Gazete BM’nin 5 büyüklerinin (Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri) Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’la görüşmelerinde bir B planı olmadığına ve yeni bir başarısızlığın sorumluluğunu yüklenmek istemiyorlarsa aralarında doğrudan müzakerelere başlamaları gerektiğine vurgu yaptıklarını yazdı, şöyle devam etti:
“5 büyükler; Ankara’nın yakıcı bir hükümet krizi içerisinde olduğu bu konjonktürde Kıbrıs’taki iki liderin müzakerelerde ‘Kıbrıslı ilerleme’ üretmelerinin zaruri olduğunun altını çiziyorlar. Bu; uluslar arası unsura; Ada’da uzlaşı bulunmasına aktif katkı sağlaması için Türkiye’ye baskı yapma fırsatı verecek.
Arabulucular 23 Mayıs’taki yüz-yüze görüşmeyi özellikle kritik görüyorlar. Dimitris Hristofyas’ın, iki liderin müşterek bir dil bulmaları ve soruna bulunması istenilen çözüm yönünde net bir siyasi çizgi üzerinde anlaşmaları talebine katılıyor görünüyorlar.
Önemli bir diplomatik kaynak POLİTİS’e; Güvenlik Konseyi 5 Daimi Üyesi’nin ve BM Genel Sekreterliği’nin uzmanlar tarafından zemin hazırlanması prosedürüne bir aylık küçük bir uzatma yapılmasını reddetmediklerini söyledi. Ancak 21 Temmuz’un ötesine sarkacak bir ertelemeyi kabul etmeyecekler. Komitelerde Kıbrıs sorununun ‘dikenleri’ konusunda önemli ilerleme sağlanmamasını da garip görmüyorlar. Aksine; gerekli siyasi uzlaşıların teknokratik düzeyde başarılmasının mümkün olmadığına inanıyorlar.
POLİTİS bundan; güçlü arabulucuların, 23 Mayıs’taki yüz-yüze görüşmede Talat’ın doğrudan müzakerelerin başlamasını istiyor ise Dimitris Hristofyas’ın taleplerinin çoğunu kabul etmesi gerekeceği düşüncesinde olduğu sonucunu çıkarıyor. Kıbrıslı Türk liderin bu şekilde Başkan’ın 21 Mart’ta ortak açıklamaya 8 Temmuz Anlaşması isminin verilmemesi konusunda sağladığı büyük kolaylığa karşılık verebileceğini söylüyorlar. Liderlerin derhal vatandaşlarına; Kıbrıs sorununda durumun nereye doğru gittiği ve ne tür bir çözüm aradıklarını samimi bir bilgi vermeleri de zaruri görülüyor.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki yeni Özel Temsilcisi Taye Brouk Zerihoun’a; özlü müzakerelerin yaz döneminde başlamasını sağlaması direktifi verildi. Ban Ki Moon’un Kıbrıs Özel Temsilcisi’ni yaklaşık o dönemlerde (yaz) tayin etmesi bekleniyor. Dahası, Talat ve Hristofyas’ın bu çabanın bitiş tarihi ve umanların zemin hazırlıklarını liderlerin müzakerelerine paralel sürdürüp sürdürmeyecekleri konusunda anlaşmaları gerekip gerekmeyeceği ihtimali inceleniyor.
Müzakerelerin kolay olmayacağını İngiltere Başbakanı’nın Kıbrıs Özel Temsilcisi de vurguladı. Joan Ryan Londra’da yayın yapan Rum Radyosu’na yaptığı açıklamada zorlukların çözüme engel olmaması tavsiyesinde bulundu ve tarafları; Annan planının sorunlu veya kuşkulu olmayan çoğu noktasını değerlendirmeleri konusunda cesaretlendirdi.”
FİLELEFTHEROS “Doğrudan Müzakereler Fonu Önünde Oyunlar – Türkler Haziran Işığı Altında İlerleme Ama Zorluklar Da Görüyor – Lefkoşa’nın 5’ler Nezdinde Müdahalesi” başlıklı haberinde Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorunu prosedüründe var olan gerçek görüntüyü bulandırmaya çalıştığını iddia etti.
Gazete Türk tarafının; “Rum tarafının görüşmelerin ilerlemediği yaklaşımını reddederek, zorluklar bulunduğunu gizleyemeden; doğrudan müzakerelerin ilerleme olduğunu söylemeye koştuğunu” yazdı, özetle şöyle devam etti:
“Aynı zamanda diplomatik düzeyde 21 Mart metniyle ilgili bir yorum ve niteleme savaşı var. Güvenilir bilgilerimize göre ortamı iyi tutan ve dikenli ve zor konuları doğrudan müzakerelere havale eden AngloAmerikanlar üç ay içerisinde müzakerelerin başlaması gerektiği teorisini destekliyor.
Başkan Hristofyas Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülkenin büyükelçilerine; Kıbrıs sorununda yeni girişimin başarılı olabilmesi için doğru ve yeterli ön hazırlık olması gerektiğini iletmişti. Lefkoşa’nın işaret ettiği üzere; başlangıcın da sonun da önemi var. Rusya, Çin ve Fransa Lefkoşa’yla aynı yaklaşım içerisindedir ancak oyun o kadar kolay değil ve her şey; BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs sorununda olacaklar hakkında karar vereceği haziranda belli olacak. Yani prosedür uzatılacak mı yoksa müzakereler mi başlatılacak…”
Aynı gazete “Londra: Annan Planından Maddeler Değerlendirilsin – ‘Çözüm Anlaşmalı’” başlığıyla yansıttığı haberinde Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın Londra ziyaretinden üç hafta önce İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın kendi damgasını vurmak suretiyle gelişmelere müdahale ettiğini yazdı.
Habere göre İngiltere’nin Kıbrıs Temsilcisi Joan Ryan’ın Londra’da yayın yapan Rum radyosuna (LGR) yaptığı açıklamada; müzakere prosedüründe zorluklar olacağına ancak önemli olanın; bu zorlukların çözüm bulunmasını engelleyecek engeller haline gelmemeleri olduğuna işaret etti.
Ryan’ın; Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’ın İngiltere Başbakanı Gordon Brown’la 5 Haziran’da Londra’da görüşeceklerini doğruladığını da yazan gazete devamla şunları kaydetti:
“Ryan prosedürle ilgili olarak şunları söyledi:
1-Müzakerelerin nihai sonucu her iki tarafça da karşılıklı uzlaşıyla kabul görecek bir çözüm bulmak olmalıdır.
2- Türkler, Kıbrıslı Rumların Annan planını reddettiklerini ve yeni müzakereler olması gerektiğini kabul ediyorlar. Ancak Annan planında, sorun ve kuşkular olmayan çok nokta var.
3-İngiltere’nin rolü yardımcı olmaktır ve İngiliz yetkililerin Türk denkleriyle Kıbrıs sorununu gündeme getirmedikleri hiç bir temasları yoktur.
İngiliz yetkili ülkesinin Türkiye’yle çok iyi ilişkileri içerisinde olduğuna işaret etti ve ‘üyelik sürecini destekliyoruz ve bu; Türkiye’nin uyumda ve şekillenmede ilerlediğini görmemize yardımcı olacak’ dedi.
Mehmet Ali Talat ve Dimitris Hristofyas’ın 23 Mayıs’taki görüşmelerinin, ilerlemeleri için iyi bir yaklaşım olduğu belirterek; yüz-yüze görüşmelerin basın yoluyla müzakere etmekten daha iyi bir tercih olduğunu söyledi.”