İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

"Koltuk uğruna işbirlikçilik yapanlar Kıbrıslı Türkleri temsil edemez"

"Koltuk uğruna işbirlikçilik yapanlar Kıbrıslı Türkleri temsil edemez"

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) yayınladığı basın bildirisi ile "Adamızın kuzeyinde Türkiye tarafından kurdurulan siyasi rejim, Kıbrıs Türk toplumunu toplumsal yokoluşa doğru sürükleme hedefi ile AKP hükümetinin talimatlarını yerine getirme için çaba ortaya koymaktadır" görüşünü dile getirdi. Sendika'dan yapılan açıklama şöyle:

Yayın Tarihi: 29/07/10 10:18
okuma süresi: 5 dak.
"Koltuk uğruna işbirlikçilik yapanlar Kıbrıslı Türkleri temsil edemez"
A- A A+

"Adamızın kuzeyinde Türkiye tarafından kurdurulan siyasi rejim, Kıbrıs Türk toplumunu toplumsal yokoluşa doğru sürükleme hedefi ile AK Parti hükümetinin talimatlarını yerine getirme için çaba ortaya koymaktadır.

Hükümetler, siyasi erk sahibi olmayıp, tamamı AK Parti hükümetinin adanın kuzeyinde görevlendirdiği bürokratlardan emir almakta ve Kıbrıslı Türkler'in siyasi iradesini hiçe sayıp, tam bir işbirlikçilik yapmaktadırlar.

Adanın kuzeyindeki ayrılıkçı rejimi gizlemeye çalışan hükümetler, buradaki siyasi yapıyı kuran sanki T.C. hükümetleri değilmiş gibi, rejimin bütün yanlışlarını Kıbrıslı Türkler'e yıkmaya çalışmaktadırlar. Yaratılan "buyuran emir alan" sistem sayesinde adamızın kuzeyinin Türkiye'ye entegrasyonu ve Kıbrıslı Türkler'in asimilasyonu için son dönemlerde çalışmalara hız verilmiştir.

Kıbrıslı Türkler'e ait kurumlar bilinçli olarak zarar ettirilmekte daha sonra da AK Parti'ye yakın Türkiyeli sermaye çevrelerine "peşkeş" çekilerek, üzerinden de krediler verilerek, borçlar Kıbrıslı Türkler'in boynuna asılmaktadır. Kıbrıs Türk Hava Yolları'nda yaşananlar bunun en güzel örneğidir.

Sırada Doğu Akdeniz Üniversitesi, Kooperatif Merkez Bankası ve bağlı kurumları, Vakıflar İdaresine bağlı kurumlar, K.İ.T., Elektrik Kurumu ve Telefon Dairesi vardır. Maaş ücret rejimini Türkiye'ye benzetmek, Kıbrıslı Türkler'e ait tüm kurum ve sermaye kontrol altına alma stratejisi her yönü ile dayatılmaktadır. AK Parti hükümeti Türkiye'de yasakladığı kumar gibi faaliyetleri adamızın kuzeyine taşıyarak, ülkemizi tam bir "çöplük" haline getirmiştir.

Kıbrıslı Türkler'i maneviyat ve tembellikle suçlayan AK Parti hükümetinin yetkilileri adamızı ziyaretlerinde bir yandan cami ve külliye yapımı için protokoller imzalarken diğer yandan ise kumarhane açılışı yaparak ne kadar ikiyüzlü bir politika izlediklerini ortaya koymaktadırlar. Şeriatı okullara taşımak için baskılar yapan AK Parti hükümetleri, Kıbrıslı Türkler'in Atatürkçü laik kültürüne ve inançlarına açıkça müdahale ederek, asimilasyona hız vermişlerdir.

Dayatılan yasalarla Kıbrıslı Türkleri adadan kaçırmak ve onların yerine nüfus aktarmak ve vatandaşlık dağıtmak, işbirlikçi hükümetler eli ile yürütülen politikalardır. Adamızın kuzeyinde yaşayan insan sayısı belli değildir. Verilen rakamlarla uluslar arası kamuoyu yanıltılmak istenmektedir. Görüşme masasında "yıl sonuna kadar çözüm" olacak söylemleri ile toplum uyutulmaya çalışılırken, diğer taraftan ise adanın kuzeyine nüfus aktarılmaya, ekonomik baskılarla Kıbrıslı Türkler adadan kaçırılmaya ve AK Parti hükümetine yakın sermaye çevrelerine krediler verilerek adamızın kuzeyindeki Rum malları üzerine yatırım yapılmaya devam edilmektedir.

Dayatılan yasalarla adanın kuzeyindeki ekonomik faaliyetler, maaş, ücret rejimi Türkiye'ye benzetilmeye çalışılarak, bölünme kalıcı kılınırken "beğenmeyen gitsin" dayatması yapılmaktadır.

Tüm bu gerçekler ortada dururken bizi yönettiğini iddia eden UBP hükümet yetkilileri tam bir işbirlikçilikle Kıbrıslı Türk toplumuna ihaneti seçmiştir. Sn Küçük toplumunu AK Parti hükümetine şikayet etmeyi, alışkanlık haline getirmiştir.

Koltuk uğruna işbirlikçilik yapanlar, Kıbrıslı Türkler'i temsil edemez. Ayni durum görüşme masası için de geçerlidir. Sn. Eroğlu görüşme masasında Kıbrıslı Türkler'in değil Türkiye'nin çıkarlarını görüşmek için bulunmaktadır.

2001 yılında gazetelere verdiğimiz bir ilanı bir daha tekrardan hatırlatmak isteriz:

Ankara, ne paranı ne paketini ne de memurlarını istemiyoruz. Kıbrıs Türkü; Bizde kendi kendimizi yönetecek bilgi, beceri, potansiyel ve yeterlilik vardır.
Esir olmak istemiyoruz. Saygılarımızla

Şener Elcil - KTÖS Genel Sekreteri

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.