Kıbrıs konusunda 21 Mart’ta başlayan yeni süreçte sıkıntılar yaşanıyor.
Rum Lider Hristofias kapsamlı müzakerelerin bir an önce başlamasına karşı çıkıyor.
Karşı çıkış nedeni olarak da kapsamlı müzakerelere hazırlanabilmek için zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la 23 Mayıs’taki görüşmeleri sırasında da bu isteğini seslendirmişti.
Ancak orada Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın tepkisi ile karşılaşmıştı.
Talat Hristofias’a “Bu da nerden çıktı, ne hazırlığı?” diye sormuştu.
Kıbrıs konusunda bilinmedik yön, söylenmedik söz kalmadığının da altını çizmişti.
Hristofias ise okuması gereken belgelerden söz etmişti.
Ancak, Talat kapsamlı müzakerelerin Haziran sonunda başlamasında ısrarlı oldu.
Ama öyle görülüyor ki Hristofias ikna olmadı.
Süreci yavaşlatmak ve zaman kazanmak için çaba sarf etmeye devam ediyor.
Kapsamlı müzakereleri başlatmamak için bahaneler yaratıyor.
Talat’la yapmaları gereken görüşmenin tarihini sürekli öteliyor.
Bu arada da boş durmuyor.
Hristofias kendi ulusal davasına en iyi şekilde hizmet edebilecek bir çözüme varılabilmesi için zemin yaratmaya çalışıyor.
Bir taraftan İngiltere ile imzaladığı memorandumla, diğer taraftan BM Genel Sekreteri’nin raporuna etki ederek kendi parametrelerini Cumhurbaşkanı Talat’a dayatmaya çalışıyor.
Öte yandan Rum Dışişleri Bakanlığını da seferber etti.
Kıbrıs Türk tarafının 2004’teki referandumla birlikte uluslararası alanda sağladığı olumlu havayı olumsuza döndürmeye çalışıyor.
Hedefi Kıbrıs Türk tarafını suçlu sandalyesine oturtmak.
Türkiye’yi adadaki çözümsüzlüğün sorumlusu olarak göstermek.
Türkiye’nin AB sürecinin önünü tıkayarak onu baskı altına almak ve Kıbrıs’ta tavize zorlamak.
Bu arada Kıbrıslı Türkleri izolasyon altında tutmaya devam ederek, ekonomik olarak çökertebileceği duruma getirmek ve sonuçta diz çöktürmek.
Böylece kendi dayatacağı çözümü kabul ettirmek.
Adını söylemeden ‘Ozmosis’ yoluyla meseleyi halletmek.
Tıpkı Papadopulos gibi.
Papadopulos niyetini net ve samimi bir şekilde ortaya koyuyordu.
Özü ne ise sözü de oydu!
Ama Hristofias öyle değil.
Başka söyleyip başka bir hedefe doğru yelken açıyor.
*
Bu durum BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe’nun ziyareti sırasında gündeme getirildi.
Pascoe Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la ilk buluşmasında bu endişleri sadece not etmekle yetindi.
Ama akşam üzere ikinci kez Cumhurbaşkanı ile görüşmeye geldiğinde Talat’a endişelerinde haklı olduğunu söylemek durumunda kaldı.
Çünkü Pascoe Hristofias’la görüşmesinde onu daha iyi anlama ve tanıma fırsatı buldu.
Ve gördü ki Hristofias 23 Mayıs mutabakatından kurtulmaya çalışıyor.
Bu mutabakatı sadece uluslararası alanda imajını düzeltmek için bir araç olarak görüyor.
Peki Pascoe şimdi ne yapmalı?
Hristofias’ın, BM Genel Sekreteri’nin raporu ile memorandumu, 23 Mayıs’ta varılan mutabakatın hilafına kullanmasına izin verilmemesi için girişimde bulunmalı.
Hristofias’ın erteleme ve geçiktirme taktiklerini deşifre etmeli.
Uluslararası kamuoyunu bu konuda doğru bilgilendirmeli.
Sanırım Hristofias niyetini erken belli etti.
Bu aşamada sorunun çözümüne gerçekten katkı koymak isteyen herkes Hristofias’a zaman kazanma arayışlarında fırsat vermemeli.
Kapsamlı müzakerelerin hemen başlamasına katkı koymalı.