Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın eşi Oya Talat, Rum Lider Dimitris Hristofyas’ın eşi Elizabeth Hristofyas’ı ziyaret etti.
Aslında Oya Hanım böylesi bir ziyareti Papadopulos döneminde de gerçekleştirmek istemişti.
Ama Bayan Papadopulos bu talebe yanıt vermedi.
Ne olumlu ne de olumsuz!..
Oya Hanım kadınların, iki tarafın birbirini daha iyi anlamasına ve barış kültürünün gelişmesine olumlu katkı yapabileceğine inanıyor.
Kendisi ile telefonda Bayan Hristofyas’a gerçekleştirdiği ziyareti konuştum.
“Şimdi sıra onda” dedi.
“Bizde adettir, ziyarete gidilir. Karşılık verilmezse tekrarlanmaz” diye ekledi.
Bayan Hristofyas’ı torunları ile birlikte beklediğini söyledi.
Bu tür ziyaretlerin karşılıklı olması halinde anlam ifade edeceğini vurguladı.
Oya Hanım bu tür temasların çoğalmasından yana..
Oya Hanım ve Bayan Hristofyas bu ziyarette, Kıbrıs konusunda başlayan yeni süreçte eşlerine önemli bir destek ve katkı yapmak için anlaştılar.
Ne de olsa iki liderin en yakınındaki kişiler onlar.
Ve her iki liderin de uzun soluklu siyasi mücadelelerinde eşleri hep yanlarında oldu.
Ta Üniversite günlerinden bu yana...
Bu da iki ‘first lady’nin buluşmasında farklı bir psikolojik etki ve olumlu hava yarattı.
Oya Hanım “Bayan Hristofyas’ı 1980’li yıllardan beri tanıyordum ama bu ziyaretle birlikte daha derinden tanıdım” dedi.
Ve şöyle devam etti.
“Biz eşimle öğrencilik günlerimizde Ankara’da tanışıp evlendik. Siyasi mücadelemizde hep beraber, yan yana olduk. Onlar da öğrencilik günlerinde Moskova’da tanışıp evlenmişler. Siyasi mücadelelerinde hep beraber olmuşlar. Tıpkı bizim gibi. Bu benzerlik bana güven verdi. İki torunu olduğunu öğrendim. On ve üç yaşlarında. Büyüğü kızmış, küçük torunu erkek. Damadı Türkoloji okumuş. Torunlarının fotoğrafını gösterdi. Kendilerini daha iyi tanıdım”
Peki basına yansıdığı gibi Bayan Hristofyas’la kahve falı bakmışlar mıydı?
“Bakmadık” dedi Oya hanım ve ekledi:
“Kahve içtik. Kahve içince bende bir alışkanlık var, fincanı deviririm. Kahve telvesi içme alışkanlığım var. İçmeyeyim diye deviririm. Sonra da şöyle açar içine bir bakarım. Annemlerden gelen bir alışkanlık. İşte şu ya da bu var fincanda diye de bir iki söz söylerim. Yine böyle oldu. Baktım ağaç çıkmış. ‘Mutluluk demek bu. İyi çıkmış’ dedim. Basına da bunu yansıttım. Benim falım güzel çıktı, inşallah Kıbrıs’ın da falı güzel olacak’ dedim. Yoksa öyle detaylı fal filan bakmadık.”
Ziyaretine ilişkin bazı eleştiriler yapılmış olması Oya Hanımı üzmüş.
Kimileri bu ziyaretin Kıbrıs Türk tarafının görüşmelerdeki pozisyonunu zayıflatabileceğini dahi söylemiş!
Oya Hanım bu yaklaşımı doğru bulmadığını söyledi.
Ve devam etti:
“Bu sosyal bir aktiviteydi. Daha önceden tanıdığım bir kişiyi yeni bir göreve gelmelerinden dolayı tebriğe gittim, başarılar diledim. Hedefim bir diyalog oluşturmaktır. Kıbrıs konusunda içine girilen yeni dönemde lider eşleri olarak üzerimize düşeni yapmaktır. Bunun için gittim.Onunla konuşup, anlaşmak, birlikte birşeyler yapmak, örnek oluşturmak ve barış kültürüne katkı yapmak istiyorum. Bu konuda Bayan Hristofyas da benimle ayni düşüncede. Bu yönde birlikte aktif birşeyler yapma konusunda anlaştık. Eşlerimizin moral ve motivasyonuna katkı koyabilecek, halkanın en yakınında olan bizleriz. Onlara yeni süreçte destek olma konusunda üzerimize düşeni yapacağız”
Bayan Talat, lider eşleri olarak, uygun ortamlarda kadın gruplarına öncülük edip barışçıl işbirlikleri yapıp, politik olarak değil ama indirek bir şekilde uzlaşma ve yeniden yakınlaşmaya yardımcı olmaya çalışacaklarını anlattı.
Elinde barış çiçeği ile gidip, Lefkara işi hediye ile dönen Oya Hanım, Bayan Hristofyas’ı Kıbrıs konusunun çözümü konusunda umutlu gördü.
“Bayan Hristofyas’ı da umutlu gördüm ya da benim umutlarımı paylaşır gördüm” dedi.
Bayan Hristofyas’ın eşinin yeni görevine gelmesinin sonrasında her şeyi yerli yerine otursun diye bekleyip randevu vermesinin ardından gerçekleşen buluşmada iki ‘first lady’ Kıbrıs’ta en önemli sorunun Kıbrıs konusundan sonra su sorunu olduğu konusunda da hem fikir olmuşlar.
Şimdi Oya Hanım, Bayan Hristofyas’ın iade-i ziyaretini bekliyor. Böylelikle kendisinin attığı ilk adım daha bir anlam kazanacak.
Ve tabii ki siyasi çözüm arayışlarına olumlu katkı yapabilecek, önemli bir örnek oluşturacak yeni bir ilişki sürecini de başlatmış olacak.
Oya Hanım, bunun uzlaşma ve barış kültürünün adada gelişmesine katkı yapacağına yürekten inanıyor.