Vay canına
Neymiş?
Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı, Dimitris Hristofyas ''çağdaş bir ülkede garantörlüğe gerek olmadığını'' söylemiş.
Ne demek istiyor ki Hristofyas? Garantörlüğe ihtiyaç duyan ülke çağdaş değil midir demek istiyor?
Avrupa Birliğinin garantisi yetermiş ! Kendisine yetebilir.
Ama Kıbrıs Türk’ü, geçmişe bir daha dönmek niyetinde değil.
Güvendiği tek garantör de Türkiye’dir. Peki, üslerden niye bahsetmiyor Sayın Hristofyas? Yoksa üslerinin devamı çağdaşlık mı? Ama Hristofyas ve İngiltere üsler konusunu, sözkonusu dahi yapmıyorlar. Görüşmelerin dengesizliği de işte bu dengesiz davranışlardan kaynaklanıyor.
Üç garantörden ikisinin durumu ne ? Yunanistan, AB ülkesi, İngiltere de öyle ama garantörlük kalksın diye ısrarlarının en büyük nedeni Türkiye’nin AB dışında olmasıdır.. Türkiye, AB’nin dışında iken garantörümüz AB olacak da biz geleceğimizden endişe duymayacağız, öyle mi?
Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk’ünün kaygılarını giderecek ve gasp edilen haklarını geri verecek bir çözüme ihtiyaç vardır. Elbette garantörler olmadan bu çözüm de olamaz.. Hele de Anavatanımız Türkiye’nin garantörlüğü olmadan hiç kimse geleceğimizin güven altında olduğundan bahsedemez.
Ama Hristofyas, atıp, tutabilir.
Hele de Kıbrıs Türk tarafının masadaki güçlü duruşunu zayıflatmak adına ne gerekiyorsa onu yapıyor Hristofyas...
Hem, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin iç politikasını, hem de Güney Kıbrıs’ın iç politikasını karıştırmak için de tekrarlayıp duruyor, bu sadece kendini tatmin eden söylemleri.
Yoldaş diye diye reytinglere oynaya oynaya görüşmeler yapıyor...
Esasında da zamana oynuyor.
Ne kadar da demagoji ustası olmuş, doğrusu Papadapulos’un soft versiyonu gibi davranıyor.
Oysa, yaşanan son görüşme sürecinde de görüleceği gibi, Hristofyas’ın uzman olduğu konular, işi zora sokmak, zamana oynamak ya da masanın karşısında oturanlara sorun yaratmak amacıyla taktikler geliştirmek.
E, ne derler, “yalancının mumu yatsıya kadar yanar”.
Böyle de giderse, bu kapsamlı başlayan görüşmeler, kapsamsız bir hal alır ve kapsamsız biter...
Çağdaşlıktan uzak yaklaşımlarıyla güya çözüm için uğraşıyorlar görüntüsü ardında, Kıbrıs Türk Halkını, mevcut Kıbrıs Cumhuriyetine yamalamak en büyük hedefleri ...
1960-1974 arası yıllarda, dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdikleri de çağdaşlıktı öyle mi?
Saldırgan enerjilerini, Kıbrıs Türkü’nün adını adadan silmek için katliamlar yaparak harcayanlar, Kıbrıs Türklerine yıllarca işkence çektirenler, kan dökenler, acılar yaşatanlar, bugün dünyaya çağdaşlık dersi vermeye yelteniyor.
Kıbrıs Türk Halkı kendini AB’nin garantörlüğü altında asla güvende hissedemez.
Hele de, Kıbrıs Türk halkına iki yüzlülüğünü kanıtlamış bir AB’ye, hiç bir Kıbrıs’lı Türk’ün güveni kalmamıştır.
Hristofyas, çözüm istiyorsa eğer; Kıbrıs Türk halkının endişelerini giderecek çözümler üretsin. Bıraksın boş söylemleri bir kenara..
Biz, Türkiye′nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyiz.