Temas grubu basın toplantısı düzenledi
<P>Kıbrıs'ta temaslarda bulunan AP Kıbrıslı Türklerle Yüksek Seviyede Temas Grubu, bugün ara bölgedeki Ledra Palace Otel'de basın toplantısı düzenledi.</P>
Mechtild Rothe, Karin Resetarits, Cem Özdemir, Sean O Neachtain, Ashley Mote ve Georgios Karatzaferis'in kısa açıklamalar yaptıkları basın toplantısında Grubun ortak açıklamasını Fransız Parlamenter Francoise Grosetete okudu. Grosetete, ortamın, sorunun çözümü yönünde eşsiz bir fırsat sunduğunu, Grup olarak süreçten büyük beklentileri bulunduğunu dile getirdi.
Grosetete, grup olarak adaya 6. kez, Kıbrıs'ta anlaşma arayışları için karar aşamasında bulunulan bir dönemde geldiklerini söyledi.
Grosetete, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum Meclis Başkanı Marios Karoyan, iki taraf arasındaki görüşme sürecini devam ettiren Cumhurbaşkanlığı Temsilcisi Özdil Nami ve Rum Başkanlık Temsilcisi Yorgo Yakovu, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Taye-Brook Zerihoun ile görüştüklerini ve muhataplarının Avrupa Komisyonu'nun adada yürüttüğü Kıbrıs Türk Toplumu için AB Yardım Programının uygulanması çabalarını övdüklerini belirtti.
Lokmacı'ya yaptıkları ziyareti de anlatan Grosetete, bundan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Grosetete, Slovakya Büyükelçiliği'nin iki taraftan siyasi partilerle düzenlediği toplantıya da katılarak liderlerle çok yararlı temaslarda bulunduklarını, tüm siyasi parti liderlerinin yeni başlayan süreçten duydukları memnuniyeti dile getirdiklerini anlattı.
Grubun, her görüşmesinde, adada uzun süredir devam eden sorunun çözümü yönünde başlatılan sürece ve liderlerin bu olumlu olaydaki taahhütlerine tam destek verdiğini kaydeden Fransız Parlamenter, adada bulunulan ortamın, sorunun çözümü yönünde eşsiz bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Grosetete, "Grup, AB'yi tüm olası çabaları göstermesi için teşvik etmeyi taahhüt ediyor" dedi.
Fransız parlamenter, süreçte zorlukların bulunduğunun farkında olduğunu, ancak diyalog başlayınca güçlüklerin normal olduğunu, bu diyalogu kolaylaştırmak için çaba harcayacaklarını söyledi. "Süreçten büyük beklentilerimiz var. AB'ye üye ülkelerin de katkı yapması önemli. Biz Avrupalı vatandaşları temsil ediyoruz. Dolayısıyla Kıbrıslı vatandaşları da" diyen Grosetete, teknik komite çalışmalarında günlük yaşamı kolaylaştırıcı adımların atılması gerektiğini kaydetti.
Grosetete, gelecek ziyaretlerinde kalıcı çözüm için liderler arasında görüşmelerin başlamış olmasını diledi.
Mechtild Rothe ise konuşmasında bu ziyaretlerinde çok yeni bir atmosferle karşılaştıklarını belirterek, yeni ortamdan çok iyimser olduklarını belirtti.
İki liderin yeni bir süreç başlatmasından duydukları memnuniyeti de vurgulayan Rothe, "Avrupa'daki son duvarın" da çökmesini diledi.
Rothe, sürecin başlangıcında sorunlar olmasının da normal olduğunu kaydetti.
Karin Resetarits ise, Güney Kıbrıs'taki seçimlerden sonra ortaya çıkan durumdan daha şimdiden başarı hikâyeleri çıkmaya başladığını kaydederek, Lokmacı'nın açılmasına işaret etti.
Resetarits, Lokmacı'dan şimdiye kadar açılan kapılardan kat kat fazla geçiş yapıldığını öğrendiklerini söyledi.
