Kιbrιs’a her gidişimde mutlaka ya ertesi gün ya iki üç gün sonra Lefkoşa’nιn yolunu tutarιm. İlk uğrak yerim Polis Sokağιndaki Işιk Kitabevi olur. Özellikle Kιbrιstürk edebiyatι, tarihi, kültürü, hakkιnda yeni çιkan veya daha önce okumadιğιm bir çanta dolusu kitap alιr kaldιğιm otelin havuzbaşιnda bunlarιn en az ikisini tatilim bitene kadar zevkle okurum. Zaman zaman sağolsun kardeşim Erdinç bana bu tür kitaplarι birisini bulduğunda gönderir. Bu güzelim kitaplarι her okuduğumda içim karşιt duygularla dolar. Mutluluk ve öfke. Yιllardan sonra, geç de olsa kendi özgeçmişim hakkιnda bilgi sahibi olmak beni sevindirir. Aramιzda eski ve yeni bu kadar yetenekli yazar, araştιrmacι, şair, ressam olduğundan gururlanιrιm. Öfkem bizden kendi özgeçmişimizi, özkültürümüzü gizleyen hainlere. Evet, esas hain bunlardιr. Esas hain kendini inkâr edendir.
Esas hain bu kadar zengin geçmişimiz, kültürümüz varken , bizi başkalarιna yamalayanlardιr.
Bir de, tüm güçluklere rağmen, bu zengin Kιbrιstürk kültürümüz hakkιnda bizi aydιnlatan kahramanlara karşι sιnιrsιz minnet hisleri ile dolar taşarim. Ben asιl bu insanlara kahraman derim. Çünkü kendilerine yapιlan tüm baskιlara rağmen, kasιtlι olarak önlerine konan tüm engellere rağmen bu kahramanlar tarihimize ιşιk tutmak icin yιlmak bilmeden çalιşmaktadιrlar. İşte birkaç örnek: Kιbrιs Türk Eğitim Vakfι, Samtay Vakfι, değerli araştιrmacιlardan sayιn Harid Fedai, Mustafa Gökçeoğlu, O.M Yorgancιoğlu, Hikmet Afif Mapolar ve Haşmet Gürkan. “Dünü Bügüne, Dün ve Bugünü de Yarιnlara Taşιma” misyonuyla yola çιkan Samtay Vakfιnιn değerli yöneticileri Suna Atun ve Bülent Fevzioğlu. Daha başka epeyce Kιbrιslιtürk kardeşlerimiz kollarιnι bu kutsal görev için sιvamιş bulunuyorlar. Ya Eğitim Bakanlιğι? Onlar ne yapιyor bu arada? Haksιz ithamlarda bulunmayayιm ama sanιrιm çok yetersiz kalιyor Eğitim Bakanlιğι bu konularda. Birkaç yιl önce tarih kitaplarιnι çağdaşlaştιrma yolunda çok önemli atιlιmlar atmιşlardι. Onlarι alkιşladιk. Umarιm geçmişimizi, kültürümüzü tanιtma ve korumaya yönelik çok daha fazla faal çalιşmalara ileride de imza atarlar. Hiç olmazsa bu işleri hemen hemen gönüllü bazda yapan yukarιdaki kurum ve kişilere daha fazla arka çιkmalarιnι temenni ederim.
Aşιk Mene, Mustafa Gökçeoğlu’nun 1985 yιlιnda yayιnlanan halkbilim yapιtι olan ilk “Tezler ve Sözler” kitabιnιn önsözünde şöyle der: “ Halkbilimiyle ilgili son yιllarda peşpeşe yayιnlanan kitaplar, yapιlan çalιşmalar…yarιna dair umutlarιmιz açsιndan bir güneş ve sevgi seçeneği gibi geliyor bana. Çünkü Kιbrιs Türk Toplumu olarak yarιnlarιmιz bu çalιşmalarιn ιşιğιnda kurulabilecektir ancak. Kιbrιs Türk Toplumunu kendi tarih benliğinden koparma ve yapay bir tarih bilinci tyaratma zorlamalarιnιn panzehiri başka ne olabilir?” Gökçeoğlu da bu kιtabιnιn başιnda “ Sιrf faydacιlιk adιna kendimizden kaçma diye nitelendireceğim yozlaşma süreci içerisine itildik” diye yakιnιyor.
Son birkaç yιl içerisinde Samtay Vakfι çok önemli yapιtlara imza attι. Vakιf tarafindan ilk yayιnlanan yapιt “Mağusa Haritasιnda Yüzlerinin ve Yüreklerinin İzdüşümleri Kalmιs 116 İnsan” ismini tasιyor. Şu an Samtay Vakfιnιn 50 yιldan beri kendini gizleyen ve Samet Mart takma adιyla yazan öğretmen Sacit Tekin’in öykulerini içeren bir kitap okuyorum. Sacit Tekin’in epeyce öyküsünün yayιnlandιğι bu kitap Kιbrιstürklerinin 50li yillardakι yaşantιsιna ιşιk tutuyor. Nefis bir yapιt.
2005 yιlιndaki Avustralya ziyaretim esnasιnda çok ilginç, yaşlι birisine rastlamştιm. Akrabalarιmιn dünürü olan Cavit Avni isimli bu değerli kişinin 40lι yιllarda Türkiye’ye öğrenci olarak giden ve orada 4 şiir kitabι yayιnlayan ve Türkiye’de küçük yaşιna rağmen Yahya Kemal Beyatlι, Cahit Sιtkι Tarancι gibi şairlerle düşüp kalkan Kιbrιs’lι bir şair olduğunu hayretle öğrendim. Ama ne yazιk Cavit Avni’de bu kitaplarιndan hiçbirisi yok. Sevgili Beste Sakallι bu yapιtlara ulaşmak için çok çalιştι ama başarιlι olamadι. Çünkü değerlerimizi korumayι bilmiyoruz. Harid Fedai onunla ilgili şöyle yazmιştι: Cavit Hüseyin Avni hece ölçülü-uyaklı şiirlerinden bir bölümünü Tabiat Sayıklıyor (İstanbul 1949) adlı bir kitapçıkta toplamıştır. Türkiye'deki yükseköğrenimde iken Nâzım Hikmet çizgisinde şiir denemelerine girişecek, ancak ailesiyle birlikte Avustralya'ya göç ettiğinden, bildiğimiz kadarıyla, buralarda iken onları hayata geçiremeyecekti” (Kιbrιs Postasι Gazetesi Web sitesinde, Röpörtajlar bölümünde Cavit Avni ile ilgili yazdιğιm yazιyι okuyabilirsiniz).
Cavit Avni gibi daha unutulup gitmiş birçok değerlerimiz var. KKTC hükümetinin bu kişileri bize kazandιrma yolunda atmasι gereken çok önemli adιmlar vardιr. Çocuklarιmιza önümüzdeki yιllarda kendi özkültürlerini yansitan yazarlarιn, şairlerin yapιtlarιnι okuma fιrsatι vermek ne kadar yüce bir şey olur.