Eğitim sisteminde belirsizlik devam ediyor.
Neyin, nasıl yapılacağı belli değil.
Bir program, vizyon ve hedef yok.
Nasıl bir öğrenci yetiştirileceği düşüncesi de...
CTP-DP koalisyon hükümeti kurulduktan kısa bir süre sonra eğitim sistemi aniden değiştirilmişti.
Öğrenci odaklı bir eğitim sistemine geçileceği söylenmişti.
Bu çerçevede kolejlerin orta bölümleri kapatıldı.
Böylelikle çocukların yarış atına dönüşmesi engellenecekti!..
Ama bakanlık yapılan uygulamaları kolejlerin kapatılması değil, yaygınlaştırılması olarak açıklamıştı.
Bakanlığın öngördüğü sistem maalesef başarısız oldu.
Uygulamada başarı sağlanamadı.
Alt yapı hazır olmadığı için yapılması öngörülen merkezi sınavlar yapılamadı.
Sendika da buna engeller çıkardı.
Sendika ile kavgaya girildi.
Sonuçta olmadı.
*
Şimdi bakanlık yeni bir sayfa açmaya çalışıyor.
Bunun için de okullarda toplantılar yapılıyor.
Öğretmenlerle konuşuluyor.
Ve ders programları bu toplantılarda belirlenmeye çalışılıyor.
Yani müfredatlar belli değil.
Diyeceksiniz katılımcılık esasına göre yapılmaya çalışılıyor, ne var bunda?
Keşke öyle olsa!
Bir program, vizyon ve hedef olsa da, öğretmenin katkısıyla bunlara son şekli verilse!
Ama öyle olmuyor.
İş bilimsellikten uzak bir anlayışla yapılıyor.
Pazarlık usulleriyle.
Bu toplantılarda pazarlık usulüne göre müfredatlar oluşturuluyor.
Örneğin bakanlık haftada 8 saat İngilizce öngörmüş olsun.
Eğer öğretmenler buna karşıysa hemen bunu beş saate indirmeye razı oluyor.
Geriye kalan üç saat ise arzu eden diğer ders öğretmenlerine pazarlık usulü verilmeye çalışılıyor.
Ya da bunun tersi yapılıyor.
Bakanlığın öngördüğü ders saati, verilmesi öngörülen müfredata uygun değilse, o zaman da müfredat değiştiriliyor.
Yani müfredat saate uyduruluyor.
Yapılanların bilimsel akılla açıklanması mümkün değil.
*
Uygulanan mevcut sistem içerisinde GCE ya da IGCSE sınavlarına dönük öğrenci hazırlamak mümkün değil.
Öğrenci orta bölümü bitirdikten sonra GCE ya da IGCSE yapmak isterse TMK’ya yönlenecek.
Bunun nasıl yapılacağına bakanlık karar vermiş değil.
Bu konuda sendika ile sorunlar yaşanıyor.
Öte yandan GCE ya da IGCSE ‘A level’ düzeyi için öğrencilerin hazırlanması ise şu an için tam bir hayal.
*
Gelin, üç yıldır yeni sistem diye ne yapıldı ona bir bakalım.
Eksik, aksak da olsa İngiltere ve Avrupa’ya öğrenci hazırlayan sistem bir gecede ansızın değiştirildi..
Yerine ne konulacağına karar vermeden.
Bugün hala daha bunun arayışı devam ediyor.
Hala daha yeni sistemin nasıl olacağı belirlenemedi.
Tartışmalar sürüyor.
Öğrenciler belirsizliğin getirdiği olumsuzluklardan etkileniyor.
Bu arada Türkiye’deki üniversite giriş sınav sistemi de değişiyor.
Bakanlığın bu konuda da bir hazırlığı ve öngörüsü yok.
Rasgele, deneme yanılma usulü ile işler yapılıyor.
Eğitim gibi çok önemli bir konuda ne yapıldığı bilinmiyor.
Artık buna ‘Dur’ denilmeli.
Eğitimde yaşananlar olduğu gibi ortaya konularak, sorunlara gerçek çözümler üretilmeli.
Bu konuda herkese sorumluluk düşmektedir.
Başta bakanlığa, ilgili sendikalara ve tabii ki velilere.
Daha fazla geç kalmadan eğitimde gerçek anlamda reformlar yapılması gerekmektedir.
Bu da bilimsellikle ve doğru yöntemler kullanılarak mümkün olur.
Bugüne kadar uygulanan yöntemlerle değil!..