Geçtiğimiz günlerde ünlü müzisyen Marios Tokas yaşama genç yaşta (54) veda etti. Limasol’da doğan ve Atina’da kariyer yapan Tokas’ın besteleri pek çok sanatçı tarafından yorumlandı ve hem Yunanistan’da hem de Kıbrıs Rum toplumunda sevilerek dinlendi. Ancak parçaları arasında biri var ki, dudaklardan hiç düşmedi, düşmüyor. Marios Tokas’ın ilk bestesi olan bu parça, son yolculuğunda da herkesin dilindeydi. Tokas, “benim yurdum ikiye bölündü ortasından/hangi yarısını sevmeli insan” dizeleriyle uğurlandı.
Tokas’ın 1976 yılında bestelediği şiir, Kıbrıslı Türk şair Neşe Yaşın’a ait. Pek çok sanatçı tarafından yorumlanan parça, Yorgos Dalaras gibi ünlü şarkıcılar tarafından da okundu ve Marios Tokas’ın kariyer merdivenlerinde süratle ilerlemesine yardımcı oldu.
Ünlü müzisyen, bu şarkının hayatında ayrı bir yeri olduğunu sık sık dile getirirdi. Sadece “ilk göz ağrısı” olduğundan değil, bu parçanın çok sevdiği ülkesinin durumunu ve bölünmüşlüğün insanlarda nasıl bir duygu yarattığını en güzel şekilde anlattığı için...
Marios Tokas, Neşe Yaşın’ın bu şiirini bestelediği için epeyce eleştiri almıştı. Özellikle milliyetçi Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar, ülkesiyle ilgili duygularını Kıbrıslı Türk bir şairin dizileriyle müziğe dökmesine çok kızmışlardı. Hatta uzun yıllar bu parçayı yorumluyan şarkıcılar Neşe Yaşın’ın adını anmıyor, parçanın sözlerinin bir Kıbrıslı Türk’e ait olduğunu ısrarla saklıyorlardı. Marios Tokas’ın konuyla ilgili defalarca açıklamalar yapmasından sonradır ki, bugün artık bu hüzünlü parça ne zaman okunsa, Neşe Yaşın’ın adı da anılıyor.
Marios Tokas milliyetçi şairlerin şiirlerini de besteledi. Örneğin Kostas Montis’in “Beşparmak, omuzlarını silkele ve onları denize dök...” dizelerini şarkı yaptı. Benzer biçimde EOKA’nın idam edilen genç üyeleri için “Psihite ke Somati” adlı albümünü çıkardı. Bu tür parçalar yapmasına bazı solcu Kıbrıslı Rumlar’ın darıldığını biliyorum.
Ne var ki, Marios Tokas bütün bu eleştirilerin üstesinden gelmeyi bildi. Konuşarak değil tabi... Yaptığı müziğin içeriği ne olursa olsun, müzik sanatının hakkını vererek ve iyi bir sanat eserinin ideolojik kıstaslarla değerlendirilemeyeceğini ıspatlayarak... Sonunda herkesin gönlünde taht kurdu.
Marios Tokas’ın bütün eserleri elbette aynı ağırlıkta değildir. Zamana karşı dayanacak parçaları kadar, erken zamanda unutulacak besteleri de vardır. Ancak “benim yurdum ikiye bölündü ortasından” dizelerine yazdığı beste, daha şimdiden “klasik” sayılmaktadır. Olağanüstü bir müzik şahaseri olduğundan değil. Zaten Tokas, Neşe Yaşın’ın neredeyse çocuk yaşında yazdığı bu dizelere, çok genç yaşında ve son derece basit sayılabilecek notalar yazdı. Elbette müzik açısından çok daha görkemli parçaları vardır. Buna rağmen Kıbrıs’ın iki ayrı parçasından iki sanatçıyı biraraya getiren bu parçanın yakaladığı ifade gücü, kolay kolay tekrarlanabilecek bir şey değildir. Nitekim Marios Tokas’ın cenaze töreni esnasında ve mezarı başında gerçekleşen son ayrılık anında, insanların dudaklarından dökülen dizeler ve melodi de bu oldu: “İ diki mou patrida ehi mirasti sta dio...”
Marios’a ebedi istirahatler, ailesine de başsağlığı diliyorum.