Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
4 Aralık 2008, Perşembe

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Akaryakıt ve elektrik ucuzlatıldı 'Mağusa 1571'den beri bizim' pankartı Rumlar petrol gerginliğini artırmakta kararlı Erçakıca: Tam kapasite görüşme masasındayız Ankara'ya Büyükelçi atama krizi sürüyor Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ÇAĞINER: "ÇÖZÜMSÜZLÜK YA DA SORUNLAR MAZARET DEĞİLDİR"
Kıbrıslı Türk İşadamı Turizmci Ünal Çağıner, Kıbrıs meselesinin bir mazaret olarak öne sürülmemesini bunun ekonominin...

 ÇOK OKUNANLAR
Bravo Eziç..
 
Rum tarafı çelişki içinde
 
Ankara'ya Büyükelçi atama krizi sürüyor
 
Elektrik ve akaryakıtta indirim gündemde
 
Müge Denktaş Lefke'deydi
 
Görüşmelerde son durum..
 
UBP'den Soyer'e eleştiri
 
Çevreciler ava karşı
 
'Mağusa 1571'den beri bizim'
 
Tam kapasite masadayız
 
Atlas Jet'in kaçırılma davası
 
Rumlar petrol gerginliğini artırmakta kararlı
 
Hayvan yemi Güney'den ithal ediliyor
 
Narenciye gözden çıkarılmamalı
 
KTTO Balkan Odaları toplantısındaydı
 

 YORUMLANANLAR
CTP-BG İskele Kadın Kolu kongresi gerçekleşti [2]
 
CTP Gençlik'ten UBP'ye yanıt geldi [3]
 
UBP'den Soyer'e eleştiri [1]
 
Rumlar iki halktan korkuyor [3]
 
Rusya konusu kapandı! [1]
 
ÖRP Eroğlu'nun en büyük rakibi [5]
 
Eroğlu'nun gelişi memnuniyet yaratmıyor [4]
 
UBP'de genel sekreter kim olacak? [12]
 
Ekonomi için 350 milyon dolar gerek [1]
 
UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı [3]
 
Ankete göre CTP 1'inci parti [9]
 
İstihdamlar durdurulsun [1]
 
UBP ve Eroğlu ülkeyi mamur etmiştir! [2]
 
UBP Kurultayı başladı [1]
 
Hristofias'tan Truva benzetmesi [1]
 

Hata yapmıyorlar
Rauf R. DENKTAŞ
Ülkem için ne yaptım
Prof.Dr.Ata ATUN
Devlet adil olmak zorunda
Mete TÜMERKAN
Dedim...Dedi...
Erdinç GÜNDÜZ
Siyasetin suyu ısınırken...
Hasan HASTÜRER
Türkiye’de 'Demokrasi Ayarı' Şart!
Niyazi KIZILYÜREK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye’de “Balans Ayarı” Girişimlerine Karşı “Demokrasi Ayarı” Şart!

“In Turkey  we have a marriage of Islam and democracy. (…) The child of this marriage is secularism. Now this child gets sick from time to time. The Turkish Armed Forces is the doctor which saves the child. Depending on how sick the kid is, we administer the necessary medicine to make sure the child recuperates”.

Yukarıya aldığımız sözler eski Genelkurmay İkinci Başkanı ve 28 Şubat Sürecinin başmimarlarından Çevik Bir’e aittir. Çevik Bir bu sözleri yabancı bir basın mensubuna söylemiştir. Bir’e göre Türk Silahlı Kuvvetleri, İslam ve demokrasinin evliliğinden doğan ve zaman zaman hastalanan çocuğu (Laikliği) tedavi eden doktordur. Çocuğun hastalık durumuna göre gerekli tedavi hazırlanarak uygulanır ve çocuğun sağlığına kavuşması sağlanır. Bu anlayıştan hareket eden Çevik Bir, 28 Şubat Süreci için “balans ayarı yaptık” demişti.

28 Şubat 1997’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Laikliği korumak” gerekçesiyle  Milli Güvenlik Kurulu aracılığı ile Türkiye’nin siyasi yaşamına müdahalede bulunmuş ve Refah Partisi ile Doğru Yol partisinin Necimettin Erbakan’ın başbakanlığında  oluşturduğu koalisyon hükümetine son vermişti.

