İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

Çakıcı: "30 milyonluk yatırımı hangi hayırseverler yapacak?"

Çakıcı: "30 milyonluk yatırımı hangi hayırseverler yapacak?"

<P>Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Tahsin Mertekci'nin Posta FM'de hazırlayıp sunduğu 'Bam Teli' programına katıldı. Çakıcı, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen TDP Kurultayı'nı ve ülke gündemini değerlendirdi.</P>

Yayın Tarihi: 03/02/12 16:48
okuma süresi: 10 dak.
Çakıcı: "30 milyonluk yatırımı hangi hayırseverler yapacak?"
A- A A+

Kıbrıs Postası

TDP'ye gösterilen ilginin gerçek olup olmadığının kurultayda belli olduğunu ve yoğun katılımın mutluluk verdiğini ifade eden Çakıcı, AKP, CHP ve DSP'den üst düzey katılımlara dikkat çekti. BDP'nin de kurultaya katılacağını ancak son dakika yaşanan problem nedeniyle gelemediğini söyleyen Çakıcı, Güney Kıbrıs'tan AKEL, DİKO, DİSİ, EDEK, Yeşiller ve EDİ gibi sağ ve sol partilerin etkin temsilciler gönderdiklerini, Andrulla Kaminara'nın AB'yi temsilen katılımının da önemli olduğunu ifade etti. Çakıcı, kuzey Kıbrıs'tan da 50 civarında sendika ve sivil toplum örgütünün kurultaya katılım sağladığını aktardı.

"SALON YANLIŞ SEÇİLDİ, BİZE KÜÇÜK GELDİ"

"Tüm çalışmalarımızın karşılığını aldık. Salon yanlış seçildi ve bize küçük geldi" diyen Çakıcı, en coşkulu kurultayın TDP'nin olduğunu belirtti. Çakıcı, Kurultay'da gündeme gelen karar tasarılarını şöyle özetledi:

"Birincisi; Kıbrıs sorunu, çözüm yönünde, ikincisi açılım politikası oalrak koyduğumuz eşit yurttaşlık karar tasarılarıydı. Kimlik kartlarının arkasında köken ayrımı var. Bazı vatandaşlardan belge isteniyor. Dolayısıyla bunların yanlış olduğunu söyledik. Nüfus artışı konusunda çok tititiz. Evlilik veya hakkı olanlara birşey demiyoruz ama gelişigüzel yeni vatandaşlıklara karşıyız. 1974'ten sonra buraya gelen kardeşlerimiz, 3-4 nesil burada yaşayan kardeşlerimiz var. Irk ve din, dil ayrımı yapmıyoruz. Üçüncü olarak 'üçüncü siyaset' karar tasarısı. Siyaseti üçe böldük, 1) Çözümsüzlük çözümdür diyenler, hukuksuzluk, adaletsizlik, partizanlık yapanların siyaseti. 2) 2004'lerde daha çok beliren, 'çözer gibi görünmek çözümdür' siyaseti. 3) Demokratik, adil, kimsenin azınlığı olmayacağımız, eşit bir anlaşmaya imza atılacak bir erken çözüm".

PARTİ YENİLENİP GENÇLEŞTİ

Sivilleşme ve demokratikleşmeyi hayata geçireceklerini ve partizanlık, eşitsizlik, adaletsizlik yerine sosyal eşitliği, hukuk devletini öne çıkaran, eşitlik ve adaleti savunan bir siyasi anlayış koyduklarını ifade eden Çakıcı, bunun ana temsilcisinin de TDP olduğunu vurguladı.

Kurultay salonunun üçte ikisinin, başkanlık yarışı olmamasına rağmen oy kullanmak için salonda kalmasının önemli olduğuna işaret eden Çakıcı, yeni Parti Meclisi'nde şu anda 26 yeni isim olduğunu, kadın kontenjanının %50 olduğunu ve 11 kişilik bir temsiliyet elde edildiğini ifade ederek, partinin gençleşip yenilenerek yoluna devam ettiğini vurguladı.

