini yineledi.
Gazete; Kıbrıs sorunundaki arabulucuların da; ihtiyaç duyulması haline küçük bir uzatmanın mümkün olabileceğini düşündüklerini iddia etti.
Diplomatik kaynaklara dayandırarak verdiği haberinde gazete; “BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin, doğrudan müzakerelerin 3 hafta ya da en çok bir ay kadar ertelenmesi ile yaşayabileceklerinin” belirtildiğini yazdı.
Beş daimi üyenin, bu görüşlerini gerekirse “sıkı takvimlerde ısrar eden” Cumhurbaşkanı Talat ve Türkiye’ye de iletebileceklerini belirten gazete, ancak uluslararası faktörlerin Temmuz sonunu aşan bir uzatmayı arzulamadıklarını vurguladı.
Gazete, uluslararası faktörlerin; doğrudan müzakerelerin, komitelerdeki uzmanların görüşmelerine paralel bir şekilde başlamasını tercih ettiklerini, aksi takdirde eski Rum Yönetimi eski Başkanı Tasos Papadopulos döneminde yaşanan durağanlığın yaşanacağını düşündüklerini de belirtti.
Öte yandan FİLELEFTHEROS; “Süreçte Bitiş Tarihi” başlığı altında verdiği haberinde; Kıbrıs Türk tarafının, çalışma gruplarının işlevinin bir bitiş tarihi olduğu, ancak teknik komitelerin çalışmalarına devam edebileceği görüşüne sahip olduğunu iddia etti.
Gazete; Kıbrıs Türk tarafının, doğrudan müzakereler başladığında çalışma gruplarının faaliyetlerinin son bulması görüşünde olduğunu, ayrıca BM Genel Sekreteri’nin hakemlik rolü üstlenmesi yönünde perde gerisi faaliyetlerde bulunduğunu savundu.
Haberde; Kıbrıs Türk tarafının, BM Genel Sekreteri’nin arabuluculuk rolü üstlenmesi için perde gerisinde zemin hazırlıkları gerçekleştirdiği, BM’nin ise görüş ayrılıkları arasında köprü kurmak amacıyla öneriler sunmaya hazır olmasına karşın, henüz siyasi bir kararın mevcut olmadığı da iddia edildi.