Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
29 Ağustos 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Garantilerden vazgeçilemez Gül:Çözüm BM Çatısı altında olmalı Ertuğruloğlu: ÖRP devletin sırtında kamburdur Çakıcı:Evliler daha çok kumar bağımlısı Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Bizi zor günler bekliyor
 
ÖRP kamburdur
 
Garantilerden vazgeçilemez
 
Görüşmeleri çıkmaza girdi
 
Rusya tezlerine bakmalı
 
Fener devler liginde
 
Elektrik fiyatlarıı düşecek
 
Gürcistan farklı
 
Rum partiler değerlendiriyor
 
Galatasaray veda etti
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kozlar doğru belirlenmelidir
Mete TÜMERKAN
Hatice’ye değil neticeye bakınız...
Hasan HASTÜRER
Çağlayan Denince
Rauf R. DENKTAŞ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Ankara Çağlayan Parkı” nedeniyle bazı kişiler veya kuruluşlar tarafından yapılan “asimilasyona hayır” çığırtkanlığı, “Türküm; Kıbrıslı Türküm; Türkiye Anavatanımdır” diyen her bireyi sarsmış ve üzmüştür.

Türklüğün ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olmanın gururunu asırlardır yaşamış  olan, bu sayede EOKA karşısında direnerek Enosis’i önlemiş, Yunanistan’ın Kolonisi olarak asimilasyondan kurtulmuş, 1960 antlaşmaları ile iki kurucu ortaktan biri olma statüsünü kazanmış, bu statünün kalıcı olabilmesi için 1960 garantilerinin fiili ve etkin hale getirilmesinde nazım rol oynamış olan Kıbrıs Türk Halkı, özellikle öğretmenler camiası adına yapılan bu açıklamadan büyük üzüntü duymuştur.

Öğretmenler adına konuşan bir kişinin Türkün Türkü, Anavatan’ın Yavru Vatanı, Anadolu halkının Kıbrıs’taki Türk halkını asimile edemeyeceğini, asimilasyon’un yabancı bir birim tarafından  yapıldığını, Türk’ün Türk’e yabancı olmadığını bilmesi gerekirdi.

Türkiye’ye, Anavatanımıza “yabancı” gözü ile bakan kişilerin çocuklarımıza ne öğrettikleri merak ve endişe konusudur!

Eğitimde parallelikten bile şikayet eden bu mantığa göre gençlerimiz Türkiye’deki eğitim sistemine paralel bir eğitim görmeyecek ve böylelikle Türkiye’de yüksek tahsil imkanından yararlanamayacak. Şivemizin, eski Mesarya-Karpaz-Baf şivesi’nin ana dil olarak devam etmesini de salık veren bu öğretmen zihniyetine, insan ne dese azdır.

Türkiye’deki iktidardaki bir partinin Kıbrıs’ta siyasi parti kurdurma eylemini neden olarak alıp bunu “asimilasyon”a bağlamanın tutarsızlığı da kendinden bellidir. Bunun önlemi içte adam olmak, bu tür müdahalelere çanak tutmamaktır. Bu tür müdahalenin Türkiye tarafından değil, bir parti tarafından yapıldığını bilerek  sözü Türk’e, Türkiye’ye, Anavatana değil, ait olduğu adrese göndermektir.

Kültürel Asimilasyon’dan bahsediliyor. Kıbrıs Türkünün  Anadolu’dan getirdiği Türk-Anadolu Kültürü, 500 yıl içinde burada  kökten değişmiş değildir. Kendimize dönüşü, kendimizi tanımayı, bu beş yüz yılda alınan renklerle zenginleşmiş bir yönümüz varsa bunu değerlendirmeyi görev bileceğimize, ve en önemlisi, bizden olanı alıp Rumlaştırmış olanların, herşeyimizi asimile etmelerinden korkacağımıza, kökü kökeni ayni olan Türk kültüründen korkmanın işaret ettiği sapıklık cidden üzücüdür.

Ateşkes anlaşmasının devam ettiği bir ortamda Anayasa’da var olan 10. maddeyi bile neden  ederek asimilasyon safsatasını sürdüren bir zihniyetin çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitmekte olduğunu düşünmek bile hepimizi rencide etmektedir.

Annan Planı döneminde  halkımızı kandırmak için yola çıkmış olanların şimdi “Ankara”, “Türkiye” sözlerine taktıklarını görmekteyiz. Uyanmazsak bunlar Atatürk Meydanı adını gün gele “Hristofyas Meydanı” yapabileceklerdir!

“Çağlayan bölgesi” adını rahmetli Hüseyin Çağlayan’ın o semtteki lokantasından aldım. Bugün lokantanın adı “Gelik” oldu. Çağlayan adı, bu kadar tarihsel iseydi buna da engel olmaları gerekirdi. Demek ki konu Çağlayan adına değil, Ankara’dadır. Ankara Belediyesinin yardımı ile parlayan bir parkın adına “Ankara” sözü eklenmiş! Kıyamet koparıyorlar. Maksat Çağlayan adını, semtini, parkını korumak değildir. Maksat Türkiye’ye, hayatlarını ve şereflerini borçlu oldukları Anavatanlarına kafa kaldırmak, Rum’a şirin görünmek! Çok yazık.

Atatürkçü, Anavatan’a bağlı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatarak egemenliğimize sahip çıkmak kararlılığında olan herkesin bu konularda sesini yükseltmesi gerekmektedir.

   542 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  26 Ağustos 2008, Salı   Olmaz Olmaz !
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   TMT Ellinci Yılında
  22 Ağustos 2008, Cuma   İki İki Daha Dört Eder
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Demek Federasyon Ha?
  20 Ağustos 2008, Çarşamba   Görüşmenin Şartları
  19 Ağustos 2008, Salı   Halkın İradesi
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Rusya mı?
  14 Ağustos 2008, Perşembe   Şartlı- Şartsız
  13 Ağustos 2008, Çarşamba   Görüntüye Göre...
  12 Ağustos 2008, Salı   Birleştirmeden Yana Olmak


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.