"BURALARDA HEP DÜRÜST İNSANLAR OLMUŞTUR"

Partinin geçmişini hatırlatan ve %30'lara yakın oylar alan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayının kazanıp kazanmadığı şüpheli olan bir yapıya sahip olan bir geleneğin yaşandığını söyleyen Çakıcı, şöyle konuştu:

"Buralarda hep dürüst insanlar olmuş buralarda. Burhan Nalbantoğlu omzunda çimento taşıyarak hastaneyi yaptı. Ziya Rızkı, Limasol Serdarı... Alpay Durduran, İsmail Bozkurt, Mustafa Akıncı... Polisin sivile bağlanması konusunda o dönemin generali Eroğlu'na saldırırken Akıncı 'General çizmeyi aşmıştır' dedi... Böyle bir gelenek"...

CTP'nin bir umut olarak hükümte geldiğini ancak tarihin en büyük bütçe açıklarının o dönemde ortaya çıktığını savunan Çakıcı, "2008'de hem bütçe kötüye gidiyordu, hem de ekonomik krizle birlikte kendimizi çöküş döneminde bulduk. Kendimizi toparlayarak ileriye doğru bir ivme kazandık. Şimdi halk yeni bir siyaset arıyor. Çıkmaz yolu görüyor. Ancak hapisler, bileşik faizler, grevlerle karşılaşıyor. Kıbrıs Türk halkı toplumsal varoluş endişesi yaşarken sendikalar da bölünmüş, kavgalı, bir kısmı da sarı sendika durumunda. Bir güvenilecek kurum, son adrese ihtiyaç vardır. Bu tek adres de TDP'dir" diye konuştu.

Bileşik faizin kaldırılmasıyla ilgili tek öneri veren partinin TDP olduğunu söyleyen Mehmet Çakıcı, mazbatalar nedeniyle borç nedeniyle hapis yatmasına karşı çıkanın da kendileri olduğunu vurguladı. Çakıcı, bazı karakollarda işkence yapıldığına dair kararın da kendilerinin katkılarıyla çıkartıldığını belirtti ve anayasanın insan haklarına uygun hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerine dikkat çekti. Eşit işe eşit ücret uygulamasıyla ilgili çalışmaların önemine de vurgu yapan Çakıcı, profesyonel askerlikle ilgili yasa önerileri verdiklerini ifade etti.

"TÜRKİYE'NİN AYDINLIK VE KARANLIK YÜZÜ VAR... TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE İYİ GEÇİNECEĞİZ"

"Kurultay'da TDP büyüyor, bunu gördük. TDP, biz yakışıklı olduğumuz için büyümüyor. Doğruya doğru, yanlışa yanlış dediği için büyüyor" diyen Çakıcı, vatandaşların tümünün kendileri için eşit olduğunu, Türkiye hükümeti ile de iyi geçineceklerini ve kavga etmeyeceklerini vurguladı. Çakıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin aydınlık ve karanlık yüzü olduğunu düşündük. Aydınlık yüzünün eli burada. Bu el, yardım eli olmalı. Kontrol eli değil. Kıbrıs Türkü kendi kendisini yönetecek, kendi ayakları üzerinde duracak".

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın jandarmayı bile sivile bağlamak istediğini, KKTC'de polis ve itfaiyenin sivile bağlanmasını istediklerinde ise asker ve Türkiye düşmanı oldukları yönünde tepki gördüklerini söyleyen Çakıcı, demokratik bir ülke talep ettiklerini vurguladı.

"TÜRKİYE DÜŞMANI DEĞİLİZ, SOSYAL-DEMOKRATIZ"

Türkiye düşmanı olmadıklarını ifade eden Çakıcı, özgürlüklere inandıklarını, dinin politikanın içinde olmasına inanmadıklarını, sosyal-demokrat bir dünya görüşüne sahip olduklarını, cemevine de, camiye de karşı olmadıklarını kaydetti. Camiye ihtiyaç varsa yapılmasına kesinlikle karşı olmadıklarına dikkat çeken Çakıcı, okul ve hastanenin de ihmal edilmemesini söyledi. İhtiyaçlar doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Çakıcı, imar yasalarına aykırı bir şekilde şehir merkezine külliye yapılmasına karşı olduklarını açıkladı.

Türkiye'nin aydınlık yüzüyle işbirliği içinde, karanlık yüzü derin devletiyle de dik bir karşı duruşta olacaklarını kaydeden Çakıcı, Kıbrıs'ın da derin devletlerin, Ergenekonların, karanlık yüzlerin olduğunu savundu.

