|
Kıbrıslı Türk ilk genel müdürle
Her an yanımızdan, avucumuzdan, cebimizden ayırmadığımız ve adeta vücudumuzun bir organı haline gelen yaygın ismiyle ‘cep’ daha doğrusuyla ‘mobil’ telefonlar, bazen teknolojinin nimeti oluyor, bazen başımızın belası...
Ama “onlarsız” da olmuyor artık.
Kıbrıs’ın kuzeyindeki en büyük operatör, Kuzey Kıbrıs Turkcell...
Şimdi Telsim’in de lisans alması ve Vodafone gibi bir dünya markasına geçmesiyle, ilginç bir rekabet yaşanacak.
İnanıyorum ki bu rekabet, tüketicinin lehine olacak.
287 bin abone!
Kuzey Kıbrıs Turkcell’in 287 bin abonesi var.
Nüfusla kıyasladığınız ve düşündüğünüz zaman korkunç bir rakam bu!..
Ne kadar da meraklıyız teknolojiye ve lüksümüze de düşkünüz, o ayrı konu...
Tüketim çılgınlığımız galiba biraz da abartılı.
Ve yine Kuzey Kıbrıs Turkcell’in 200’den fazla personeli var...
Bence, Kıbrıs’ın kuzeyindeki en önemli ve düzgün kurumsal yapılardan biri...
İşini olabildiğince profesyonel yürüten bir marka...
Toplumsal sorumluluk projeleri ile de öncü...
Yani çevre etkinlikleri, çocuk parkları, üst geçitleri ve sponsorluk yönündeki cömert ama seçici adımlarıyla toplumda dikkat çeken ender kurumlardan biri...
Kıbrıs-Türkiye-İsviçre-Singapur
Kuzey Kıbrıs Turkcell’in başında, ilk kez bir Kıbrıslı Türk genel müdür var şimdi.
1 Ağustos’tan itibaren...
Tabii haklarını yemeyelim, daha önce Türkiye’den bu göreve atanan genel müdürler de, Kıbrıslı Türklerle kucaklaşmayı çok iyi başardı...
1 Ağustos’tan itibaren Dağhan Fellahoğlu görevde... Doğu Akdeniz Üniversitesi çıkışlı, elektrik elektronik uzmanı bir Baflı!..
Üniversitelerimiz açısından da doğrusu önemli bir prestij!..
Bu göreve, Singapur’dan gelmiş. Ericsson gibi dünya markasının Güney Doğu Asya Satış Direktörü
görevinden,
transfer olmuş memleketine... Daha önce Türkiye’de, Isviçre’de yine “mobil iletişim” üzerine görevler yapmış hep...
Dün, tanışma ve sohbet imkanı bulduk. Genç, dinamik bir yönetici, son derece de coşkuyla yeni işine sarılmış...
* * *
· Yeni işinizde ilk izlenimleriniz nedir?
· Çok pozitif etkilendim. Pırıl pırıl bir organizasyon var, çok iyi bir ekip çalışması... Tabii insanın kendi ülkesinde çalışıyor olması da ayrı bir mutluluk.
Görüntülü arama dönemi
· Önünüzdeki en önemli hedef ne?
· Şimdi daha tanıma, tanışma dönemindeyim. Ancak şu anda bizim için en öncelikli üçüncü nesil iletişim. Görüntülü arama dönemi ekim ayı ortasında başlayacak. Aynı zamanda mobil televizyon hizmeti de vereceğiz. Yani sayın Talat’ın görüşmelerle ilgili bir basın açıklamasını, telefonunuzdan izleyebileceksiniz.
‘Hesaplı iletişim’ ne olacak?
· Görüntülü aramadan daha önemlisi “hesaplı iletişim” değil mi? Şimdi bir de ‘görüntü’ parası olacak sanırım?
· Hedefimiz, aynı tarifeyle bunu başarmak, insanlar bu hizmeti sevsin ve kullansın istiyoruz sonuçta.... Hesaplı iletişime gelince... Biz bu konuda tüm dünyada vergi şampiyonuyuz... 100 liralık görüşme, size 187 lira olarak fatura ediliyor. Çünkü yüzde 20 KDV ödüyoruz, özel iletişim vergisi yüzde 35, yüzde 15 hazine payı, kurumlar vergisi ve diğer teknik giderler derken... 100 liralık görüşme bir anda neredeyse ikiye katlanıyor. Bu vergi oranları örneğin güneyde yüzde 12, Avrupa ülkelerinde de bize göre çok daha düşük. Ama bunu bilgi olsun diye söylüyorum, şikayet anlamında değil. Sonuçta, bizim de bir bütçe gerçeğimiz var. Bu rakamlar daha aşağıya düşsün diye de iyiniyetle çalışmalar yapılıyor. Yani hükümet meseleye pozitif yaklaşıyor ama bütçe gerçeği de ortada duruyor.
· Bir de en önemli sıkıntı, Kıbrıs’ın güneyine geçtiğimiz zaman? İletişim kesiliyor ve bu büyük bir sorun.
· Biz operatör olarak güneyle roaming anlaşması yapmak isteriz. Ancak, Türkiye’nin güney Kıbrıs’la bir numaralandırma anlaşması, roaming anlaşması yok. Sonuçta biz de numaralandırma hizmetini Türkiye’den alıyoruz. Bu teknolojik bir sorun değil yani…
· Bir diğer sorun baz istasyonları. Yurttaşın önemli bir tepkisi var.
· Eğer eleştiriler doğru bilgi üzerinden yapılırsa, saygı duyarım. Ama yanlış bilgilendirme var. Dünyanın dört bir yanında yöneticilik yaptım, diyorlar ki, şehrin ortasında baz istasyonu olmaz. Dünyanın her yerinde öyle, bu istasyonlar şehrin ortasında. Sonuçta, izin alarak ve belirlenen kriterlerde bu istasyonları kuruyoruz. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini referans alıyoruz. Avrupa’da kullanılan teknolojinin tam aynısını kullanıyoruz. Yani Avrupa’da insan sağlığı bizden daha az düşünülmüyor. Radyasyon yaydığı söyleniyor ki teknik olarak mümkün değil. Çünkü bu istasyonlar elektromagnetik sistemde çalışıyor... Bakınız, elektromagnetik alan şiddeti, evinizdeki çoklu prizlerde, baz istasyonlarından daha yüksektir. Baz istasyonları, en düşün şiddettedir. Buradan uzmanlara, elektronik mühendisleri odasına, akademisyenlere çağrı yapıyorum, gelsinler ölçsünler... Biz bu ölçümleri yapıyoruz. Bir de kişisel olarak şunu söyleyim. Araba, insan sağlığına faydalı değildir. Ama teknoloji insan hayatını kolaylaştırmak ve insan ömrünü uzatmak içindir. Tüm teknolojik cihazlara bize sağladığı kolaylıkla bakmamız gerekir. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriter uygulanıyor, bunu unutmayalım.
|