Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
9 Ocak 2009, Cuma

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat'tan ilginç mesaj Soyer partilerden ne istedi? Rumlar Ruslardan tank alıyor CTP seçime hazırlanıyor Talat: Mülkiyet hakkını tanıyorum Güney Kıbrıs'ta bebek ölümleri

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
MEHMET EZİÇ: DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
2008 yılında yılın girişimcisi seçilen Eziç İşletmeleri Sahibi Mehmet Eziç’le kendisini, yaptığı yatırımları, ü...

 ÇOK OKUNANLAR
Seylani’den İsrail’i kravatlı proteso
 
Rumlar Ruslardan tank alıyor
 
Soyer partilerden ne istedi?
 
Trabzon'dan 'Şimşek' transfer!
 
Talat'tan ilginç mesaj
 
UBP'den Sağlık Bakanlığına eleştiri
 
Canbulat İlkokulu'nda Kıbrıs konferansı
 
Kuş Gribi Can Almaya Devam Ediyor
 
Genelkurmay açıklaması
 
Ronaldo ölümden döndü!
 
Kan Aldırmadan Check-Up
 
Başbuğ'dan sürpriz ziyaret
 
Ankara'da yoğun Ergenekon trafiği
 
Gazze Kabusunda 13. Gün
 
Ergenekonda son durum
 

 YORUMLANANLAR
Avcı'dan Rum silahlanmasına tepki [3]
 
Rumlar Ruslardan tank alıyor [1]
 
Kadın siyasette yer almalı [1]
 
'Merkezde siyaset yapacağız' [3]
 
Sevgi çemberi etkinliği Cuma'ya [1]
 
İşadamları Karamsar [5]
 
''TDP, tek şansıdı'' [11]
 
Erçakıca'dan seçim değerlendirmesi [1]
 
ÖRP seçime hazırlanıyor [4]
 
20 Nisan'da Güneş doğacak [14]
 
2009 verimli olacak [2]
 
Korhan Ankara'ya elçi gidiyor [1]
 
Yeni Büyükelçi Şakir Fakılı [2]
 
Ekenoğlu'nun istifasını istedi [4]
 
Beşparmak grubu gelişmelerden endişeli [10]
 

2009 Yılına Girerken (3)
Rauf R. DENKTAŞ
KKTC’ye Hava Sahası Darbesi
Prof.Dr.Ata ATUN
Cek....Cak....
Erdinç GÜNDÜZ
Herşey liderlere bağlı
Mete TÜMERKAN
Cumhurbaşkanlığı seçimi de 19 Nisan 2009'a alınırsa ne olur?
Hasan HASTÜRER
“Kıbrıs İçin Anayasal Konvansiyon”
İsmail BOZKURT

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Zaman zaman basında boy gösterdi. Açıkça söyleyeyim, benim bakımımdan “mide bulandırıcı” bir olay oldu hep! Buna, Kıbrıs deyimiyle “huylandım” da diyebilirsiniz. Çok fazla önemsediğimden değil! Ama biliyorsunuz, sinek bile mide bulandırır.

“Doğrudan Demokrasi Merkezi” adlı bir grub tarafından Zürih Üniversitesi’nde düzenlenen; “Kıbrıs için yeni bir anayasa” hazırlama konusunun tartışıldığı, “entelektüel ve akademik girişim” olarak lanse edilen “Kıbrıs İçin Anayasal Konvansiyon”dan sözediyorum.

Konferanstaki tartışmalar, haber olarak kamuoyuna pek yansımadı. İki genç akademisyenimiz Doç. Dr. Ahmet Sözen ile Yrd. Doç. Dr. Kudret Özersay açıklama yapmasalardı, olup bitenden belki de hiç haberdar olmayacaktık.

“Durumdan Görev Çıkarmak”

Türkçe’de gerçekten güzel terimler vardır. “Durumdan görev çıkarmak” bunlardan biridir. Bu terimi başka bir dile çevirirseniz, insanlar herhalde şaşıp kalır. Oysa bizde açık, net, belirgin bir anlamı vardır.