"Türkiye bize karşı olsa AK Parti veya CHP'den temsilciler kurultayımıza gelir" mi diye soran Çakıcı, TDP'nin dürüst, temiz ve dik duruşu olan bir parti olarak görüldüğünü, kendilerinin doğru anlaşıldığını ifade etti.

"ÖZGÜRLÜKLERE DAYALI BİR GENÇLİK YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ"

Çakıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anneniz babanız sizi çok çeşitli görebilir. Kendisinin devamı olarak görebilir. Ayrı bir birey olarak görmeyebilir. Burada güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç var. Yöntem de kavga etmeden, tartışmadan, kararlı bir irade koyarak düzenlemek gereklidir. Türkiye ile Kıbrıs Türklerinin ilişkisi yeniden düzenlenmelidir. Ana-yavru değil, karşılıklı yarara dayalı ilişkiye ihtiyaç var. Aksi halde böyle devam ederse daha büyük sorunlar doğacaktır. O yüzden bunun adına üçüncü siyaset dedik. Bu, yeni bir siyasettir. Ama kararlıdır. Bu ülkeyi yönetmektir. İlişkileri de açıkçası düzenlemektir. Biz dipte değil, özgürlüklere dayalı bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. İçinde dindarı da olacak, inançlı olup gereklerini yerine getirmeyenler de olacak, ateistler de olacak. Farklılıklarından dolayı kardeş olabildiklerini hissebilen bir gençlik istiyoruz".

"30 MİLYON TL YATIRIM YAPACAK OLAN HAYIRSEVERLER KİM?"

Çakıcı, Haspolat bölgesine açılacağı söylenilen külliye ve kiralanan araziyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, bunun izinlerinin Başbakan tarafından verildiğini ifade etti. 428 bin sterlin kira ödemeyi taahhüt eden bir firmanın da söz konusu araziye talip olduğuna dikkat çeken Çakıcı, bölgenin hem sivil ticaret merkezi haline dönüşebileceğini hem de devletin bundan para kazanabileceğini kaydetti.

Çakıcı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hayırsever işadamları 30 milyon TL yatırım yapacakmış. Vakıf yetkilisinin UBP'ye yakın olduğunu da biliyoruz. Bu hayırseverler kimdir? Bu kadar yatırım yapacak olanlar kimdir? İlahiyat kâr getiren bir kuruluş da değil. Büyük bir market değil ki bu... Bu vakıf bu paraları nereden buldu? Vergi Dairesi'nin araştırması gerekli. bunun açıklanması lazım. KTHY kâr getiren bir meseleydi, neden ona yatırım yapmadılar da böyle bir işe giriyorlar? İhtiyaç açısından bakıyorum. YDÜ'de ilahiyat fakültesi açıldı. İkincisine ihtiyaç var mı? O zaman bu hayırsever arkadaşlara, vakfa çağrı yapıyorum: Ardahan'da camiye ihtiyaç var. Çok da küçük bir miktar tutar. Yeri belli ve parası yok. Kahveden bozma bir cami var. Madem hayırseverlik amaçlıdır, gitsinler buraya yapsınlar, ben de yanlarında durayım. Engelliler var, kimsesizler var... Bu insanlara neden yardım edilmiyor? Ben AK Parti'ye de kızmıyorum. Başbakan'a kızıyorum. Koltukta oturma uğruna memleketin yapısını ve değerlerini satmaktadır. Benim bu Başbakan'a güvenim yoktur. İsterse Dr. Küçük'ün nesi olursa olsun, bu Başbakan bu ülkeyi idare edebilecek bir şahsiyet değildir. Kabinesi de yanlış seçilmiştir. Anlamayan, yönetemeyecek insanlar orada oturmaktadır. Sn. Amcaoğlu tarımın nesinden anlardı? Şerife Ünverdi, çalışma hayatının nesinden anlardı bir diş hekimi olarak? Ya Kemal Dürüst? Bir gün turizmde bir gün eğitim bakanlığında. Ben işe talibim. Kimlerle yöneteceğimi, hangi bakanı, müsteşarı, müdürleri atayıp atamayacağımı görmediler."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.