Siyasi sorunun hışmında çözümsüzlük nedeniyle gelecekleri karanlık, tanınmamış Devlet oluşun açmazlarında işsiz, izolasyonlar sarmalında çaresiz, sürekli değişen eğitim sistemlerinden dolayı şaşkın, özel dershanelere gitmeseler sınavlarda başarısız, YÖK kurallarından öte alternatifsiz, okumakla yazmanın anlamsızlığında, düşünmek yerine düşünenlerin düşüncesini aktaran, araştırmak yerine kalıpları hazır şablon soruların cevaplarını ezberleyen, eğlenceleri diskoteklerle kulüpler, harçlıkları baba ana parası, meslekleri varsa eğer asgari ücret kadar bile değil, üniversite mezununun işçilik yaptığı, yaşamları varlıkla yokluk, kaderleri Sendikalarla Hükümet kavgalarında çizilmiş…
Gençlerin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun! Onlar geleceklerimiz!
VE ONLAR YÜZ AKIMIZ: Artık Türkiye sınırlarını bile aşmışlar. Atletizmin her dalında seksen milyonluk ülkeyle yarışıp rekorlar kırıyorlar. Kızlı erkekli bu atletler okullarda öğretmenleri tarafından yetiştirilmekte.
Basketbol, voleybol, hendbol, ötesi tüm takım ve bireysel spor dallarında onlar KKTC’yi Türkiye’lerde, Balkanlar’da eğer TC bayrağı altında olanak bulurlara AB’lerde bile temsil edecek büyümede. Onları yetiştirip bu rekorlara koşturan öğretmenleri.
Artık bayanların da futbol takımları var. Sahalarda top koşturuyorlar. Onların çalıştırıcıları da öğretmenleri.
Üniversitelerde, AB de Amerikalarda yüksek öğrenim görenler onlar. Dünyaya açık, dünyayı tanıyan, dil bilen, mesleklerini uzmanlığa taşımış gençler. Onlar küçüktüler, liseli üniversiteliydiler, öğretmenleri tarafından yetiştirilip öğretmenleri sayesinde adam oldular.
YA ÖĞRETMENLERİ: Onlar her devrede vardılar. TMT’ci, mücahit, şehit, gazi, öncü… İlk kez onlardı ki bu ülkede sendikalaşıp mesleklerinin onurunu “öğretmenlik” adına kurtardılar. İlk kez onlardı ki “zümresel değil, toplumsal çıkarlar vardır” dediler.
Bu memleketin gelip geçmiş olanca politikacılarını da onlar yetiştirdiler, varoluş savaşımına da onlar öncülük ettiler. Onlar muallimdi, öğretmendi, TC’lin diline yapışmışlığında Hocaydı. Hâla öyledirler.
Onlar değişen zamanlara, değişen çağdaşlık anlayışına, değişmesi gereken düşüncelerini koydular.
FAKAT ONLAR YALNIZDIRLAR: Tek atımlık tüfekler gibi kaldılar. İkide birde değişen müfredatlarla şaşkın, siyasilerin siyaset bukalemunluklarında çaresiz sapkın, okul aile birliklerinin toplantılarına bile katılma gereği duymayan veliler boşluğunda desteksiz, eğitim öğrenim vermeye çalıştıkları öğrencileriyle okullarının duvarları arasında yalnız, eğer başarı varsa alkışlanan, başarı yoksa dışlanıp horlanan öğretmenlerdirler.
Para isterlerse tu kaka, doymak bilmez arsızlar! Daha çok olanak isterlerse muzır ve haddini bilmezler! Verilen hakları için greve giderlerse öğrencilerin eğitimine gasbedenler! Bakanlıkları ile olağan “çalışan-işveren” hiyarerşisinde çatışırlarsa siyasiler tarafından “bizden değiller” gerekçesi ile dışlanıp halka şikâyet edilenlerdir!
Artık onlar hiç haklı değiller! Tek bir gün okula uğrayıp bizim çocuk ne alemde diye sormak gereğini duymayan fakat çocuğunu özel derslerden özel derslere taşıyan veliler değerlendirmelerinde öğretmenlik yapmayan öğretmenlerdirler! “Benim evladım” diye titreyen ana babaların altlarına gıcır araba çektği öğrencilerinin öğretmenleri de değillerdir! Onlar özel derslerle doymak bilmez iştahada para kaparozlayan sömürgenler sınıfına çoktan itildiler! Hep birlikte ve neredeyse “aforoz” edildiler! Siyasilere sorarsanız ateşlerde yakılmaları gerekenler onlar!
UZATMAYA NE GEREK VAR: Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramıdır. Büyük Atatürk’ü saygı ile anıyoruz. Ve soruyoruz: Kim nasıl becerdi? Kim nasıl becerdi de bu ülkenin öğretmenini öğrencisi için eğitimine öğrenimine gasbeden düşmanlar esamesine düşürdü?
Yıllardır halkla içiçe olan öğretmeni kim nasıl edip eyledi de halk indinde istenmeyenler ilan ettirdi?
“Haklı kim haksız kim” diye sormayın. Kim bu soruları sorduracak bozuk düzenlerin yaratıcısı oldu? Bunu sorun işte!