Ana Sayfa >> İÇ HABERLER 17 Haziran 2012, Pazar 09:03
Girne Akçiçek Hastanesi’nde güvenlik görevlisi dehşet saçtı!
Girne Akçiçek Hastanesi’nde ‘Özel Güvenlik’ şirketine bağlı güvenlik görevlisi Aziz Doğgün tarafından darp edildiği iddia edilen Uğur Dilekkaya kritik bir ameliyata alındı.

Kıbrıs Postası – Burcu Akkaya

Girne Akçiçek Hastanesi’nde ‘Özel Güvenlik’ şirketine bağlı güvenlik görevlisi Aziz Doğgün tarafından darp edildiği iddia edilen Uğur Dilekkaya kritik bir ameliyata alındı.

Adı geçen hastanede ‘Özel Güvenlik’ şirketine bağlı güvenlik görevlisi Aziz Doğgün’ün ağır şekilde darp ettiği iddiası üzerine kalçası kırılan ve ameliyata alınan Uğur Dilekkaya’nın eşi Elif Dilekkaya yaşananları Kıbrıs Postası’na anlattı.

HASTANE İÇİNDE YUMRUKLAŞMA!

Uğur Dilekkaya’nın yardım amaçlı hastaneye bir çocuğu getirdiğini ifade eden Elif Dilekkaya, çocuğa atılan dikiş işleminin ardından tartışmanın başladığını söyledi.

Elif Dilekkaya, “Eşim çocuğa atılan dikişin ardından, çocuğu bir yere yatırıyor. Bunun üzerine güvenlik görevlisi Aziz Doğgün müdahale ediyor. Eşimle aralarında tartışma başlıyor. Aziz Doğgün eşime terbiyesizce cevaplar veriyor. Ardından yumruk atıyor”

“KALÇASI KIRILIYOR, TEKMELEMEYE DEVAM EDİYOR”

Elif Dilekkaya konuşmasının devamında şunları ifade etti:

“Attığı yumruğun ardından eşim geriye doğru gidiyor. Bu sırada iki eliyle itip eşimi düşürdü. Yere düştüğünde kalçası kırıldı. Kalçası kırık haldeyken eşimi tekmelemeye devam etti”

KRİTİK AMELİYAT!

Sözlerinin devamında Elif Dilekkaya, Girne Devlet Hastanesi’nde, hastaların yanında cereyan eden olayda kalçası kırılan Uğur Dilekkaya’nın kritik bir ameliyata alındığı iddia edildi.

Dilekkaya, “Eşimi ameliyata aldılar.Şuan kalçasında kırılan bölgeye çivi takacaklar. Eğer düzelmezse protestte takabilirler. Eşim ömür boyu kalıcı bir rahatsızlık yaşayabilir. Bunun dönüşü yok. Aziz Doğgün’den şikayetçi olduk. Gerekli ifadeleri verdik”


Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefkoşa Akıncılar Vadili Esentepe Tatlısu Değirmenlik Serdarlı Paşaköy Akdoğan Beyarmudu Mağusa İnönü Yeniboğaziçi Geçitkale İskele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
27
ONAY BEKLEYENLER
10
5 Temmuz 2012, Perşembe
yasemin         - lefkoşa
barışsevercim. bilmediğin çok şey var. vallahi usanırım yazayım. gerçekten. sen de kendini yorma; çünkü yazdıkların öncedendi. şimdi değiştii. başka da yorum yapmaycam.
4 Temmuz 2012, Çarşamba
Mehmet Barışsever         - Lefkoşa
Yasemin hanım, bu konuya madem ki merak saldın basınımızda bir literatür taramasına ihtiyacın vardır. Eminin çok örnek bulacan. Aşağıda bir tanesini sana armağan ediyorum.
.........
Hadi gelin köyümüze geri dönelim!
6 Nisan 2012, Cuma-Ortam
Desem ki, Güney Kıbrıs’taki Sosyal Sigortalar Dairesi’nden ayda 340 Euro maaş alan insanlarımızın yaklaşık 400 kadarı yılbaşından bu yana üçüncü maaşlarını da ödenemediler, belki de bana inanmazsınız. İnanmayan Dev İş’ten sevgili Ali Gulle’ye sorsun. Peki nasıl geçinir bu maaştan başka geliri olmayan bu yaşlı insanlarımız! Olan olmayana verir ve hakkının takipçisi olur. İki aydır bu konuyu sevgili Ali Gulle takip ediyordu. Bu ay, sevgili Mehmet Arkut ile birlikte, sınırdan geçip bir taksi alarak, Rum tarafındaki Sosyal Sigortalar Dairesi’ne gittik. Oradaki görevli bayan memur, gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra, yoklama formlarının doldurulup gönderilmediğini ileri sürdü. Dev İş aracılığıyla gönderilen formun fotokopisini gösterdiğimizde: “Herhalde kayboldu!” dedi. Dört yüz civarında formun kaybolmuş olabileceği çok zayıf bir olasılık. Kaldı ki telefoniyen görüştüğümüz sevgili Ali Gulle: “Formlar treylerinde durur, işlemezler bir da yalan söylerler!” dedi. İnşallah gelecek aybaşı dört çek birlikte gelecekmiş...

Sağlık Bakanı Sn. Dr. Ahmet Kaşif, izlediğim televizyon programında, ödeyemeyecek durumda olanlardan hastahanede bağış veya katkı veya tahsilat veya ücret alınmayacaktır! demişti... Kendisini televizyonda izledim. Söylediklerini gazetede de okudum. İşte o üç aydır maaş alamayan ve geçen yazımda, üç aydır 250 + TL Elektrik Faturası, 100 TL Su Faturası ve bu ay da ilaveten 90 TL (yıllık) Emlak Vergisi ödeyen, aylık geliri 340 Euro olan, “Dargelirli Sigortalı” yurttaşı hastahaneye götürdüm. Kalbinde pil bulunan 77 yaşındaki hastamızın bakınması için işlem yaptırtmaya gittiğimizde, 10 TL katkı! talep edildi. Uygulamanın yasal olmadığı söylendiğinde, aldıkları talimata göre, para ödenmezse işlem yapmayacakları ve hastanın doktora bakınamayacağı yanıtı alındı... Şikayet için Başhekimliğe gitmeniz gerekir. Başhekime gittiğinizde, o da sizi Sağlık Bakanlığı’na gönderir. Bakanlığa gittiğinizde, kapısında sıra bekleyen 15-20 kişiye katılıp Müsteşar ile görüşüp; Sağlık Kurumları Ücretler Tüzüğü’nün 20 (1). Maddesi uyarınca, dar gelirli hastanın muaf tutulması yönünde bir yazı düzenletmeniz ve o yazıyı getirip işleminizi yaptırtmanız gerekir. Dayan yüreğim dayan! Bu durumda bir muhasebe yaparsınız. Hastayı eve götürüp, bakanlıkta müsteşarın kapısında kuyruğa girip, ertesi gün hazırlanabilecek yazıyı alıp tekrar eve giderek hastanızı alıp tekrar hastahaneye gitmek mi; yoksa 10 TL’yi ödemek mi doğru tercihtir?! Neyse, biraz sonra ayni hastanın ikinci işlemini yaptırtacaksınız; Deli Dumrul Yasası! peşinizi bırakmaz. İkinci işlem için 10 TL daha! Görevli memur talebi yaptıktan sonra: “Hade bu defalık almaylım!” dedi. Hey Allahım; burası hukuk devletiymiş! İlaç almaya, tahlil yaptırtmaya, ameliyat olmaya sakın kalkışmayın; ya katkıları! yapacaksınız, yahut da: “Şikayetin varsa Hastahane Başhekimliği’ne git!” diyen memurun dediğini... Şimdi, desem ki Bakan yalan söyler; çok ayıp olur! Bıyığını balta kesmez, koskoca bakan hiç yalan söyler mi? Sn. Bakan, eğer televizyonda bu paralar ihtiyaçlı olanlardan alınmayacak söyleminde samimi idiyse, kimdir bu kayıt masasında oturan memurlara bu talimatları verenler?