“Doğrudan Demokrasi Merkezi” denen grubun da, “kendi kendine gelin-güvey olarak” “durumdan görev çıkardığını” düşünüyorum.

Böylesi merkezler, “masum” görünüşlüdürler. “Hukuk, adalet, demokrasi, insan hakları” ve benzer konuları dillerden düşürmeyerek geliştirdikleri entelektüel söylem, masumiyetlerinin göstergesi olarak ortaya çıkar.

Oysa, emin olun ki, bu gibi organizasyonların perde arkasında bir “bit yeniği”; örtülü hedef ve amaçları vardır. Safdilleri kolayca etkisi altına alabilecek, organizasyonun kendisi gibi “masum” görünüşlü hedefler ve amaçlardır bunlar!

İki genç akademisyenin, “masum” hedef ve amaçları iyi anlayarak tavır koymalarını takdirle karşılamak gerekir. Yaptıkları yalnız gerçek anlamda “entelektüel ve akademik” tavır koyma değil; mensup oldukları topluma karşı da bir görevdir.

Yeni Bir Anayasa Yoluyla Halkı Ve Toprağı Yeniden Birleştirmek

Açıklamalardan, hedef ve amaçlar çok net bir biçimde görülüyor. Anladığımız kadarı ile “Doğrudan Demokrasi Merkezi”, durumdan çıkardığı görevle, Sayın Ahmet Sözen’in deyişi ile, Kıbrıs sorununu “yeni bir anayasa yoluyla halkın ve toprakların yeniden birleşmesine” indirgeyerek, “45 yıllık gerçekleri önemsememiş”, “Kıbrıs sorununu yaratan ve çözümsüzlüğüne katkıda bulunan siyasi, sosyolojik ve tarihi faktörleri gözardı etmiştir.”

Sayın Kudret Özersay da, anayasal konvensiyon düşüncesinin, “Rum tarafının anayasal bir düzenlemeyle, meşru addettiği devletin (yani Rum Yönetimi’nin) federasyona dönüştürülmesi, kısaca bir çözümün ulusal düzeyde yeni bir anayasa kabul edilmesiyle gerçekleşmesi tezine yakın” olduğunu; “bu bağlamda, Kıbrıs Türk tarafının uluslararası andlaşmalara dayanan bir çözümü tercih etmesi dikkate alınmayarak taraflı bir yaklaşım sergilendiğini” ifade etmiştir.

İki genç akademisyenin açıklamalarını okuyunca, “Doğrudan Demokrasi Merkezi” denen grubun, entelektüel ve akademik girişim ötesinde, üstüne görev olmayan işlerle uğraştığını ve “çizmeyi” aştığını söylemeden edemeyeceğiz.

Kıbrıs Sorununun İki Gerçeği

Konuyu basite indirgeyelim: Kıbrıs Cumhuriyeti, uluslararası andlaşmalarla kurulmuştur. 40 yılı aşkın bir süredir, çöküp dağılan bu cumhuriyeti değişen koşullara uydurarak yeniden oluşturmak amacı ile görüşmeler yapılmaktadır. Geçmişte yapılan ve bugün sürdürülen görüşmelerin kesin bir sonuca ulaşması, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yaşam veren andlaşmaların değiştirilmesi sonucunu yaratacaktır. Bundan dolayıdır ki, üç garantör ülkenin “rızası” kaçınılamaz bir uluslararası hukuk kuralıdır. Bu hep öyle idi, öyle olacaktır. Annan Planı dahil, tüm çözüm planları da, bu gerçek ışığında yapılmıştır.

Başka bir açıdan baktığımızda Kıbrıs’ın ikinci gerçeği, tek ulus/tek halk değil, (adına ister iki toplumlu, ister başka şey densin) iki halktır.

Hem uluslararası andlaşmalar, her iki halk gerçeği, Kıbrıs için “ulus devlet” çözümünü olanaksız kılar. “Kıbrıs İçin Anayasal Konvansiyon”un hedef ve amacı, bu iki gerçeği gözardı ederek, (sanki bir ulus devlet modeli sözkonusu imiş gibi); iki halkın, tarihin derinliklerinden ve uluslararası andlaşmalardan doğan, Annan Planı için yapılan ayrı referandumlarla da teyit edilen (ve ayrı seçmen listeleri ile ayrı oy verme hakkı ile somutlaşan) ayrı selfdeterminasyon/egemenlik hakkını bertaraf etmektir.

