Son zamanlarda, özellikle Lefkoşa’da, şehir merkezine doğru ilerlediğimiz ana yollar üzerinde yol çalışmaları var. Çalışmaların olduğu yerlerde levhalar yok denecek kadar az. “Nasılsa bu yol üzerinde çalışma olduğunu herkes bilmek zorundaymış” yaklaşımıyla levhalar gereksiz görülüyor adeta. Yolun biraz ileride çalışmalardan dolayı kapalı olacağına dair hiç bir ikaz yokken, birden karşınıza bir dozer yol boyunca yolun kapalı olduğu anlamında park ettirilmiş duruyor.
Ne kadar çağdaş bir görünüm değil mi?
Dozeri, levha yerine yolun enine doğru park ettirerek, yol kapalı mesajını vermek için kullanıyoruz.. Kimbilir, hangi yıldan kalan, “Usta başı yöntemleri” üzerine kurulan bir sistem. Kararlılıkla bir değişim, bir ciddiyet ve ya da itaat yok hala..
Birçok yerde olmadığı gibi..
Böylece mecbur edildiğiniz ilk yola saptırılıyorsunuz.. Lefkoşa’yı biliyorsanız çok şanslısınız, en azından hangi ara sokaktan, nereye doğru yön bulacağınızı biliyorsunuz demektir.. Ya değilseniz? Hele de yabancıysanız...Kimbilir, 5 dakikalık bir yolu kaç saatte alırsınız.
Sürücüye karşı ne kadar saygısız bir davranış? Peki en azından bu projeden sorumlu olanlar, tamiratlar sırasında denetimler yapmıyorlar mı ? Levhalarla ilgili de sorumlu değiller mi? Kapatılan yolun, ilerisine hangi istikameti takip edebileceğini sürücülere göstermeyi akıl etmiyorlar mu? Bulmaca çözer gibi “acaba bu sokaktan mı, şu köşeden mi dönelim de falanca kavşağa çıkarım oyununu” yaşatıyorlar vatandaşa.
Ben eminim ki, Lefkoşa’yı bilenler bile zorunlu saptırıldıkları sokakta yollarını şaşırıyorlar.
Böyle bir durumda, medeniyeti yakalayabilmiş, hemen hemen her ülkede kullanılan bir yöntem var. “detour” yöntemidir. Yani kapalı yolun dolaylı istikamette, dikkat çekici levhalarla yön belirlenmesine detour denir.. Trafik işaretleriyle, sürücüye yolunu kaybettirmeden rehberlik yapılır.
Zaman, insan hayatı için çok önemlidir.Trafikte kurallar vardır ve ciddiyet gerektirir.. Bu sorumsuz davranışlarla, insanlarımızın psikolojik yapılarını da derinden yaraladıkları bir başka gerçek. Son zamanlarda gözüme çarpan bir başka ihmalkarlık var. Hemen hemen her şehirde var bu tür görüntüler. Bir çukur kazılıyor, kim tarafından kazıldığının da önemi yok İster belediye olsun, özel inşaat şirketleri olsun, kazılan çukurun birkaç santimle ölcülecek kadar yakınına, hem de tam çukur başına küçük bir işaret koyarak tedbir aldıklarını sanıyorlar. Oysa, çukurdan çok önce ileride böyle bir ikazla karşılaşabileceklerini sürücülerin bilmesi gerekir.
“İlk rüzgarda yere yığılan o işaretin yaratacağı ve insan hayatına mal olacak bu ihmalkarlığın ve sorumsuzluğun uygulayıcısı çok ama denetleyeni hiç yok. “
Neden yok? Bu tür yanlışları bizlerin görebildiği gibi ilgililer neden göremiyor? Böyle durumlarda, uyarmak, cezalandırmak veya tedbirsizliği saptamak kimin görevi?
Uzunca bir çukurun üzerinde iki demir çubuk üzerine bant gerip o bant sayesinde o çukur için ikaz koyduklarını düşünüyorlar. Çocuklar daha akşam olmadan, o bantlarla oynayıp onları çok rahat hemen ortadan kaldırıyorlar. Çocuklar kaldırmasa, rüzgar parçalıyor. Sorsanız, o çukurları kim, neden kazmış inanın kimse bilmiyor bile. O özendiğimiz Avrupa’da da trafik ciddiyeti böyle mi? Orada, insan hayatına saygı, trafik kurallarına uyma zorunluluğu, levhalara verdikleri önem açıkça uygulanıyor.
Çünkü bu tür uygulamalar “herşey insan için” anlayışına ve kültürüne duyulan saygının ifadesidir. Onlar gibi davranmak ve insan hayatına önem vermek için Avrupa’lı mı olmak gerekiyor ?
Ülkemizde uzun bir süredir bu levha yetersizliği ve levhaların tehlikeli kullanımı sorunu yaşanıyor. Karayolları, neden bu sorunu yıllardır çözmüyor? Neden yeterli levhalar yaptırılmıyor ve kullanılmıyor? Biryerlerde bir felaket olunca mı levhalar gerektiği şekilde ciddiyetle kullanılır hale gelecek ?
Bu konuda birçok kuruma ve sivil toplum örgütlerimize de görev düşüyor. Özellikle de “Trafik Kazalarını Önleme Derneği’ne”.
Yine de bana göre en büyük görev karayolları ve ilgili bakanlığa düşmektedir..
Düşünüyorum da, bu yolları, bizler gibi her gün gidip gelen, bakanlar, müdürler, yönetimde söz sahibi olan herkes kullanıyor.
Kimse bu yanlışları görmüyor mu?
Yol çalışmaları sırasında kullanılan uyarıcı işaretlerin, trafik levhalarının yetersizliği hiç mi dikkatlerini çekmiyor?
Biz nasıl Avrupa’lı olmak istiyoruz gerçekten anlamış değilim.
Avrupa’yı benimsemek sadece düşünsel bir olay mı?
Uygulamalarımızla Avrupa’lı olmadan da onlar gibi davranmak neden mümkün değil?
Bildiğim tek gerçek var ki “her ihmal bir cana mal olabilir.”
Ama alınacak her tedbir de bir can kurtarabilir.
O halde niye tedbirsiz yaşıyoruz ?