Bütün bunlar olup biterken, Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Başkanı sevgili Vural Türkmen tanık idi. “Mücahitler Derneği olarak bu konuda ne düşünürsünüz?” diye sordum. “Beş sene mücahitlik yapan bir adamın dul eşine, ya parayı öde, yahut da doktora bakınamazsın, evine git!” demek kimin haddine düşmüştür? Kendilerinin de bu konuda mağdur olduklarını, ilgili yerlere konuyu ilettiklerini söyledi. Gerekli bilgileri, olayın başlangıç noktasına kadar giderek aldı. Kendisine düşüncelerimi söyledim. Makbuzu ve sağlık karnesini gösterdim. Yanımızda Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan bir asker vardı. O da, askerden sevk alarak gelmiş olmasına rağmen, kendisinden tahsil edilen 20 TL’nin makbuzlarını gösterdi. Vural bey babacan bir adamdır: “Sesinizi yükseltin, biz da o konuda kavga vereceğiz!” diyerek gitti. Kıbrıs adası geçmişte çok badirelerden geçti. Kıbrıs’ın insanı, ekip hasat ettiği buğday yığının neredeyse tamamının öşür vergisi olarak alınıp götürüldüğü, tohum ekecek diye tefeciden para borçlanarak tarlasını kaptırdığı günlerin yeniden kapısını çaldığı bir süreci yaşamaya başlamıştır.

Kıbrıs’ın kuzeyini kendi malı gibi gören AKP iktidarı, ülkemize ekonomik paketler dayatıp halkın boğazını sıkan uygulamalarıyla bu ülkenin yoksul ve dar gelirlilerine nefes alma alanı bırakmadığını görmek zorundadır. Bu yoksul ve dar gelirli kesimin profili çıkarılarak incelenecek olursa, bu gruptaki muhtaç durumda bulunan kitlenin, Kıbrıs’ın yerlisi Kıbrıslı Türkler ile Anadolu’dan 1974 sonrası gelip yerleşen Türkler’in oranının, en az 1: 2 olduğu gözlemlenecektir. Türkiye’de halen 973 il ve ilçede Sosyal Yardım Bakanlığı bünyesinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonları bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları mevcuttur. Bu vakıflar ihtiyaç sahibi yurttaşlara doğrudan yardım yapmaktadırlar. Baktığım noktadan, Türkiye’den gelip de buraya yerleşen yurttaşlar ile Kıbrıs’ın yerlileri arasında hiç bir ayrım gözetmeksizin; bu yoksul insanların boğazındaki lokmaya bu şekilde el konularak sefalete itilmelerinin bu ülkeyi yönetenlerin utanması gereken bir ayıp olduğunu kaydediyorum. Yaşama tutunmak için desteklenmeye muhtaç insanlara yardım edilmesi kaçınılmazdır. Entegrasyon dendiğinde alkış tutarak: “Olabilir” diyen ülkeyi yönetenler, yoksulun boğazındaki lokmaya el koyacaklarına, utanmayı atarak bağlı bulundukları ilin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan yararlanmak için Sn. Valiye mevzuat gereği olan dilekçelerini neden hazırlamazlar!

