ŞEHİT EVLATLARIN ACILARI
Şehitlere rahmet, ailelerine sabir dilemek yeter mi ki artık ?
Türkiye’nin düşmanı gözünün içinde ve içeriden vurmaya devam ediyor.
Terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar sürerken bile terör durmak bilmeden devam ediyor.
Ailelerin canı yanıyor, yuvalar sönüyor ama bir türlü şu terör denen bela da Anavatan’da bitmek bilmiyor.
Askerliğini yapmakta olan gencecik fidanlar, ne asker olmaktan, ne vurulmaktan, ne de şehit olmaktan kaçmıyor elbet..Ancak tuzaklar hep haince...Saldırılar hep arkadan yapılıyor.
Tam 15 evlat daha kaybetti Türkiye dün. Bugün Türkiye bu kahramanlara ağlıyor.
Ne ağlamak, ne kınamak yetmiyor artık. Çare bulunmalı ve artık bu genç fidanlar şehit olmamalı.
Bir sarhoşluk var olup bitenler karşısında, artık günlük rutin haberler gibi algılanmamalı şehit haberleri. Hakkari’nin, Şemdinli’nin, Diyarbakır’ın ya da Şırnak’ta olmanın kaderiymiş gibi geçiştiriliyor haberler..Ülkede ulus olarak yas ilan edilmeli.
70 milyon Türkiye sokaklara dökülmeli !!
Çünkü onlar, bir ülkenin kaybettiği en genç , en değerli fidanlar.Kaybedilen umutlar.. Bütün suçları, görev başında olmak, vatan sınırlarını korumak, vatandaşlarının ülkelerinde huzur içinde yaşamalarını sağlayacak güvenliği sağlamak. Ancak, terörle engelleniyor bu görevleri....
70 milyonu korumak için şehit olanlar adına, 70 milyon ses çıkarmalı !
Düşmanın hedefi belli. Sinsi ve ağır bir savaş bu.
Türkiye’nin huzurunu kaçırmak, sanki, bitmez tükenmez, sınırsız bir zaman dilimine yayılmış değişmez bir strateji...
Atatürk’ün tarif ettiği, Türkiye tarihinde her zaman var olan ve gelecekte de var olacak olan iç ve dış mihrakların ta kendileri bunlar. O düşmanların yüzü gülerken, yüreği ağlayan milletimin evlatları sessizce göçüyor. Ve sanki bu terörün kökünü kazımak her gün biraz daha zorlaşıyor.
En gelişmiş teknolojiye sahip bir zaman diliminde, bu sinsi saldırıları neden önceden farkettiremiyoruz?
Terörü ortadan kaldırmanın bir yolu da “kararlılıktır”. Sürekli uyanık olmak, sürekli haince saldırılara karşı hazır olmak şarttır. Daha kaç eve ateş düşecek? Türkiye’de doğuda başgösteren bu olaylar KKTC’de yaşayan ayni milletin evlatları olarak bizleri de derinden üzmektedir. Kardeşlerimizin acılarını yürekten hissediyor ve kahrediyoruz. .
Ne acı ki; bütün dünya, Türkiye’deki terörün kanlı yüzünü, seyretmekle yetinebiliyor. Hatta terör örgütlerine silah yardımı sağlamaya da devam edebiliyorlar.
Kendi insanlarımız bile yaşanan facianın ötesinde, başka karelerle meşgul maalesef..
Hatta “vahşet görüntüler” izlemek istemeyenler ve terör saldırılarında hayatlarını kaybeden şehitlerin haberlerini izlemeye tahammül edemeyenler bile var.
Kimileri içinse “Var mısın yok musun?” yarışı daha cazip geliyor. Kimse “ya kaybedilen o evlat benim evladım olsaydı”, gözüyle bakmak dahi istemiyor.
Oysa terör, dünyanın her yerinde ve her anında var artık.
Bu kadar yanlışa, bu kadar tepkisizlik, sağlıklı bir davranış biçimi olmasa gerek..
Hazin bir ağıt hiç yetmez...Şehitlerin ardından bütün Türkiye dökülmeli sokaklara..
Acıların tepkisi de acı vermeli dünyaya...
Öyle bir tepki koyulmalı ki ortaya; Türkiye’de, doğuda hayatın ne olduğunu, yaşamın hangi anlamda zor olduğunu görmeli ve öğrenmeli, bilmeyenler.
Ölüm korkusu ile burun buruna yaşamanın ne anlama geldiğini Doğuda yaşayanlar iyi biliyor..
Terörü yaşayanlarsa, dehşetin ne olduğunu en iyi bilenlerdir.
Teröre karşı kahretmek, ağlamak, üzülmek yetmez, terörü kınamak ve her bir birey olarak ses getirecek tepkiler ortaya koymak gerekir...
Onca şehit yeter artık ! Türkiye evlatlarını adları Mehmet soyadları “şehit” olsun diye yetiştirmedi herhalde. Türkiye’nin bu gençlere ihtiyacı var.
Bu yıkıcı, bu kahredici acıların en kısa sürede dinmesi dileğiyle terörü bir kez daha lanetliyorum...