Siyasi soruna kara gözlükleriyle bakanlar için “Kuzey Kıbrıs gitti gider!” Erdoğan’la Talat satıyorlar sattılar. Sanki KKTC babalarından miras mülkleridir. Ki Kıbrıs siyasi sorunu bizim çok daha gerilere gidip kafa karıştırmamak için 1954’lerde alevlenip yanmaya başladıydı dediğimize nazire Türkiye ile birlikte o Menderes Zorlu dönemlerinden bugünlere geldi.
Ha eğer diyorsanız ki Kıbrıs Türk halkını satmanın kader kısmeti Eroğan’lı Gül’lü AKP’ye nasip olacak… Bize göre daha çok beklersiniz.
Nitekim iktidara geleliberidir “ateş olsa kendini yakar” dendiğine tam uygunluğunda partisini bile kapatılmaktan kurtaramayacak çaresizliklere düşen Erdoğan’ın, bekleyin ki dünyanın en karmaşık siyasi sorunu haline gelmiş Kıbrıs’ı sata. Yağma mı var!
Dolayısıyle Bakoyanni’li zırvalar devam eder, çıkarları için adada ve şu aşamada çözüm istemeyen İngiltere Hristofyas’la memorandum imzalayarak İngilizliğini bir kez daha ispat eder, BM’ler zaten bugüne kadar neyi çözdü ki Kıbrıs’ı da çözsün gerçeğinde heyamola çeker, AB başına sardığı Rum belasıyla cebelleşirken…
Eğer hâlâ diyorsanız ki Erdoğan’lı AKP bizi satacak, siz bilirsiniz! Bizim bildiğimiz yine Erdoğan’ın ifadesiyle “bir karış toprak mı verdik, adadaki Türk halkını mı gözden çıkardık” serzenişine nazire, doğruya doğru, evet tek tırnaklık ödün vermedi, AB kapısından dönmek pahasına mesela Rum’a limanlarını da açmadı. Ha, elbet karşı çıkışlar olacak. Malum ünlü laftır: “Yılda bir kez komşuna gözükeceksin ki korksun.” Tabi KKTC’de hergün!
YA BİZ NE YAPIYORUZ: Yani bu memlekette kaçımız ilgileniyor siyasetle. Sorun bakalım kaç kişi bilir şu İngiliz’in memorandumunu. Yahut Hristofyas ne dediydi dediğini?
Fakat çok iyi bilir: Kim nasıl kıyağa kondu, teşvik denilerek nasıl Devletin paralarını cebellu etti! Kim sattı, kim kaptı! Kim yedi kim seyretti! Biri yer biri bakarken nasıl kıyamet koptu!
Haa bir de çevre ne hallere geldi kimler kıydı, doğanın vahşi eşekleri öldürülüyor hayıflar olsun vay! Yetiştirdiğimiz kadar yaktığımız ormanlar, su yok ama pislikten yarattığımız deryalar! Trafikte kim öldü kim kaldı sağ, mahkeme karar verdi ya keşke assalardı temennisinde hay hay!
VAR MI SİYASİ SORUN: Milletin yarısı Güney’de. Alış verişini de yapıyor, dayak yemek pahasına Rum’dan carta da çekiyor. O taraftan bu tarafa St. Barnabas Manastırına taşınıp ayin yapanlar bu taraftan o tarafa otobüsler dolusu akıp Hala Sultan Tekkesi’inde dualar edip Allah’ından niyazlarda bulunanlar…
Ve ekonomik kriz ha patladı ha çatlayacak. Hangi ekonomi nasıl batacak belli değil ama. Çünkü yoklar! Buna karşılık mesela turizm Şanlıdağ’ın sayesinde mi batacak demek istiyorsunuz? Olabilir! Tarım hayvancılık çiftçilik zaten battı da ille de Sennaroğlu daha bir batıracak diyorsanız kabul! Eğitimi Öztoprak, Sağlığı Vaiz mi bitirecek? Muvafıktır! CTP’yi ÖRP, UBP’yi Eroğlu, DP’yi S.Denktaş mı temizleyecek? Allah yardımcı ola!
Bir dakika durun ama: “Bu flim hiç bitmedi. 1958’lerden beridir devam ediyor. Ne battık, ne yittik. Ne satıldık ne alındık… Her şeye karşın hem de layık olmadığımız “Kuzey vatanında varız.” Bunca lafı da bunu söylemek için yazdık!