Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
30 Ağustos 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Garantilerden vazgeçilemez Gül:Çözüm BM Çatısı altında olmalı Ertuğruloğlu: ÖRP devletin sırtında kamburdur Çakıcı:Evliler daha çok kumar bağımlısı Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
30 Ağustos dönüm noktalarından biridir
 
Talat ve iktidarın politikaları...
 
Kıbrıs'ta tek devlet var
 
Kıbrıs ulusal bir sorundur
 
Rusya'nın tutumu değişmez
 
ÖRP'ye yeni katılımlar oldu
 
Komisyona başvurular devam ediyor
 
Osetya'yı değerlendirdiler
 
Ankara Talat'a tam destek verdi
 
Yeşilırmaktan geçiş izni yok
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta hedefimiz nedir ?
Mete TÜMERKAN
Hatice’ye değil neticeye bakınız...
Hasan HASTÜRER
Bisiklet Yolları Niye Yok
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ben bir bisiklet aşığıyım.

Mağusalılar beni bisikletimle tanırlar.


Bu dünyalar güzeli ülkemizde senenin 300 günü, bisiklet sürmeye elverişlidir. Havası temiz ve genelde hep güneşlidir. Soğuk ve yağmurlu günleri toplasanız 60 gün bile etmez.

Bu nedenle de her fırsatta bisiklet kullanmayı, otomobil sürmeye tercih ederim.  Lefkoşa’ya gitmeyeceğim günler kesinlikle bisikletimle evden çıkarım.

Kale dışındaki evimden, kale içindeki çalışma odamın bulunduğu SAMTAY VAKFI binasına bisikletimle giderim.

Bu gidişin en çok sevdiğim kısmı da yolda rastladığım insanlarla durup sohbet edebilmek. Telefon yerine, canlı canlı, karşınızda duran insanlarla birebir konuşmanın, konuya siyasetten girmenin ve evkafın su meselesinden çıkmanın tadına doyum olmuyor.

Evimle çalışma odamın arası tamı tamına 2600 metre. Hiç durmadan bisikletimi sürerek gitsem en fazla 12 dakika tutuyor. Ama ne mümkün. Mağusa’da tanımadığım insan yok. İllaki durup hepsi ile konuşacağım. Bu nedenle evden çalışma odama gidiş bazen bir saat bazen de bir buçuk saat sürüyor.

Hele Mağusa kapısından içeri girdikten sonra kendimi, son 50 yıldır yaşadığım evimin kapısından içeri girmiş gibi hissediyorum. Mağusa kapısından, çalışma odama kadar olan uzaklık en fazla üçyüz metre. Bu üçyüz metreyi yarım saatte geçebiliyorum ancak.

İstiklal Caddesi üzerindeki tüm dükkanların sahiplerine muhakkak seslenirim ve durup konuşurum. Çocuktan al haberi derler ya, ben de sokaktaki vatandaştan ve esnaftan alıyorum haberi. Hem de taze taze, günlük.

1970’li yılların sonunda eşimle birlikte Danimarka’ya gittiğimizde alışılmışın dışında tuhaf bir yol sistemi dikkatimizi çekmişti. Otomobillerin gittiği yolların sağında ve solunda bildiğimiz kaldırımlar vardı.

Vardı ama, kaldırımın kendi içinde de otomobil yolu benzeri daha dar bir başka yol bulunmaktaydı. Genişliği her halde 120 cm. kadardı. Çok dikkatimizi çekti ve bir kenara çekilip bakalım bu yolu kimler kullanacak diye beklemeye başladık. Benim aklıma tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olanlar gelmişti ama kaldırımın düzenlenmesi o kadar zekice ve güzeldi ki, kaldırımların tekerlekli sandalye kullananlara göre yapıldığı hiç şüphe götürmez bir gerçekti.

Çok beklemedik ve o dar, kaldırımdan 15cm. aşağıdaki yolcuktan bir bisikletli geçti. Hem de ıslık çala çala. Ve biz de merak ettiğimiz sorunun yanıtını aldık.

Danimarkalılar ve doğal olarak tüm Nordik ülkeleri o soğuk havaya, dokuz ay süren karanlık kış günlerine, yağmura, fırtınaya ve jilet gibi esen rüzgâra rağmen bisiklet kullanımını teşvik etmek için özel bisiklet yolları yapmışlardı. Hem de otuz sene evvel.