Hastahanede, sabah saat 8.30’dan 12.30’a kadar doktor sırası beklerken, yukarıda anlattıklarımı yaşamak yanında, yaşlı bir amcanın, 2000 TL’yi bulan elektrik borcunu ödeyemediği için elektriğinin kesildiğini, gazyağı ile çalışan luksu yakıp aydınlanmaya çalıştığını ve mavroyerimoyu yakmakta ne kadar zorlandığını anlatışını dinledim. “Gece garannıkda işemeye galkdığımda düşüp bir yerimi gıracam diye gorkarım!” dedi... Başka hiçbir yerde bulamayacağınız bu nostaljik tiyatral anlatımı keşke birileri kaydedip televizyon ekranına aktararak ölümsüzleştirebilseydi. Neyse, o kadar olmasa da ben görevimi yapıyorum. Belediyeler Yasası’nın verdiği yetkiye dayanarak Belediye Meclisleri’nin, bundan önce uygulandığı şekilde, bu durumdaki insanlara belirli bir tonaja kadar suyu ücretsiz bir şekilde temin etmesi sosyal devletin görevidir. Bu uygulama, hem suda hem de elektrikte eskiden vardı. Şimdi bırakınız ücretsiz su ve elektrik teminini, Anayasa’ya aykırı katakulli vergilerle şişirilmiş su ve elektrik faturaları bu insanların alınlarına dayanmakta ve ödeyemediklerinde de suları ve elektrikleri ortaçağın barbarlarına yakışan bir mantıkla kesilerek sefalete mahkum edilmektedirler. Yetmedi; cebini aç desen içinden birkaç guruş çıkacak insanları adeta hastahanelerde haraca bağladılar! Bu hükümet, tutum ve davranışlarıyla, halkımıza aravahnayı yalatarak; “Hadi gelin köyümüze geri dönelim!” şarkısını söyletmektedir. Ey UBP ve AKP’nin kurmayları, köyümüze geri dönmemiz çok mu hoşunuza gidecektir!
4 Temmuz 2012, Çarşamba
Mehmet Barışsever         - Lefkoşa
HE HE HE
Yasemin hanım. Aç gulacığını da diyne. Bizde boş gonuşma yogdur. Garavana atmayık. Guru gürültüye da babucu brakıp gaçmayık!
Referansı sana veriyorum: Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi, Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları Yasası (34/2007 Sayılı Yasa Altında Yapılan Tüzük). Tüzüğün adı Sağlık Kurumları Ücretler Tarifesi Tüzüğü (17.05.2011, RESMİ GAZETE EK3, AMME ENSTRÜMANI 263).
Madde 2.2: Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan maaş almayan ve Sosyal Hizmetler Dairesi'nden Dar Gelirlilik Belgesi'ne sahip olup bu belge ile hastahaneye başvuranlar, her türlü muayene tetkik ücreti ile verilen ilaç bedelinin %20'sini (yüzde yirmi) öder.
Senin yaptığına yalançı pehlivanlık derler. Ortaya bir iddia attın, söylediklerinin arkasında durmadın ve hala daha laf atan!
Şimdi yapılan bu tahsilatların "Kan alma" "Tetkik" "Holter" "EKG" hepsinin fotoğrafını çekip gönderebilirim. İddiayı gaybettin. SOS Çocuk köyüne kaç para bağış yapacağına sen karar ver. Bu konuda yazdığım başka yazılara erişmek istersen Ortamdaki köşeme bak.
Bana avaracı dedin; gücüme gider vallahi. Avaracılıktan hoşlaşmam. Burada halk için, halk adına ciddi bir iş yapıyoruz. Sen tutmuş işi sulandırıyorsun.
Daha ciddi olman lazım!
4 Temmuz 2012, Çarşamba
yasemin         - lefkoşa
barışsever, ben senin gibi avaracı değilim. muhalefet olacak başka şeyler bul.
hade bakayım.
başka bir haberde görüşmek üzere :)
27 Haziran 2012, Çarşamba
Mehmet Barissever         - Lefkosa