Kapsamlı müzakerelerin Haziran'da başlamasını umduğunu söyleyen Resetarits, gelecek gelişlerinde yeni başarı hikâyeleriyle karşılaşmak istediklerini vurguladı.
Resetarits, sorunun çözülmesini ve Avrupa Parlamentosu'nda gelecek yıl gerçekleştirilecek seçimlerde Kıbrıs'ın her iki tarafından da temsilcilerin seçilerek yerlerini almalarını diledi.
AP'deki Türk milletvekili Cem Özdemir ise, ada tarihinde ilk kez birbirine güvenen ve işbirliği yapabilecek liderlerin iktidarda bulunduğuna işaret ederek, "Bu şanslar kullanılmalı" dedi.
Özdemir, jestlerin de büyük önem taşıdığını, Lokmacı'nın bunlardan biri olduğunu kaydederek, bir jestin de Türkçe'nin AP'de kullanılmaya başlamasıyla olabileceğini, bunun Türkiye'nin AB süreci için de reformların hızlanmasını sağlayacak bir jest olacağını kaydetti.
Özdemir, bunun izolasyonlar konusunda da önemli bir adım olacağını ifade etti.
Özdemir, çözüm olmasa bile, 2009'daki AP seçimlerinde Kıbrıs için ayrılan 6 sandalyeden 2'sine Kıbrıslı Türklerin seçilmesini öneren Özdemir, bu olmazsa bile en azından Kıbrıslı Türklere ait olması gereken 2 sandalyenin boş kalmasını istedi.
Özdemir, "Türkiye'deki siyasi durumun adaya ne gibi etkileri olabileceği" ve bir Rum gazetecinin, "Türkiye'nin, AB sürecine yönelik Güney Kıbrıs'la ilgili yükümlülüklerinin yerine getirmesi gerekip gerekmediği" yönündeki soruları üzerine, liderlerin adadaki sorunun çözümüne konsantre olmaları gerektiğini, adadaki çözümün AB yolunda Türkiye'nin önünü açacağını belirtti.
Özdemir, Kıbrıs'ta çözüm olması halinde Türkiye'nin üyelik sürecinde 8 başlık birden açılacağını söyledi, ayrıca Türkçenin AP'de kullanılması halinde bunun yaratacağı psikolojik olumlu etkinin düşünülmesini istedi.
Özdemir, Türkiye'nin Güney Kıbrıs'a olan yükümlülüklerinin AP tarafından çeşitli defalar vurgulandığını ancak yükümlülükler ele alınacaksa bunların hep birlikte ele alınması ve AB'nin de referandumdan önce Kıbrıslı Türklere verdiği sözlerden kaynaklanan izolasyonların kaldırılmasına yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sean O Neachtain ise, İrlanda örneğini vererek, çözüm sürecinde ekonomik faydaların göze alınmasının yapacağı katkıyı ve dolayısıyla teknik komite çalışmalarının önemini vurguladı.
Neachtain, çözümün pozitif taraflarının tüm ada insanları için negatif taraflarından çok daha fazla olacağını kaydetti.
İngiliz parlamenter Ashley Mote ise, tüm söylenenleri desteklediklerini kaydederek, adada bir çözüm olması durumunda, Türkiye'den, Kıbrıs Türk tarafı üzerinden Avrupa'ya ve özellikle de İngiltere'ye kontrolsüz bir göç yaşanabileceğini savunarak, iki tarafın liderlerinin başlayacakları müzakerelerde, "geç olmadan" bu konuyu da ele almalarını istedi.
Grubun Yunan üyesi Georgios Karatzaferis ise, görüşme sürecindeki zorlukları duyduklarını, ancak bunun doğru yolda olunduğunu gösterdiğini kaydetti.
Karatzaferis, çözüme ulaşılmasındaki çabalar konusunda Nami ve Yakovu ile liderlere güveninin tam olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.