Ana Sayfa >> İÇ HABERLER 2 Temmuz 2009, Perşembe
Bildt: Çözümün anahtarı liderlerde

AB Dönem Başkanlığı’nı Çek Cumhuriyeti’nden devralan İsveç’in; çözüm anahtarının Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi lider Dimitris Hristofiyas’ta olduğuna inandığı belirtildi.

AB Dönem Başkanlığı’nı dünden itibaren Çek Cumhuriyeti’nden devralan İsveç’in; Kıbrıs sorununu “doğrudan” ele almaya kararlı göründüğü ve çözüm anahtarının Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi lider Dimitris Hristofiyas’ta olduğuna inandığı belirtildi.

Politis Gazetesi, “Kıbrıs Sorunu... İsveç Saunasında- Avrupa Birliği (AB) Yeni Dönem Başkanlığı Çözüm İçin Son Fırsatı Görüyor- UNFICYP’in Statüsü de Masada” başlığıyla manşete çıkardığı haberinde, Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı’nı bugünden itibaren Çek Cumhuriyeti’nden devralan İsveç’in; Kıbrıs sorununu “doğrudan” ele almaya kararlı göründüğü yorumunda bulundu.

AB yeni dönem başkanlığının, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında gerçekleştirilmekte olan süreci, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin “son fırsat” olarak nitelendirdiğini yazan gazete, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in önceki gün kalabalık bir gazeteci ordusuyla gerçekleştirdiği basın toplantısında, kapsamlı bir şekilde Kıbrıs sorununa, aynı zamanda doğrudan müzakerelerin başarı ya da başarısızlık senaryolarına değindiğini iletti.

ANAHTAR LİDERLERDE

Gazete haberine, İsveç Dışişleri Bakanı Bildt; kendisine yöneltilen “Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla gerçekleştirilen müzakerelere nasıl ve ne zaman katkıda bulunması gerekir?” sorusuna, sürecin anahtarını Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’ın tuttuğu şeklinde yanıt verdi.

Açıklamasında, iki liderin kararlılığını takdir ettiğini de belirten Bildt, müzakerelerin başarılı ya da başarısız olmasıyla ilgili senaryolara da değindi.

Müzakere sürecinin başarılı olması durumunda, o zaman Avrupa Birliği’nin oynayacak bir role sahip olacağını kaydeden Bildt, AB’nin; AB normlarının uygulanmasıyla ilgili bazı “kurnaz taleplere” yanıt vermesi gerekeceğini ifade etti.

GARANTİLERE ÇÖZÜM BULUN

İsveç Dışişleri Bakanı Bildt’in, Kıbrıs sorunu çözüm sürecini, Türkiye’nin 2009 yılının Aralık ayında gerçekleştirilecek AB değerlendirmesiyle ilişkilendirdiğini belirten gazete, Bildt’in müdahil tarafları garantiler konusuna çözüm bulmaya çağırdığını, öte yandan Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) konusunu tekrar gündeme getirdiğini ifade etti.

Haberini; “UNFICYP Masada” başlığıyla iç sayfalardan yayımlamaya devam eden gazete, İsveç’in Ankara ve iki liderden “garantiler” konusunu ele almalarını beklediğini ve bu konuyu müzakerelerin bir parçası olarak değerlendirdiğini ifade etti.

Bildt’in; UNFICYP’in adadaki mevcudiyetinin geleceğinin, masadaki görüşme konularından birini teşkil ettiğine dair inancını ifade ettiğini yazan gazete, Bildt’in kullandığı ifadenin; “ya Kıbrıs sorununun çözümü durumunda UNFICYP mensuplarının takviye edileceği, ya da çözüm gerçekleşmemesi durumunda BM gücünün çekilmesi olasılığını apaçık ortada bıraktığını” ileri sürdü.

AB’nin doğrudan müzakerelerdeki rolünün kısıtlı olduğuna değinen Bildt, Kıbrıs sorununda bir uzlaşmaya varıldığı takdirde Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer uluslararası unsurların; gerçekleştirilecek olan referandumlardan önce çözümün getireceği kazançları kamuoyuna göstermek amacıyla iletişimsel alanda, dinamik müdahalede bulunmaları gerekeceğini sözlerine ekledi.

UNFICYP KONUSU

Kıbrıs sorunuyla ilgili ilk söze, Birleşmiş Milletler; özellikle de BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ve çalışma arkadaşlarının sahip olduğunu ifade eden Bildt, Downer ve çalışma arkadaşlarının iki liderin gerçekleştirdiği müzakere sürecini kolaylaştırdığını savundu.

UNFICYP’in statüsünün “şu an apaçık bir şekilde olduğu yerde durduğunu” ifade eden Bildt, Politis’in bir sorusuna cevaben; BM misyonunun geleceği konusunun; müzakere masasında bulunan konuların bir parçasını teşkil ettiğini söyledi.

Gazete, Bildt’in UNFICYP’le ilgili kullandığı ifadenin; şu yorumu beraberinde getirdiğini yazdı:

“Ya çözüm durumunda UNFICYP mensupları takviye edilecek, ya da BM gücünün adadan çekilmesi olasılığı da göz önünde bulundurularak, UNFICYP mensuplarının sayısı daha da azaltılacak.”


332 defa okundu Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
02 Temmuz 2009, Perşembe
Didem         - Girne
AB Rumları apar topar, yangından mal kaçırırcasına üye yapmasaydı, üyelikten önce çözümü şart olarak koşmaya devam etseydi, bugün daha farklı olurdu.. Bu durumun mimarı kendileridir.. Çözüm kazanç getirecekmiş.. Ne gibi?? Daha önce de aynı laflarla kandırıldık, noldu?? Rumlar kazançlarına devam ediyor, ceza meza yok, bilakis arkalarında AB'li abileriyle yolarına devam ediyorlar.. Bize ne oldu?? Kandırılmaktan başka ne oldu?? Yine mi aynı laflar şimdi?? Vallahi çok canım sıkıldı hala avanak yerine konmaya çalışıyorlar bizi..Liderleri takdir ediyorlarmış.. Hristofias'ı da mı takdir?? Naptı ki takdir edilecek?? Her fırsatta müzakereleri bozacak işler yapan o değil mi?? Biz sessiz sedasız, tepkisiz oturuyoruz, herşeyden de çok memnunluk getiriyoruz.. Kim kimi takdir ediyor?? Biz Hristofias'ı takdir etmiyoruz.. Nefes almamıza bile tahammülleri yokken neyini takdir ediyorsunuz ya İsveçli arkadaş??
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (1)

Gülin Küçük: "Çocuklarımızın zarar görmesine izin vermeyeceğiz"
Başbakan İrsen Küçük’ün eşi Gülin Küçük, Sosyal Hizmetler Dairesi Lefkoşa  Çocuk Yuvası’ndan kaçan S.K ve D.A ile ilgili bilgi almak için yuvayı ziyaret etti.
Tatar, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi'ni ziyaret etti
Maliye Bakanı Ersin Tatar, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek, hastalara gıda paketleri sundu.
Bakan Ünverdi: "Çocuklarımızın başındayız"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi Sosyal Hizmetler Dairesi Lefkoşa  Çocuk Yuvası’ndan geçtiğimiz Cumartesi izinsiz bir şekilde  kaçan S.K ve D.A ile ilgili süreci en başından beri yakınd...