Artik alinmiyor da ne demektir! Aliniyordu ve artik alinmiyor mu?! ne zamandan beri alinmiyor?
Hukuk devletlerinde bu isler yasal duzenleme ile yapilir. Saglik Kurumlari Ucretler Tuzugunu bul. Orada yazilidir.
Birileri hukmu garagus bu gun alalim yarin almaylim deyemez. Ben sana derim ki 10 gun once alindigini gordum. Sen da den ki artik almazlar!
Behse girmeye hazirsan miktari belirle kaybeden parayi SOS Cocuk koyune bagislasin.
Hodri meydan Yasemin. Ona buna sormaya gerek yok. Sana makbuz bulayim. Noter huzurunda ellerimizi acalim. Miktari sen belirler...
Abbas onemli olan neyin bekcisi oldugundur. Yoksa bekcinin benim kullandigim anlami icerisinde, seni rencide edecek bir anlam yoktur.
Ataturk ilkelerinin yilmaz bekcisi olmak... Cumhuriyetin bekcisi olmak vb Dikkat edersen bir seyin savunucusu olmak demektir.
Hangi guvenlik kaygisiyla hastahanede her kose basinda eli telsizli onca guvenlik gorevlileri istihdam edildigi buradaki sorulmasi gereken sorudur..Bana Polis Devletini cagristiran bu uygulamadir.
27 Haziran 2012, Çarşamba
Mehmet Barissever         - Lefkosa
Artik alinmiyor da ne demektir! Aliniyordu ve artik alinmiyor mu?! ne zamandan beri alinmiyor?
Hukuk devletlerinde bu isler yasal duzenleme ile yapilir. Saglik Kurumlari Ucretler Tuzugunu bul. Orada yazilidir.
Birileri hukmu garagus bu gun alalim yarin almaylim deyemez. Ben sana derim ki 10 gun once alindigini gordum. Sen da den ki artik almazlar!
Behse girmeye hazirsan miktari belirle kaybeden parayi SOS Cocuk koyune bagislasin.
Hodri meydan Yasemin. Ona buna sormaya gerek yok. Sana makbuz bulayim. Noter huzurunda ellerimizi acalim. Miktari sen belirler...
Abbas onemli olan neyin bekcisi oldugundur. Yoksa bekcinin benim kullandigim anlami icerisinde, seni rencide edecek bir anlam yoktur.
Ataturk ilkelerinin yilmaz bekcisi olmak... Cumhuriyetin bekcisi olmak vb Dikkat edersen bir seyin savunucusu olmak demektir.
Hangi guvenlik kaygisiyla hastahanede her kose basinda eli telsizli guvenlik gorevlileri istihdam edildigi buradaki sorulmasi gereken sorudur..Bana Polis Devletini cagristiran bu uygulamadir.
27 Haziran 2012, Çarşamba
Abbas         - girne
Biz gayet iyi anladık ne anlamda söylediğinizi.. 12-13 yaşında olsaydık yerdik de, maalesef bu hayatta biz de yaşıyoruz... her şeyi biliyorsunuz maşşallah...
27 Haziran 2012, Çarşamba
yasemin         - lefkoşa
mehmet bey ben de o kadar iddialıyım ki dargelirlilerden artık para alınmıyor! sadece sen değilsin, ben de araştırmadan konuşmam. dargelirlilerden ücret alınması konusunu senden daha fazla kafaya taktım ve araştırıyorum. sana diyorum; hastaneyi arayıp sorman bile yeterli öğrenmen için. işte sana ispat.
26 Haziran 2012, Salı
Mehmet Barissever         - Lefkosa
Dogru olanin bekciligini yapmak baska bir seydir; senin yaptigin baska yasemin. Hic bir arastirma yapmadan gozu kapali bir sey iddia ettin. Hastahanede Dar gelirli ve yoksullardan para alinan tuzukten haberin yok.. Sen hic benim temelsiz bir seyi savundugumu gordun veya duydun mu... O yasal duzenlemeyi Kibrisa dondugumde sana gonderecegim.
26 Haziran 2012, Salı
yasemin         - Lefkoşa
