Denek Yönetim Kurulu adına Mustafa Damdelen tarafından yapılan yazılı açıklamada, BM şemsiyesi altında sürdürülen görüşmelerin “toplum liderleri” seviyesinde olduğunu, bu nedenle bulunacak çözümün iki devlet değil iki toplum arasında olacağını vurguladı.
Damdelen, BM Güvenlik Konseyi’nin, “tek egemenliği, tek uluslararası kimliği ve tek vatandaşlığı olan; bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü güvence altına alınmış; siyasi eşit iki toplumun oluşturacağı iki bölgeli, iki toplumlu federal bir Kıbrıs” şeklindeki kararıyla çözümün modelini kararlarıyla tanımladığını anlattı. BM kararlarında “…çözüm, herhangi başka bir ülke ile tamamen veya bir kısmının birleşmesini veya taksimini veya ayrılmanın herhangi bir şeklini dışlamalıdır” ifadelerine de yer verildiğini anımsatan Damdelen, Kıbrıs’taki liderlerin 8 Temmuz 2006 tarihinde imzaladıkları belgeyle de çözümün Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak yapılacağını kabul ettiklerini vurguladı.
“KKTC’nin tanınmayacağına” ilişkin BM kararları varken tanınmanın mümkün olmadığına işaret eden Damdelen, çok tartışılan “bakir doğum”un da aynı kararlar nedeniyle mümkün olmadığını kaydetti.
Damdelen, Protokol 10’un AB temel hukuku olduğuna ve “bakir doğum”un bu temel hukuk kuralına göre de imkansız olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs’ta erken çözüm için Türkiye’deki karar vericilerin tavrının önemli olduğunu ifade etti.