Bu müdahalenin darbe olup olmadığı Türkiye’de uzun zaman tartışılmıştı. Gazeteci Cengiz Çandar bunun bir ”post-modern darbe” olduğunu yazmıştı. Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak daha sonra katıldığı bir televizyon programında 28 Şubat’ın  bir darbe olduğunu kabul ederek aşağıdaki görüşleri ifade etmişti: “Post-modern darbe buna yakıştırılan en güzel isim. Bu post-modern darbe, tereyağdan kıl çeker gibi, eski darbelere benzemeyen bir şekilde, hiç kan akıtmayan gayet usulüne uygun bir şekilde, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da benimsenen, devletin başındaki en büyük insandan ilgili bakanlara kadar hepsinin dahil edilerek hatta halkımızın ortak edilerek, çok başarılı bir şekilde yürütülen süreçti”.

Görüleceği gibi, çok-partili düzene geçtikten sonra açık darbelerle tanışan Türkiye’de 1990’ların ortasında 28 Şubat Süreci adı verilen yeni bir darbe türü geliştirilmişti. Bugüne kadar şu ya da bu biçimde uygulamaya konan bu darbe türünde ordunun silah zoruyla hükümetleri devirmesi son bulmuş, güdümlü medya, güdümlü sivil toplum ve devletin kurumlarıyla yapılan işbirliği sonucunda seçim kazanmış partilerin kurduğu hükümetler ya devriliyor, ya da kıskaç içine alınıyor.

Bu noktada darbelere meraklı sivil Kemalist kanat -bunlar kendilerine “Silahsız Kuvvetler” denmesinden hoşlanırlar- ile Türk Silahlı Kuvvetleri ortak bir değerlendirmeden hareket ediyorlar: “Çok partili dönemle birlikte Kemalizme ihanet eden bir “karşı devrim” dönemi başlamıştır. Bu yüzden gerekirse darbe yolu da dahil, bütün yollar denenerek Kemalizm restore edilmelidir”.

Nitekim, Adalet ve Kalkınma Partisinin (AKP) hükümet etmeye başladığı 2002 yılının sonundan itibaren 28 Şubat Sürecinin “ruhu” yeniden endam eyledi ve AKP’yi yıpratmak için çeşitli yöntemler denendi. Bir yandan açıkça darbe çığırtkanlığı, hatta tahrikçiliği yapanlar (Ergenekon), diğer yandan da güdümlü sivil toplumu ve devletin çeşitli kurumlarını harekete geçirerek AKP’nin önünü kesmek isteyenler, güçlerini birleştirerek sistemetik bir kuşatma harekatı uyguladılar. Ne var ki, ne 28 Şubat Sürecinin “başarısını” yakalayabildiler, ne de çok özledikleri darbe gerçekleşebildi. Her ne kadar Anayasa Mahkemesinin AKP’yi kapatma davasında aldığı “uyarı kararı” bir tür kuşatma sayılsa da, sonuç olarak AKP hükümet etmeye devam ediyor. Bu da, Türkiye’nin köklü bir dönüşüm süreci içinden geçtiğini gösteriyor. 1960 yılında başlayan ve 28 Şubat tipi müdahalelerle devam eden darbeler tarihi yavaş yavaş sona eriyor.

AKP’nin bundan sonra atması gereken adım bu süreci hızlandırmak ve her türlü “balans ayarına” karşı “demokrasi ayarı” yapmaktır. Bu yeni tarihsel süreç bir an önce kendi anayasasını yaratıp kalıcı siyasi yapılar üretmelidir ki, heba olup gitmesin. Aksi halde, bu son derece kırılgan ve kaygan geçiş döneminde geriye dönüş tehlikesi hep var olacak ve formel-sivil demokrasi çeşitli yöntemlerle “balans ayarına” tabi tutulmaktan kurtulamayacaktır.

   541 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  25 Kasım 2008, Salı   Kıbrıs Görüşmeleri ve Zihniyet Sorunu
  20 Kasım 2008, Perşembe   KKTC’nin İlanı
  18 Kasım 2008, Salı   “İki ayrı ve eşit yöntemin” varlığından yola çıkarak
  18 Kasım 2008, Salı   Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin İlanı
  16 Kasım 2008, Pazar   Konfederasyon Arayışları ve KKTC’nin İlanı -1-
  09 Kasım 2008, Pazar   “Bilinçsiz Kıbrıslılık Bilinci”
  07 Kasım 2008, Cuma   Tarihini Arayan Devlet
  28 Ekim 2008, Salı   'İstenmeyen Çocuk'
  21 Ekim 2008, Salı   Londra Konferansı'nın başarısızlığı
  20 Ekim 2008, Pazartesi   Kıbrıs Cumhuriyeti Devletinin Kıbrıs Rum Devletine Dönüştürülmesi


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.