Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
30 Ağustos 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Garantilerden vazgeçilemez Gül:Çözüm BM Çatısı altında olmalı Ertuğruloğlu: ÖRP devletin sırtında kamburdur Çakıcı:Evliler daha çok kumar bağımlısı Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
30 Ağustos dönüm noktalarından biridir
 
Talat ve iktidarın politikaları...
 
Kıbrıs'ta tek devlet var
 
Kıbrıs ulusal bir sorundur
 
Rusya'nın tutumu değişmez
 
Ankara Talat'a tam destek verdi
 
Yeşilırmaktan geçiş izni yok
 
Komisyona başvurular devam ediyor
 
ÖRP'ye yeni katılımlar oldu
 
Osetya'yı değerlendirdiler
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta hedefimiz nedir ?
Mete TÜMERKAN
KTÖS'te 40 sene önce vardı...
Hasan HASTÜRER
AB başkentleri sonuçtan memnun
Ozan CEYHUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

AKEL adayı Dimitris Hristofyas’ın Kıbrıs Sorunu’nu “çözümsüzleştirerek tek taraflı çözmek isteyen” Tasos Papadopulos’un partisi DİKO’nun yoğun desteği ile seçimi kazanması AB başkentlerini ürkütmemekte. Hatta DİKO Genel Merkezi’nde seçim sonucunun bir “zafer” olarak kutlanması bile AB başkentlerinin kurmaylarını rahatsız etmemekte. Her ne kadar DİKO iktidarda kaldıysa da sembollerin çok önemli bir rol oynadığı politika kurallarına  göre “dinazör” kaybetti ve “kral öldü yaşasın kral” mantığıyla “eski de olsa yeni bir isim” iktidara geldi.

Romantik solcular sanırım Dimitris Hristofyas’ın zaferini kutlayanlar arasında “orak çekiçli” tişörtler giymiş gençlerin arasında “Ernesto Che Guevara” resimli tişörtleri gördüklerinde heyecanlanmışlardır. İtiraf edeyim iki oğlundan birinin ikinci adı “Che” olan ben de bu sahneleri her seferinde heyecanla izleyenlerdenim. Solcu bir adayın seçim kazanması her zaman güzel bir olaydır eğer kendinizi solcu olarak tanımlıyorsanız.

Ancak yine tüm solcuların kimi zaman “faşist” diye tanımladıkları bir partinin ve liderinin çoşkulu desteğiyle seçilen “solcu” kendisinden beklenen “politikayı nasıl uygulayabilir?” sorusunun cevabını ben de merak etmekteyim. Sol’un kaderidir. İktidara geldiği ülkelerde “milliyetçilerden daha milliyetçi olduğunu” kanıtlama ihtiyacı duyar hep. Çünkü en büyük baskıyı bu konuda alır.

AB başkentlerindeki kurmayların benim dile getirdiğim “romantik sol sorunları” olduğunu sanmıyorum. Onlar reel politika gereği konuya tamamen pragmatik bakmaktalar. Kıbrıs Sorunu ve özellikle Tasos Papadopulos onları bezdirmişti. Eski Alman Şansölyesi Gerhard Schröder bunu açıkca söylemişti. Papadopulos’un “kendilerini kandırmış olduğuna” inanıyor ve bu nedenle hükümet yıllarından bahsederken bu konuyu kızgınlıkla dile getiriyordu. Hatta Kuzey Kıbrıs Ziyareti’nin belki de onun açısından en şahsi ve de  kimbilir belki de ona en keyif veren yanı Papadopulos’u kızdırmaktı. Aynı duygulara sahip olduğundan eminim diyebileceğim Günter Verheugen’de seçim sonuçlarını keyifle izlemiştir.

AB başkentlerinin sosyal demokrat politikacıları kendilerine yakın bir liderin iktidara gelmesinden hoşnutlar. Avrupa Parlamentosu’nda sosyalistler (sosyal demokratlar), radikal solcular, yeşiller ve liberaller Dimitris Hristofyas’ın başkanlığını hem sevindirici hem de rahatlatıcı bir gelişme olarak değerlendirmekteler.

İşte bu koşullarda geçmişte “aynı çatı altında yoldaş oldukları” bilinen AKEL ve CTP’den ancak özellikle CTP’den çok şey beklenmekte Brüksel’de, Berlin’de, Londra’da ya da Stockhlm’de. Hatta Hristofyas’ın “belki de hak etmediği kadar” ona sunulan bir güven avantajı ile Kuzey Kıbrıs açısından zor bir muhatab olma durumu bile söz konusu olacağa benziyor. Bu durum da “Kuzey Kıbrıslı Türkler’in çıkarlarının” savunulmasını zorlaştırabilir. AB başkentlerinin sorunu değil Kıbrıslı Türkler’in kendi açılarından “olmazsa olmaz çizgileri”. İşte bu noktada KKTC tarafı önümüzdeki dönemde çok zorlanacağa benziyor!  

   1016 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  29 Ağustos 2008, Cuma   Politikada verilen sözler
  26 Ağustos 2008, Salı   Tanıtım, Enformasyon ve Propaganda
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   Anlatmaktan anlatmaya çok fark var
  22 Ağustos 2008, Cuma   Bremen mızıkacılarının başında çözüm dileği
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Oya Talat Bremen'de Yeşiller'in konuğu
  19 Ağustos 2008, Salı   Almanya'da partiler ve Kuzey Kıbrıs
  15 Ağustos 2008, Cuma   Sosyal Demokrasi'nin beşiğinde yaşanan kriz
  12 Ağustos 2008, Salı   Enerji Savaşları
  09 Ağustos 2008, Cumartesi   KKTC Polisine Teşekkür Borçlular
  08 Ağustos 2008, Cuma   Güzeller diyarında güzellik yarışması


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.