Tıpkı Hristofyas’ın Türk, Rum, Ermeni, Latin, Maronit tüm Kıbrıslıların eşit olacağı, (yani Kıbrıslı Türklerin bir halk olarak toplumsal hakları yerine yalnız insan haklarının geçerli olacağı) “tek halk” söylemindeki hedef gibi!

Buna, Türkiye’yi saf dışı etme çabalarını ekleyiniz! “Kıbrıs İçin Anayasal Konvansiyon”un ne murat ettiği kolayca anlaşılır.

Yapmak istedikleri şey, uluslararası andlaşmaları ve bu andlaşmaların somut göstergesi garantörleri bertaraf ederek (ki esas hedef Türkiye’dir), meydanı boş bulmak ve bir biçime getirerek Kıbrıslı Türkleri de tuşa getirmektir. “Masum”, kendi deyişleri ile “entelektüel ve akademik” Zürih toplantısının gerçek yüzü budur.

Bu grubun, bu merkezin gücü ne ki belirttiğimiz hedef ve amaçlara ulaşabilsin sorusu sorulabilir. Doğru bir sorudur bu! Yanıt da, Rum tezine entelektüel ve akademik destekten kaynaklanan uluslararası boyutta avantaj sağlamaktır. Yoksa elbette ki doğrudan doğruya bir şey yapamazlar. Etleri-butları ne ki?

Gölge Etmesinler Yeter

Geçenlerde anımsayamadığım bir kişi, “biz gözümüzdeki çöpü mertek yaparken, başkalarının gözündeki merteği çöp yapıyoruz” anlamında bir şeyler söylemişti. Bu söylemin kaynağı olduğunu varsaydığım atasözümüz “başkasına çuvaldız batırmadan kendimize iğne batırılmasını” öğütlemektedir.

Doğru bir saptamadır bu! Atasözünün anlamını tersine çevirerek bizim her şeyimizi kötü, başkalarının her şeyini iyi görenler vardır. Uluslararası hukuku dilinden düşürmeyenlerin, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakkına kuşku ile bakmaları gibi! Bunun saflıkla, safdillikle çok ilgisi olmadığını düşünüyorum.

Ne yazık ki gerçekler acıdır. Politikada, hele hele uluslararası ilişkilerde ise gerçekler acının acısıdır. Herkes çıkarının peşindedir. “İyi niyet”, sadece ve sadece çıkarlar doğrultusunda iyi niyettir.

“Doğrudan Demokrasi Merkezi”ni de böyle değerlendirmek ve ciddiye almamak gerekmektedir. Bu Merkez’den isteyebileceğimiz tek şey vardır: “Gölge etmesinler, başka ihsan istemeyiz.”

Genç akademisyen arkadaşları, Sayın Sözen ve Özersay’ı bir balonu söndürdükleri için kutlamak gerekir.

   1236 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Ocak 2009, Pazar   2008'den 2009'a değerlendirme ve beklentiler
  02 Ocak 2009, Cuma   2009’un İkinci Gününde 2008’e Bir Bakış
  31 Aralık 2008, Çarşamba   Seçime Giderken
  29 Aralık 2008, Pazartesi   Elektrik, Yağmur Suyu, Futbol
  26 Aralık 2008, Cuma   Orams Davası, Downer’in Çıkışı, Konfederasyon
  22 Aralık 2008, Pazartesi   Perde Aralanırken
  20 Aralık 2008, Cumartesi   Ölünün Arkasından Konuşmak
  15 Aralık 2008, Pazartesi   “Kıbrıslıca” Ya Da Dıştan Dayatmalı Çözüm
  04 Aralık 2008, Perşembe   Kafada olmadıkça
  03 Aralık 2008, Çarşamba   Ankara’da Uluslararası Kıbrıs Sempozyumu


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.