| Barış MAMALI Yazara mesaj gönder ![]() Yazarın tüm yazılarını görüntüle |
Sosyal devlet anlayışı gereği kişi doğduğu andan itibaren ölene kadar sağlıklı yaşam hakkına sahip olmalı ve sağlık hizmetinden ülkede yaşayan vatandaş-yabancı herkes faydalanmalıdır. Anayasamıza göre devlet sağlık hizmeti sunmalı ve tüm sağlık faaliyetleri de devletin denetimi altında olması gerekir. Bu sosyal devlet anlayışının temel ilkeleridir. Bugünkü yapıya baktığımızda ise vatandaşların veya bir başka değişle hizmetlerinden faydalanabilmek için devlete vergi veren insanlar, bu ülkede artık sağlık hizmeti alamayacak noktaya gelmiştir. Ülkeye kontrolsüz nüfus akışının bu konudaki birinci etken sebep olduğuna inanıyorum. Vatandaş sağlıktan ümidini kesmiş bir halde en küçük probleminde bile özel klinik ve hastanelere koşar olmuştur. Devlet hizmet sunabilmek amacıyla vatandaşından vergi almaktadır. Zaten verginin esas amacı da budur. Devletin en önemli görevleri içerisinde sağlık, eğitim ve adalet hizmetleri yer alır. Peki vatandaş ödediği verginin karşılığı olarak bu hizmetlerden ne kadar yararlanabilmektedir ya da memnuniyet verici bir hizmet alabiliyor mu? Bu soruya özellikle sağlık ve eğitim açısından tam anlamıyla olumsuz cevap versek yanlış olmaz. Yazıma bu şekilde giriş yapmış olmakla birlikte esasen bu ülkede nasıl bir sağlık sistemi olması gerektiği üzerinde duracağım. Bu konuda uzman değilim, sadece taşıdığım bazı fikirleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabi halen ülkedeki taşkın nüfus yapısı düzeltilmeden söyleyeceklerimin pek bir anlam ifade etmeyeceğini de belirtmek isterim.
Sağlık alanında ülkemizin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına uygun gerçek bir reform yapılması gerekir. İnsanı merkez alan, toplumun ve bireyin sağlık seviyesini yükseltmeyi amaçlayan, adil, verimlilik ve etkinliği sağlayan, kaliteli hizmet sunan ve halkımızın kolay ulasabileceği ayrıca sağlık çalışanlarının verimliliğini artırmak için onların maddi ve manevi tatminlerini sağlayacak bir hükümet programına acilen ihtiyaç vardır. Sağlık açısından herkesin yerli-yabancı güvence altında olması gerekmektedir. Devlet bireylerine sağlıklı bir çevre içinde, sağlıklı yaşam sunma görevi ile yükümlüdür. Bu amaçla Temel Sağlık Hizmetleri güçlendirilip devlet kontrolünde halkın hizmetine sunulması gerekir. Hastanelerdeki merkeziyetçi yönetim şekli ve bürokratik engeller kaldırılıp hizmetten hızlı faydalanabilmenin önü açılmalıdır. Özel hastaneler ve klinikler ile ilgili yasaların gözden geçirilerek yeniden çağdaş tıp hizmetinin gerektirdiği şekilde düzenlenmesi gerekir. Koruyucu sağlık hizmetleri yaygınlaştırılmalı, periyodik muayene sistemi getirilmeli, kronik hastaların yaşadıkları yerlerde, ayaktan takip ve tedavilerini düzenleme, yatılı tedavi hizmetlerini geliştirme, 24 saat etkili hizmet veren acil servis organizasyonunu kurma, acil servislerde acil servis uzmanlarını çalıştırma gibi önemli ve köklü değişimler yaratacak icraatlar yapmak gerekir. Sağlık alanında çalışanlar sürekli hizmet içi eğitimlere tabii tutularak evrensel gelişmeler takip edilmeli; yaşlı, bakıma muhtaç ve engelliler Sosyal Hizmetler Dairesi aracılığı ile devletin sosyal güvencesi altına mutlak şekilde alınmalı; özel hastaneler ve klinikler disiplin altına alınmalı; hasta hakları konusunda AB yasalarına uygun bir yasa çıkarılmalı; ülkemizde yaygın olarak görülen kanser vakaları konusunda ciddi bir tarama yapılıp nedenleri konusunda tespit ve önlemeye yönelik araştırmalar yapılmalıdır.
“Vatandaş ödediği vergilerin karşılığını layıkıyla görme hakkına sahiptir”.









