Kimin kapsını çalacağı belli değil.
Her an herkesin kapsını çalabilir.
Yaşa, başa bakmaz.
Ne bebek dinler, ne de yaşlı..
Bazen gençliğin baharında gelir bulur insanı.
Bazen yaşamının sonuna doğru huzur ararken..
Gülerken, eğlenirken birden bire karşınıza çıkar.
Beklenmedik, istenmeyen bir misafir gibi.
Belki de en mutlu gününüzde gelip bulur sizi.
Sevdiklerinizin yanında ya da yapayanlızken.
Hiç belli olmaz.
Ve bir sonrakinin kim olacağı da..
Yüzünüzdeki gülüşü alır götürür.
Yerine endişe ve korkuyu getirir.
Bir anda bütün hayatınızı değiştirir.
*
Öyle geliyorum diyerek de gelmez.
Habersizce, sinsi sinsi ilerleyerek, kimi zaman fark edildiğinde ‘Artık çok geç’ dedirtecek şekilde ortaya çıkabilir.
Nasıl ve neden olduğunu açıklayamazsınız!..
“Neden ben” diye sormanın ötesine geçemezsiniz ilk başta..
Çaresizliğe kapılırsınız.
Sonra da yüzleşmek, kabullenmek zorunda kalırsınız.
Ve mücadeleye girmek.
Yaşama bir başka şekilde sarılmak.
Yeniden başlarsınız her şeye.
Hayata bakışınız, hayatın ne ifade ettiği değişir sizin için.
Ondan kurtulmak için mücadeleye başlarsınız.
Acılı ve zor bir süreçtir bu..
Siz ondan kurtulmak için uğraş verirken, o sizi bırakmamak için direnir.
İşte Kanser öyle birşeydir.
Neredeyse kapısını çalmadığı aile kalmadı kanserin.
Herkes bir şekilde karşılaşmak durumunda kaldı onunla.
*
Kimisi şanslıdır.
Erken teşhis hayatını kurtarır.
Kimisi o kadar şanslı değildir.
Kanser onu sevdiklerinden, yaşamdan erken erken koparır, alır götürür.
Maalesef kanser vakaları ülkede her geçen gün artıyor.
Veriler bunu gösteriyor.
Yapılan açıklamaya göre geçtiğimiz yıl içinde 522 kişi kanser olmuş.
Ve bu rakam her geçen gün artıyor.
Rakamlar ürkütücü.
Ama ürkmek yetmez.
Tedbir gerekli.
Nerede yanlış yapıldığını bulup düzeltmek şart.
İşi ciddiye alarak, popülizmi bir yana bırakarak.
‘Böyle geldi, böyle gitmez’ diyerek.
Bu konuda bir an önce tedbir alınmalıdır.
*
Peki ne yapılmalıdır.
İşe, tüketilen gıdaların gerçekten sağlıklı olmasını sağlayarak başlanabilir.
Gıdalardaki pestisit kalıntılarını kabul edilebilir boyutlara indirgeyerek.
Üretici ve tüketiciyi bilinçlendirerek.
Sık sık ve sıkı denetimler yaparak.
İnsan sağlığına zarar verecek boyutta ilaç kalıntısı tespit edilen sebze ve meyveleri anında imha ederek.
Havadaki elektromanyetik dalgaların uluslararası kabul edilebilir noktalarda olmasını sağlayarak.
Ve insan sağlığına sözde değil ama özde önem vererek.
Bunları yapmak zorundayız.
Kanser vakalarında yaşanan artış, bazı şeylerin eksik yapıldığının bir göstergesidir.
Yalnız bugün değil dün de...
Ama yarın tedbir almak daha zor olacaktır.
Dün yapmamız gerekenleri bugün yaparak işe başlamalıyız.
Daha fazla insanımız acı çekmeden.