Dün Terminal Taksi durağında bulunup sohbete katılanların çoğu referandumda EVET diyen, seçimlerde de CTP'den yana oy kullanan insanlardı.
CTP'ye oy verdikleri için pişman olduklarını öfkeyle seslendiriyorlar.
Ancak o öfkeli seslendirmeye rağmen kolay kolay sağ tarafa oy vermek istemeyen bir ruh hali de çok kolay fark ediliyor.
İnsanlar CTP'yi mahkum etmek istemiyor. Ancak CTP'nin tepesindeki yönetici kadroya kırgınlığın ötesinde öfkeliler.
Dünyanın her yerinde kamu oyu izlenimi edinme bakımından en kolay haber kaynağı taksicilerdir.
Yerli - yabancı pek çok insanla iletişimleri var.
Gün 24 saat kamu oyu yoklaması yaparlar.
Bu nedenle fırsatını buldum mu taksici dostlarla sohbet ederim.
Dün öğleden sonra Terminal Taksi durağındaki taksici arkadaşlarla kısa bir sohbet ettim.
Sokaktan öte ülkenin nabzını tutan taksici arkadaşların söyledikleri en geniş katılımlı kamu oyu yoklamalarıyla ortaya çıkacak sonuçtan farklı değildir.
Dün Terminal Taksi durağında bulunup sohbete katılanların çoğu referandumda EVET diyen, seçimlerde de CTP'den yana oy kullanan insanlardı.
CTP'ye oy verdikleri için pişman olduklarını öfkeyle seslendiriyorlar.
Ancak o öfkeli seslendirmeye rağmen kolay kolay sağ tarafa oy vermek istemeyen bir ruh hali de çok kolay fark ediliyor.
İnsanlar CTP'yi mahkum etmek istemiyor. Ancak CTP'nin tepesindeki yönetici kadroya kırgınlığın ötesinde öfkeliler.
CTP, bu kadro ile seçime giderse işinin çok zor olduğunu söylemek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok.
Halkın CTP'ye adreslediği güvenini boş çıkaran kadrolar parti içi gerginlik yaratmadan kenara çekilip, toplumsal güvenin yeniden CTP'de toplanmasına izin verirlerse CTP'ye ve topluma en büyük iyliği yaparlar. Aksi bir ısrar CTP'yi parti olarak hak etmediği bir seçim yenilgisine götürecek.
Çok geniş katılımlı kamu oyu yoklamalarına gerek yok.
On kişinin olduğu ortamlarda bir nabız tutun bakalım kaç kişi “Gene CTP” diyor. CTP seçim başarıları elde ederken bu tür gruplarda en az üç hatta dört kişi CTP'yi inatla savunurdu. Onların birinci tercihi CTP olduğu için içtenlikle çevrelerini de etkileme uğraşı verirlerdi.
Şu an için görünüm öyle değil.
CTP'den şikayet var.
UBP ya da daha genel adıyla sağa yeniden oy desteği verme eğilimi net değil.
TDP'yi insanlar şöyle bir gözlüyor ama iktidar alternatifi ağırlığında görmüyor henüz.
Dünkü sohbet sırasında taksicilerden biri, “Aha Çakıcı'nın partisi” dedi. Ötekilerin tepkisine baktım. TDP alternatif oy adresi olabilir ancak güçlü ve güven veren bir kadro ile halkın önüne çıkarsa.
CTP gerilerken UBP'nin yerinde kalması at başı hatta UBP'yi az öne çıkaran bir dengeye ortaya çıkarıyor.
* * *
Önümüzdeki Pazar seçim olsa nasıl bir tablo ortaya çıkar?
Çeşitli kaynaklardan aldığım sağlıklı bilgilerle şu rakamları sizlerle paylaşabilir.
CTP ve UBP % 20 ile % 24 arasında, bir birine çok yakın. Bazı anketlerde CTP bazı anketlerde ise UBP az farkla önde. Hiç bir ankette aralarında önemli fark yok.
TDP ile DP % 12 ile % 15 arasında... TDP'nin ada genelinde DP'den az daha önde olduğu görülüyor.
ÖRP, Mağusa'da % 12 dolayında oyla üçüncü sırada. Ancak aynı oy desteği özellikle Lefkoşa'da yok. Ada genelinde dengeli oy dağılımına sahip olmayan ÖRP olası bir seçimin en sürpriz partisi olacak.
* * *
Taksici arkadaşlarla yaptığım kısa ama çarpıcı içerikli sohbette dün öğle saatlerinde Ercan Hava alanında yaşanan bir trafik kazası da anlatıldı. Bir tır manevra yapıp dönemeyince Renault marka bir arabaya çarpmış. Renault marka arabadan inenleri tepkisi ve anında silahlarına sarılmaları olaya tanık olanları korkutmanın ötesinde, düşünce olarak çok farklı yerlere götürdü.
Bir trafik kazası sonrası insanların yaşadıkları topraklarda ne kadar söz sahibi olduklarını sorgulamaları üzerinde durulacak önemli bir bulgudur.
* * *
Bir de şunu fark ettim.
Toplumda örgütlü yapıya duyulan güven de erozyona uğruyor.
Kitle bağı kopuk yöneticilerin kendileriyle ilgili sorunları öncelikle çözmesi insanların örgütlere üye olup, her bakımdan sahip çıkmalarını olumsuz yönde etkiliyor. Bir taksici aynen şunu söyledi: “Ne be Hasan Bey gidecem seçeyim da adama kendi işlerini halletmesi için guvvet vereyim?”
Gidişatın iyi olmadığını dün bir kez daha gözledim. Ama sohbetin sonunda oradan ayrılırken gene da “Pes etmek yok, mücadeleye devam” noktasında buluştuk.
Günün sözü:
Halkın sesini duymayan, tokatın sesini duymaya hazır olmalı