ah barışsever ah! bilmeden etmeden konuşman yok mu, bayılıyorum :) zamanında kendin çok bekçilik (yandaşlık, sözcülük vs.) yaptığın için herkesi o tanıma oturtmak istiyorsun. ama üzgünüm, ben sen değilim. hade sen yürü tdp başkanlığına aday olasın da görelim seni kürsülerde konuşma yaparken :)
26 Haziran 2012, Salı
4437         - Lefkosa
Bekci sozcugunde asagilayici bir anlam yukleme yoktur sevgili Abbas. Asla oyle bir niyetle o tanimlamayi yapmadim. Eger Kamu Gorevlileri Yasasindaki hizmet semalarina bakarsan guvenlik gorevlisi yerine gece bekcisi taniminin yer aldigini gorursun. Hangi hal ve kosulda olursa olsun kimseyi asagilayan bir sey yazmam. Oyle anlasilmasina uzuldum.
Yasemin hanim kullandigim ingilizce klavyeden anlasilacagi gibi yurt disindayim. Sana bu uygulamanin bizzat Saglik Bakanligi tarafindan cikarilan bir tuzuk ile yapildigini ve bu yasal duzenleme ile Dar gelirlilerden sozunu ettigim paralarin talep edilip alindigini ispatlayabilirim.
Simdi yaptigin gozu kapali Saglik Bakanliginin bekciligini yapmak olmasina ragmen; bekciyi madem ki begenmediniz sana sozculuk yaptigini yakistirarak bu isi baglayalim,
Yontulmak ya da yontulmamis olmak! Cok da umurumda degil: Nasil munasip gorurseniz oyle olsun.
Size tavsiyem Dar gelirli karti olan biriyle hastahaneye gidin ve yaptirtacaginiz her islem icin nasil para alindigini gozlerinizle gorun. Adini bekci degil de security koyarak her kose basinda ne kadar cok luzumsuz calisan yahut da gizli issiz olduguna bakarak celiskiyi gozlemleyin.
Yasemin asla boyle bir sey yapmaz. Cunku o UBPnin bekcisidir; pardon sozcusudur yahut da yandasidir.
25 Haziran 2012, Pazartesi
Abbas         - girne
yontulma kelimesini , ibareleri (bekçi- güvenlik görevlisi) şeklinde değiştirmenizden dolayı kullandım, yanlış anlaşılma olmasın.
25 Haziran 2012, Pazartesi
Abbas         - girne
@barışsever, iyi güzel hoş da cümlenin sonundaki bekçi lafın seni sıfırla çarptı.. yazık sana.. 30 yıl hizmet etmişsin ama hala daha yontulmamışsın... bu arada bu azizin kaçıncı vukuatı.. hala daha çalışıyor ve ilginçtir hala daha hapise girmiyor.. nasıl iş bu iş anlamadım
25 Haziran 2012, Pazartesi
yasemin         - lefkoşa
sn barışsever gündemi takip edin o zaman da öğrenesiniz ki dar gelirliler hastaneden ücretsiz faydalanır. gudurudan konuşmak kolay bu memlekette ne yazık ki!
22 Haziran 2012, Cuma
Mehmet Barışsever         - Lefkoşa
Yasemin-Lefkoşa,
24 Kasım 2010 tarihinde emekli oldum yasemin. 16 yaşından gün aldığım günden bu yana bu ülkeye namusumla hizmet ettim.
30 yılda devletin yasaları gereği sağlık sistemine yaptığım ödemelerin karşılığında hastahaneye gittiğimde hiçbir ödeme yapmam gerekmiyor. Ben özellikle Dar gelirli ve yoksulların avukatlığını yapıyorum. Öyle adamlara Dar gelirli ve yoksul kağıtları dağıtmışsınız ki bazıları hasatahaneye mercedes ile gidip dargelirli olarak bakınıyormuş! Bu yüzden gerçek yoksulları yakmışsınız!
Hastahaneye gidebiliyor muyum? O başka konu. Çok şükür 18 yaşımdaki kadar sağlam, sağlıklı ve çakı gibiyim.
Yoksa sen da hastahanede bekçi misin?
22 Haziran 2012, Cuma
yasemin         - lefkoşa
sn barışsever! aman ha sen iki kuruş verme devlet hastanelerine! yoksa müşavirlik maaşından eksilir !!
