Rum başkanlık seçimlerinde birinci perde tamamlandı.
Papadopulos sahnenin dışında kaldı.
Kimilerine göre Güney Kıbrıs’taki statüko yıkıldı.
Kimilerine göre de yeni bir sayfa açıldı.
24 Nisan’ın rövanşı alındı kimilerine göre de.
Kıbrıs’ta bölünmeye ya da taksime karşı olanlar seçimi kazandı.
Çözümsüzlük siyaseti kaybetti.
Kıbrıs’ta artık çözüm için yeni umutlar var.
Birleşme isteyenler Güney’de de iktidara geliyor!
Artık çözüme ulaşmak daha kolay olacak!
Tabii ki tüm bunlar iyi niyetle söylenenler.
Bir de siyasetin gerçekleri var.
Bir de ona bakmak lazım.
*
Şu anda elde mevcut tek gerçek Kasulides ve Hristofyas’ın 2’inci turda başkan seçilebilmek için yarışacak olmaları.
Ve seçimi kazanabilmek için Papadopulos’un destekçilerinin oylarına ihtiyaçları olduğu.
Yani red cephesinin desteği gerekiyor başkan seçilebilmek için.
Bunun için de 24 Şubat Pazar gününe kadar geçecek süre içerisinde kapalı kapılar ardında ciddi pazarlıklar yapılacak.
Papadopulos cephesi ikna edilip, desteğinin alınmasına çalışılacak.
Kimilerine göre yapılacak pazarlık bir ‘at pazarlığı’ olacak.
Kimilerine göre ise ‘Kazan-Kazan’ yaklaşımı ile hareket edilecek.
Yani bir taraftan seçimi kazanmak isteyen kişi diğer taraftan destek verecek olanın kazanacağı bir ortak yol aranacak.
Bu noktada adayların tek hedefi seçimi kazanmak.
Bunun için de desteğe ihtiyaçları var.
Bu desteği almak için bakalım kim daha verici olacak!
*
Tabii ki daha verici olmak da tek başına yeterli değil.
Tarihsel süreç içerisinde yaşananlar da verilecek kararda etkili olacak.
Kiliseyi de unutmamak lazım.
Onun da elbette ki bu süreçte etkisi olacak.
Ama kime destek vereceğine sonuçta Papadopulos karar verecek.
Yani kimin başkan olacağına.
Bu arada bir başka gerçeğin de altını çizmekte yarar var.
O da Papadopulos’un ve DİKO’nun yeni dönemde hükümet ortağı olacağı konusu.
İlginç bir başka nokta ise koşulları Papadopulos’un kendisinin belirleyeceği ve koalisyon ortağını seçeceği bir durum sözkonusu!
Yani her ne kadar kaybeden kişi konumunda olsa da ilk bakışta ipler Tasos’un elinde gibi görülüyor.
Zaten sonuçların belli olmasının hemen ardından hem Kasulides hem de Hristofyas Papadopulos’a övgüler düzmeye başladılar bile.
Burada önemli olan Tasos’a ne kadar taviz verileceği konusu.
Yani Papadopulos’un isteklerine ne kadar boyun eğileceği!
*
Şimdiden yeni başkanın üzerine Tasos’un gölgesi düştü bile.
Ama bir başka noktanın daha altını çizmekte yarar var.
Tasos Papadopulos ne karar verirse versin kendisine oy verenlere ne kadar etki edebileceği merak konusu.
Kimilerine göre çok etkili olamayacak.
Hatta şimdiden tabanda ciddi kaymalar başladı bile.
Yani bir artı birin bu kez iki etmeyeceği iddia ediliyor.
Sonucu Pazar günü göreceğiz.
Ama burda önemli olan adanın Kuzeyindeki beklentilerin çok yukarılara çekilmemesi gerekliliği.
Yani, ‘Herşey bitti, çözüme gidiliyor’ yaklaşımı doğru değildir.
İşler Kıbrıs Türk tarafı için eskisinden daha zor olacaktır.
1950’li yılların anlayışı ile politika yapan Papadopulos gitmiştir.
Yerine gelecek kişiye uluslararası camia bir jest yapmak isteyecektir.
Ona yapılacak jest Kıbrıs Türkü için sıkıntı yaratabilir.
Yeni bir döneme girilmiştir.
Bu dönemde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Çok dikkatli olmak lazım...