Tabii biz göreli otuz sene oldu, belki de yollar elli sene evvel yapılmıştı.    
 
Bizim Şehir Planlama Dairemiz, yıllardır KKTC’de, kısıtlı miktarda olan toprağa rağmen, apartman tipi dikey yapılaşma yerine daha pahalı olan yatay yapılaşmayı zorla halkımıza empoze etti.  İçinde 80 daire olan 20 katlı bir binaya 30 m. yol, su borusu, kanalizasyon sistemi ve elektrik tesisatı yapılması gerekirken, yatay yapılaşma ile milli hazinemiz 40 misli harcama ile 1200 m. yola, suya, kanalizasyona ve elektrik alt yapısına para harcamaya adeta zorlandı.

Fakat bunca yıldır yatay yapılaşmanın üzerinde bu kadar ısrar eden Şehir Planlama Dairemizin planlayıcılarının aklına, yatay yapılaşmanın olmazsa olmazı olan bisiklet yolu yapmak hiç gelmedi. Bu ihmalden dolayı da bisikletlilerin yollarda dolaşabilmeleri ve kent içinde bir yerden bir başka yere gidebilmeleri neredeyse olanaksız. Zaten otomobil sürücülerinin büyük çoğunluğunun da iki tekerlekli taşıtlara pek saygısı yok.

Ülkemizde ne bisiklet yolu var, ne de bisiklet sürücüleri ile ilgili herhangi bir tabela.   

Mağusamızda, deniz kenarında Palm Beach otele giderken sol taraftaki Laguna apartmanları önünde deniz boyunca çok güzel bir düzenleme yapıldı. Çemberden Palm Beach otele kadar denizin kenarından yürüyerek gitmek artık mümkün. İçinde arabaların giremediği yürüyüş yolları var, oturma yerleri var, denize taş atma yerleri var, aklınıza ne gelirse var ama bisiklet yolu yok.

Bu kadar güzel ve çağdaş yapılmış bir düzenlemede, maalesef bisiklet yolu yapmak akla gelmemiş. Eğer bisikletiniz ile oraya gitmişseniz ve motorlu araçların olmadığı bir deniz kenarında bisiklet sürmenin keyfini çıkarmak istiyorsanız bu mümkün değil. Bisikletinizi, yürüme yolunda gezinen insanların arasında zigzaglar çizerek kullanmak veya bisikletinizden inip yayan dolaşmak zorundasınız.  Başka bir seçenek yok. 

Petrol fiyatları hızla yükseliyor.

Havamız motorlu araçlardan dolayı hızla kirleniyor.

İnsanlarımız spor yapmadıkları ve hareket etmedikleri için hem kilo almaktalar hem de kalp gibi, tansiyon gibi hastalıklara genç yaşta yakalanmaktalar.

Bunların hepsine çare insanlarımızı bisiklet kullanmaya teşvik etmektir.

Hükümetimiz, bu konuda radikal tedbirler alıp, bisiklet kullanımını teşvik edebilir ve yaygınlaştırabilir. Kazancımız olur ama kaybımız asla olmaz. Benden tavsiye etmesi.

   763 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  27 Ağustos 2008, Çarşamba   Batının KKTC Yanlışı
  24 Ağustos 2008, Pazar   Rum Siyasilerin İtirafları
  23 Ağustos 2008, Cumartesi   İki Halkın “Evet” Diyebileceği Çözüm
  21 Ağustos 2008, Perşembe   RMMO Savaş Gücünü Arttırıyor
  17 Ağustos 2008, Pazar   Hristofyas’ın Olmazsa Olmazları
  13 Ağustos 2008, Çarşamba   Osetya- Rusya, KKTC-Türkiye Benzeşmesi
  10 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıslı Türkler Kararını Vermiş Bile
  10 Ağustos 2008, Pazar   Pazarın Sosyal Ahkâmı
  07 Ağustos 2008, Perşembe   Rum Kilisesi Türkleri Düşman Addediyor
  04 Ağustos 2008, Pazartesi   Rum Tarafında Kriz Rüzgarları


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.