20 Haziran 2012, Çarşamba
ibrahim         - londra
kemal-lsa.cok dogru soyledin,'odunlar'diye.odunu yintigunda guzel birsey meydana cikar,ama bu odunlari ne ogutsen ogrenin,ne yontasan birseye benzer.zaten sana bu konuda karsi yonde yorum yazanlarda ne yazdiklarini bilmiyorlar,soyleyim,ozel guvenlik gorevlisi olan insanlarin baskalarina el surmesi bile yasaktir,onlarin gorevi polisi cagirmaktir.yalnizca polis insanlari durdurabilir.ozel guvenlik degil,burada suc vardir,sucluda sirket ve bu odundur.
19 Haziran 2012, Salı
Mehmet Barışsever         - Lefkoşa
Bu bakımdan hastahanelerimizdeki genel görüntü Polis Devleti anlayışının vahim bir yansımasıdır. Düşünün her kata çıkılan merdivenlerin başında, her servisin kapısında ve her doktor muayene edilen odanın kapısında bu anlayışla görevlendirilen ve hiçbir eğitimden geçirilmemiş bekçilerin hastahaneye gidenlerle muhatap olurken yaptıkları hastahaneye yakışan bir durum değildir.
Her koridorda kum atsan yere düşmeyecek kalabalık ortamlarda, siniri beynine vurmuş insanlar sonunda ne yaparlar!
Kesinlikle en azından belli bir yaşın üzerindeki yaşlı ve ağır hasta insanlar için randevulu sisteme geçiş sağlanmalı ve hastahanenin fiziki güvenliği dışındaki; nizamiyeci ve kışlacı anlayışa son verilmelidir. Boşu boşuna pararları harcarlar; sonra da fakir fukaranın boğazındaki lokmaya el uzatarak hizmetler için ganunsuz bir şekilde para toplarlar!
17 Haziran 2012, Pazar
ONUR CANTÜRK         - GİRNE
kemal kardeş yaşadığınız olaylarda bir suçlu arıyorsanız.önce ilgili cürümlere sonra bakanlıklara müracat etmek daha mantıklıdır.eyer onun amcası bunun dayısı şunun halası gibi torpilli memleketlerede uygulana bilecek engüzel yer seçim sandığıdır.seçtiklerinizle idare etmeyi öğrenirsiniz umarım...
17 Haziran 2012, Pazar
CANAN         - MAĞOSA
OLAYI DUYDUK ŞOK OLDUK.. GİRNEMİZ TURİZİM ŞEHRİMİZ BÖYLE BİROLAYLA GÜNDEME GELMESİYLE BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUK.HER İKİ TARAFADA BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN.
17 Haziran 2012, Pazar
KENAN GİRNE         - GİRNE
BENDE BİR GÜN ANNEANNEMİ LEFKOŞAYA GÖTÜRDÜM VE KAPIDAKİ GÜVENLİKLER BANA SANKİ DÜŞMANMIŞIM GİBİ KABA BİR ŞEKİLDE KAPIDA BEKLEMEMİ VE SIRAYLA ALACAKLARINI SÖYLEDİLER MALESEF Kİ 70 YAŞINDAKİ TANSİYON,ŞEKER,VE KALP HASTASI OLAN YAŞLI Bİ KADINI 45 DAKİKA KAPIDA BEKLETDİLER VE ÇELEBİOĞLU GÜVENLİK GÖREVLİSİ ARKADAŞ BİZİ İÇERİ ALMAMAK İÇİN SANKİ UĞRAŞIYORDU KAPIDA BİZİ GÖREN SİVİL BİR DOKTOR SAĞOLSUN İÇERİ ALDIRDI...DEMEM OKİ HERKES KENDİNEMİ MÜSLÜMAN.....
17 Haziran 2012, Pazar
OZAN GİRNE         - GİRNE
ARKADAŞLAR İKİ KURUŞLUK DOKTOR VE HEMŞİRELER DİYE HİTAP ETTİĞİNİZ O İNSANLAR BİZİM VE YAKINLARIMIZIN HAYATLARINI KURTARIYOR LÜTFEN HİTAPLARIMIZA DİKKAT EDELİM
17 Haziran 2012, Pazar
kemal         - lşa
orda yazdığım mecazi anlamda kullanılan bir kelimedir. sen başka türlü anlarsan onur cantürk onu bilemem.ben orada yaşadığım olaylardan da yola çıkarak yazdım. birçok olumsuz olay yaşıyoruz malesef. bunlara yanıtınız nedir acaba?hastanelerdeki sistemin ne kadar çürümüş olduğunu her gün görüyoruz. evet doktorlar bizim doktorlarımız ama işini iyi yapmıyorsa biz da susup kalalımmı? sistemin düzelmesi için bişeyler yapmak gerekmiyormu
