



|
|

|
|
 |
 |
| 64-74 Soykırımına AİHM Kapısı Açıldı mı |
|
|
|
|
 |
 |
| Dünya gıda gününde bizim derdimiz... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dün gibiydi. Büyük oğlum Mert’le birlikte heyecan içinde bekliyorduk doğumunu Berk’in.
Mert tutturmuştu bir kere, nedendir bilmem, Berk’in adını kendisi koymak istiyordu.
Sonra ikna oldu. Hep birlikte bir isim üzerinde uzlaştık ve yeni bebek aileye Berk olarak katıldı.
12 Haziran 1993’tü tarihlerden.
O günlerde Türkiye’de DYP’de Demirel’in Çankaya’ya çıkmasıyla kurultay toplanmış Tansu Çiller’i başkan olarak seçmişti.
Türkiye ilk kadın Başbakan’la tanışmanın arifesindeydi.
Mert üç yaşındaydı. Ve abi olmuştu artık.
Ekonomik sorunlar yine tartışılıyordu. Enflasyon can yakıyordu ve yakmaya devam edecekti.
Türkiye’de terör de öyle..
Amerika Baba Bush döneminde Birinci Körfez Savaşını tamamlamıştı.
Biz Kıbrıs’ta yine bildik sorunlarla boğuşuyorduk.
Gazete başlıkları çok farklı değildi.
Kıbrıs konusu gündemdeydi.
Dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş o dönemin Rum Lideri Yorgo Vasiliu ile Gali Fikirler Dizisi ve Güven Yaratıcı tedbirleri tartışıyordu.
Herkes yine umutluydu.
Maraş ve Lefkoşa Uluslararası Havaalanı eş zamanı olarak açılabilecekti.
Bunların onarımını kim nasıl yapacak dahil herşey konuşuluyordu.
Kimilerinin yapılmakta olan görüşmelerle ilgili endişeleri vardı!.
Endişelerini ‘Salam politikası uygulanıyor bu bizi bitirir’ diyerek dile getiriyorlardı.
Amerika ve İngilizler yine Kıbrıs sorununun çözümü için devredeydiler.
Kısa bir süre sonra Güney Kıbrıs’ta seçimler gerçekleşecek, Vasiliu seçimleri Klerides’e karşı kaybedecekti.
Yeni Başkan Klerides ise Gali Fikirler Dizisi’ni elinin tersi ile bir tarafa itecekti.
Ta ki 1996’ya kadar da Kıbrıslı Türkleri muhatap almayan bir politika izleyecekti.
*
İç politikada durum karışıktı.
CTP ve TKP 1990 seçimlerine dıştan müdahalede bulunulduğu gerekçesiyle Meclis’e girmemişti.
UBP ise tek partili mecliste bir süre sonra DP’yi doğurmuştu.
Kısaca iç politikada kavga büyüktü.
Ekonomi ‘Körfez Krizi’ ile olumsuz bir seyre girmişti. Sıkıntılar yaşanıyordu. Ekonomik paketler tartışılıyordu. Popülizme son verilmesi, ekonomik aklın kararlarda öne çıkarılması gerektiğine vurgu yapılıyordu.
Turizm de o günlerde yine sorunlar içerisindeydi.
Doğrudan uçuşların olmaması en büyük engel olarak gösteriliyordu turizmin önünde.
Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonları katmerleyecek ABAD kararı yoldaydı Berk doğduğunda.
Tekstil sektörü ile narenciyeyi iyice yok edecek karar gecikmedi. 1995 yılında çıktı.
Eğitimde yine sıkıntılı bir dönemden geçiliyordu.
Berk doğduktan 6 ay sonra ülke seçimlere gitti. CTP ilk kez iktidara ortak olmuştu.
UBP ilk muhalefet deneyimini yaşayacaktı.
Eğitimde reform diyerek kolları sıvadı bugünün Cumhurbaşkanı, o günün Milli Eğitim Bakanı Mehmet Ali Talat. Ama reforumu gerçekleştiremedi. Tam gün eğitimden söz ediyor, kolejlerin kapatılmasını tartıştırıyordu.
Sendika ile bakanlığın arası gergindi. Öğretmen bakana tepkiliydi. Tıpkı bugün olduğu gibi!.
Sağlıkta aile hekimliği gelecek sorunlar bitecekti!.
DAÜ’nün tıp fakültesinin temelleri bir süre sonra atılacaktı. Atıldığı yerde olduğu gibi duruyor.
*
Neyse, göz açıp kapayıncaya kadar zaman geçiyor.
Mert bugün 18 yaşını tamamlamak üzere. Berk ise 15 yaşında.
En büyük hedefi hepimizden uzun olmaktı Berk’in. Bu hedefine ulaştı.
Hem abisini hem de beni boyda geçti.
Doğum gününü sınavlara denk geldiği için kutlayamadı Berk.
Ama bu kutlamayacak anlamında değil. Doğum gününü sınavları sonrasında kutlayacak. Çocuklar büyüdükçe karşılaşılan sorunlar ve onların beklentileri de farklılaşıyor.
Ama ülkenin sorunları ayni. Değişen birşey yok.
Kıbrıs konusunda yeni bir süreç yaşıyoruz. Sorun devam ediyor.
Ekonomideki, eğitimdeki, turizm ve sağlıktakiler de...
Aktörler ve roller değişiyor sadece. Gündemdeki konular değişmiyor ama..
Çocuklar büyüyor. Ama bu ülke büyüyen çocuklara gelecek vaad edecek reformları, değişim ve dönüşümleri bir türlü gerçekleştiremiyor.
Çocuklarla birlikte ülkenin sorunları da gittikçe büyüyor.
Ve herşey daha da zor oluyor.
Bizler değişmeyecek şeylerle boğuşup hayatın tadına varamadan ömrümüzü tüketiyoruz.
Dönüp baktığımıda, saçlarımızdaki aklar artmış bir şekilde ayni yerde saydığımızı görüyoruz.
|
|
|
|
|
| |
15 Ekim 2008, Çarşamba |
Şu yoldaş söylemi |
| |
14 Ekim 2008, Salı |
Tapınarak siyaset yapılmaz |
| |
10 Ekim 2008, Cuma |
KKTC’den uçmak |
| |
09 Ekim 2008, Perşembe |
Motivasyon olmadan zor |
| |
06 Ekim 2008, Pazartesi |
Bu yolda yürüme sırası onlarda |
| |
03 Ekim 2008, Cuma |
Hayat bir sınavdır |
| |
02 Ekim 2008, Perşembe |
Ne müthiş bir teklif ama!.. |
| |
29 Eylül 2008, Pazartesi |
Bayramlar mı, biz mi değiştik? |
| |
26 Eylül 2008, Cuma |
Neden Ekonomik Platform? |
| |
24 Eylül 2008, Çarşamba |
Şu bedel meselesi |

|