|
Şimdi heyecanlandım işte
Ve görüşmeler yeniden başlıyor. Hedef, yine BİRLEŞİK KIBRIS!.. Hedef gerçek egemenlik, tüm dünyanın tanıdığı bir yurttaşlık… Önümüzü görebilmek, geleceğimizi seçebilmek, çok daha “yüksek standartlarda” bir yaşam hedef… Ve barış içinde, hoşgörüyle, işbirliğiyle… Meliz’in ‘KIBRIS’ adına yarışması… Colin Kazım’ın belki de bizim takımda oynaması ha!.. Pasaportları şaşırmadan Avrupa’ya seyahat, “sömürge” anlayışından kurtulmak, güçlü bir ekonomi ve istikrar hedef…
* * * 3 Eylül’den itibaren artık “kapsamlı çözüm için müzakere” dönemi… Şimdi heyecanlandım yeniden. Hani o aradaki umutsuzluklarım, karamsarlıklarım, “hiçbir şey olmaz artık” deyişlerimi unuttum bir an… Çok daha zor bundan sonrası, biliyorum. Öncelikle “çözümsüzlük” heveslileri ve “entegrasyon”cu kafalar rahat durmayacak. Keyfimiz kaçacak yine biliyorum, yine gerecek, yine “altını oymak” için çözümün sahneye çıkacaklar. Ve görüşme süreci de kolay olmayacak… Ama ne olur… Ne olur ve ne olur bu kez, “iki EVET”e konsantre olalım artık. Daha şimdiden… Ve ne olur ama ne olur, artık, birinci önceliğimiz BARIŞ süreci olsun. Tüm diğer ‘değerlerin’ önüne koyalım BARIŞI… Kanmayalım!. Aldanmayalım!.. Sürüklenmeyelim başka dalgalara… Önce bir BARIŞALIM da yine hesaplaşırız, her birimizin, farklı farklı çıkar kavgalarında… * * * İşte şimdi yine heyecanlandım… Bu yeni sürecin sonu “kırıklık” olmasın ne olur, bir kez daha incinmesin hayallerimiz….
Egemenlik!
<<… Bugün sizi görüşmeye alkışlayarak gönderiyoruz inşallah bir gün yuhalayarak karşılamayız…>> Kim dedi bunu!.. Serdar Denktaş… Kime dedi? Cumhurbaşkanı Talat’a… Ayıp etti bence… * * *
Yürüyüşe “egemenlik yürüyüşü” ismini verdiler üstelik, belediye çalışanlarını ve araçlarını “zorla” götürseler de… Oysa… En son Ankara’ya yapmıştı Serdar Denktaş yürüyüşünü ve demişti ki, “Hükümeti Ankara belirliyor, siyaset Ankara’dan yönetiliyor”… Meclis’i de terk etti ya bunun üzerine!.. “Egemenlik” kayıtsız ve şartsız yok diye!.. * * * Bir nala, bir mıha!.. Umarım bir gün “yuhalamazlar” bu tavrı da…
Şecaat arzederken merd i kıpti
Yeni ‘Sağlık Yasası’nda olumlu ne kadar unsur olursa olsun, yurttaşın pratiğine ne kadar yenilik getirirse getirsin, “ikinci iş” mevzu tam bir TEHLİKE… Hele de “pazarlığın” özel klinikleri “resmileştirmek” üzerine yapıldığı bir sürecin sonunda… Kamu – Özel adaletsizliği ve uçurumunu… Ama dahası kamudaki ‘otoritesizliği’ ve ‘başıboşluğu’ iyice körükleyecek bir adım bu… Bu adımdan sonra reform meform hak getire… Diyelim ki bana inanmıyorsunuz!.. İşte size “tehlikeyi” anlatmam için en son ve en etkili örnek. Yasayı “son derece doğru ve dengeli” bulduğunu kim açıkladı en son, okudunuz mu? Adnan Eraslan… Bir düşünsenize, CTP hükümetine karşı “Ferdi bey neden bıyıklarını kesti” gerekçesiyle dahi grev kararı almaya hazır Adnan Hocam, sağlık yasasını beğenmiş!.. Dengeli bulmuş, yerinde bulmuş, doğru bulmuş!.. Ne demiştim son yazımda ben: “İkinci iş yasallaşsın diye kimileri bekliyor tetikte…” * * * Bence, iyi düşünün siz yine…
İnsana da saygı
Hür eşeklere sahip çıkalım!. “Hektor”u koruyalım tamam da… Ama bir an önce ne olur, bu hayvanları, trafik akışının olmadığı, telli ya da korumalı bir alana da almayı başaralım. * * * Dün bir gencimizi daha trafik kazasında kaybettik. İddia o ki, önüne çıkan hür eşeklerden kurtulmak isterken direksiyon hakimiyetini kaybetti ve aracıyla takla attı. Sonuç, 1 ölü, biri ağır 4 yaralı. * * * Çevreye önlem, hayvan sevgisi, yaban hayatına koruma tamam da. Ama insana da saygı lütfen!.. Hem eşekleri araçlardan… Ama hem de araçları ve insanları da bu yaban hayatından koruyalım.
|