16 Haziran 2012, Cumartesi
REŞAT GİRNE         - GİRNE
OKAN BEY İKİ KURUŞLUK DOKTOR DEDİGİNİZ BİZİM DOKTORLARIMIZ... ALLAH DÜŞÜRMESİN AMA BİRGÜN BAŞINIZA GELİRSE ANLARSINIZ ....KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN....
16 Haziran 2012, Cumartesi
ONUR CANTÜRK         - girne
kemal kardeşim 1.cisi kimseyi terörist diye suçlamayın.teröristlik başka bir olay kavga başka.eyer bi insanı suçlamak bukadar kolaysa siz daha gerçek suçlular görmediniz.olayları iyicene araştırıp ögreniniz.gazeteci meslektaşımada çok tesüf ederimki.eyerkıbrıs yasalarında alalen isim soy isim verilip deşifre etmek varmıdır.pazartesi adliyelerden araştırıp kıbrıs yasalarına göre işlem başlatacam.umarım yayınlamaktan çekinmez BURCU AKKAYA isimligazeteci arkadaşımız..
16 Haziran 2012, Cumartesi
okan asil         - lefkoşa
kemal kardeşim sana aynen katılıyorum lefkoşadada durum aynı iki kuuruşluk toktorun hemşirenin insafına kalmışız allah sonumuzu hayır etsin
16 Haziran 2012, Cumartesi
kemal         - lşa
hastaneleri artık özel güvenlik teröristleri idare ediyor. hiç bir yetkileri olmadığı halde her işe karışıyorlar. ikincisi ve en önemlisi de insanlarla nasıl konuşacaklarını bile bilmiyorlar. iletişimleri sıfır. sağdan soldan topladıkları odunları hiçbir eğitime tabi tutmadan insanların karşısına dikmişler. bence güvenlik şirketine de dava açılmalı.zaten Girne Akçiçek hastanesi berbat bir yer olmuş. kimsenin kimseden haberi yok.herkes başına buyruk hareket ediyor hepsi kendine patron olmuş. polikiliniklerde muayene saatlerinde doktor bulamıyorsunuz. birçoğu başka bölümlerde kahve içmede televizyon izlemede. kendillerine de sorduğunuzda "ben odada oturup seni sizi beklemek zorundamıyım " diyorlar. ne utanmazlık ne disiplinsizlik. birçoğu hastalarla doğru düzgün ilgilenmiyor konuşmuyor bile seni başından def ediyor. hasta ağzını açıp itiraz etmeye de çalışırsa hemenden güvenlikçileri çağırıp insanları kavgaya sokuyorlar. hastalar da doktorlara hemşirelere birşey yapınca suçlu oluyorlar. kusura bakmayın ama siz da işinizi ciddiyetle yapın. hastaneler sizin şahsi babanızın malı değildir halkın malıdır. üstelik bu halkın vergileriyle sizin maaşlarınız ödeniyor. her ay milyarları cebe indiriyorlar saat 12de de özele gidiyorlar. düzene bak. bir da hizmet da alamıyoruz.
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (27)

AKSA'ya ait Kalecik'teki santraller devre dışı kaldı
AKSA'ya ait Kalecik'teki santraller devre dışı kaldı.

Tapu harçlarındaki indirim işlemlerinde %73 artış
İçişleri Bakanlığı, taşınmaz mal satışında ödenen devir harçlarına indirim yapılan 1 Nisan-31 Ağustos döneminde gerçekleştirilen işlemlerde, bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 73 artış olduğunu açıkladı.

DAÜ-SEN Başkanlığı'na Mustafa Rıza getirildi
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) Başkanlığına Mustafa Rıza getirildi.

+++
Türkiyenin İlk ve Tek Kurumsal Ucuz Ukash Firması olan Adres http://www.ukashticaret.com dur.
+++