Allah insana ileriye bakması için en uygun yerinde iki göz verdi. Eğer gerek duysaydı başın arkasında da bir göz lûtfederdi. İleriye bakarken gerisini de görmesi için.
Oysa zaman olayları ile geçip gitmektedir. Eğer geride bıraktığı zamanları kafasının arkasındaki gözle seyre dalsa bir adımlık mesafe almayacaktı. O görev beyin fonksiyonunundur.
…Diyelim ve gelelim “bizim beyin fonksiyonumuza.” İçine de bir günde üç dört açıklamasıyla yeni gündem oluşturan Başbakan Soyer’i koyalım.
YAGA GEREKLİ Mİ: Bundan bir süre önce basında şöyle böyle tartışılan “Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı” kuruluş çalışmaları başlamış, resmiyeti Meclis’ten geçip yasalaşmasına kalmıştı. Geçen gün yasalaştı.
Bu YAGA ile ilgili Soyer’in kafasındaki düşünce diyeceğimiz söyledikleri, basından aktardığımızca şöyle: “KKTC’nin ileriye doğru çıkabilmesi için yeni bir yapılanma gerekmektedir. YAGA bu düşünceyle kurulmuştur. DPÖ’de sil baştan revizyona tabi tutulacaktır…”
Muhalefet kanadının kısaca bu tasarıya karşı çıkışları ise şu olmuştur: “YAGA’ya ihtiyaç yoktur. Çünkü bir çeşit iş takipçisi olacaktır. Özüne itiramız yoktur ama Devlet’in Devlet’e aracı olmasına da gerek yoktur…”
Bildiğimizce YAGA ekonomistlerden kurulu bir yeni örgütlenmedir. Siyasi parti iktidarlarının emir kumandası içinde değil, ekonominin kendi kuralları içinde çalışacaktır. Ki KKTC’nin özellikle bu dönemlerde buna çok ihtiyacı vardır…
“NİÇİN” SORUSUNA BİR ÖRNEK: Yine Başbakan Soyer açıkladı. “Bafra turizm yatırım alanları sözleşmelerini görünce şok oldum… Bazılarına bugüne kadar tek çivi çakılmadı… İnternet üzerinden de satışa başladılar… Sözleşme nedeniyle iptal etme dayanağımız yok ancak yeni yatırımcılar söz konusu olduğunda tedbirleri alacağız…” (Yani sözleşmeleri sağlama bağlayacağız demek istiyor.)
Öteden beri tartışılan sorundur. Devlet bakkalcılık, otelcilik, fabrikacılık yapacak değildir. Bu iş işadamlarının. Devletin işi ise ulusal çıkarları gözeten plan program ve yönlendirme, destekleme, ekonominin önünü açmak, falandır…
Ancak yine Soyer’in KTHY’ları YK’lunun ziyareti sırasında söyledikleri var. “KTHY’larını yeniden yapılandıracağız…” (Demek ki yapısı bozuk! Tıpkı Mağusa limanı, o limandaki Serbest bölge gibi.)
PEKALA TÜM BUNLAR bugüne kadar gelip giden Hükümet’lerin icraatları içinde yer almadılar mıydı? Ki her biri memleketin geleceklerine kalkınma umutlarının alkışları içinde oturduydu. Şimdi “batışlarının” hikâyelerini dinliyoruz.
YAGA burada gereklidir. Çünkü Türkiye’de de görüldü: “Siyasi Kafalara” göre ülke yönetilecekse o kafaların hem tas hem de beyin yönünden güçlü olması gerekir. Erdoğan da TC’yi taşıyıp götürürken kendi başına tek adam rolüne soyunduğunda, kafa yapısının ihanetine uğradı. Yeterli olamadı, kriz yarattı.
Bizde de farklı değil. Onun içindir ki STÖ’lerine de gerek vardır YAGA gibi Devletin ekonomik programına akıl koyacak “uzmanlar kadrosuna” da… Kaldı ki eğer ilerleyeceksek önümüzü görmemiz gerekir. Oysa Hükümetler popülizmden kurtulamadılar ki en büyük statükocu konumundalar! Dolayısıyle en azından “işin ehil kesimleriyle” yetkileri paylaşabilme becerisi bile “yeniliktir.” KTHY’ları da Mağusa limanı da ötesi tüm sektörel yatırımlar da örnekleridir. Batışları politikacılar sayesinde olmuştur ki YAGA’nın sadece bu “kafayı” değiştirme girişimleri bile memlekete kâr olacaktır.