Geçtiğimiz Cuma günü önce Şehit Hasan Cafer İlkokulu'nu ziyaret ettim.
Okulun Ozanköy'de yapılmakta olan binaya taşınma kararına tepkili
öğretmenlerle konuştum.
Öğretmenlerden 15 Eylül Pazartesi, yani bugün yeni okulda hazır olmaları
isteniyordu.
Okul inşaatının tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda farklı biligler vardı.
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil'le gidip inşaatın son durumunu gördüm.
Okulun ne kendi ne de yolu hazır değildi. Dahası bugüne asla hazır olamazdı.
O gözlemlerimle ertesi günkü yazımda şunları yazdım:
“ Pazartesi hem öğretmen hem de kaldığı kadar öğrenciye "gidin" denilen
yeni Şehit Hasan Cafer İlkokul binasının önünde durdum.
Eğer o yeni bina pazartesi günü tamamlanmış olarak öğrencilere kucak
açacak durumda olursa salı günü ben sizlerden özür dileyip gazeteciliğe
nokta koyacağım. Bu kadar iddialıyım.
Okul inşaatı resmen yarı buçuk.
Ne içi ne dışı tamam.”
Cumartesi bunları yazdım.
Öğle saatlerinde cep telefonuma TAK Haber'den şu mesaj düştü:
“ Şehit Hasan Cafer İlkokulu'nun açılışı bir hafta ertelendi. Okula ulaşılacak
köprünün eksiksiz tamamlanabilmesi için dersler 22 Haziran'da başlayacak.”
Haziran'ın yanlışlıkla yazıldığını anladım. 22 Haziran, 22 Eylül olacaktı.
Dünkü gazetelerde haber daha ayrıntılı yer aldı:
Öztoprak, TAK Ajansına yaptığı açıklamada okulun çevre düzenlemesi dahil
her aşaması ve bölümüyle Pazar akşamı eksiksiz tamamlanmış olacağını ancak
okula ulaşımda bir takım eksiklikler tespit ettiklerini belirtti. Okula ulaşımın
trafik açısından en güvenilir ve en doğru biçimde yapılması gerektiğini ifade
eden öztoprak okula ulaşımı sağlamada gerekli olacak köprünün eksiksiz ve risk
taşımayacak şekilde tamamlanması için bir süreye daha ihtiyaç duyulduğunu
gözlemlediklerini anlattı. Köprünün tamamlanmasına olanak tanımak için de
okulun açılışının bir hafta ertelenmesini zorunlu gördüklerini bu okuldaki
derslerin 22 Eylül Pazartesi başlanmasını kararlaştırdıklarını açıkladı.
***
Dün akşam üstünü bekledim.
Saat 17.30 gibi bir kez daha gittim Ozanköy'deki yeni okul inşaatına.
Bakan açıklamasında ulaşım yolu hariç her şeyin tamam olacağını
açıklamıştı. Bana göre imkansızın nasıl mümkün olduğunu görmek için
gittim.
Doğru söyleyim, inşaatın çevre düzenlemesiyle tamamlanması bana göre
imkansızdı.
Gittim, gördüm... Gözlerimle gördüm... Maalesef ben haklı çıktım.
Yolu boşverin, ne okul, ne de çevresi tamamlandı.
Ne kadar vasıflı oldukları kuşkulu işçileri okulu tamamlama değil, tamamlandı
imajını vermek için uğraşıyorlardı.
Onu bile başaramadılar.
Binanın ortasında salon var. Ben nedenle okulun çatısı, salonun da çatısı. Çatı
için bir çivi bile çakılmadı.
***
Okul inşaatını baştan sona her tarafını gezdim.
Canım sıkılmadı dersem yalan olur.
Ülkem adına, insanımıza yapılan saygısızlıktan dolayı canım sıkıldı.
Kendi kendimi güldürmek için teselli arıyorum.
Herhalde Bakan Canan Hanım'ı farklı bir okula götürdüler. Orada
Gördükleriyle de okulun Pazar akşamına tamam olacağını söyledi.
İnanın gördüğüm tablodan sonra akıl ve mantık yoluyla başka yanıt
bulamadım.
Ben hala yanılıyorsam Canan Hanım bu gün arasın birlikte gidip yerinde
okul inşaatının son durumunu görelim.
Bu isteğimde çok samimiyim.
***
İnşaat sağlamlık ve kalitesini saptama konusunda hiç birikimim yok. Ancak bu
kadar aceleye getirilen okul inşaatının çok kısa sürede sapır sapır
döküleceğinden hiç kuşkum yok.
Hem merak ediyorum... “Sabıkalı” hale düşen yeni okul inşaatının ön denetimle
geçici teslimine hangi mühendisler, hangi teknik elemanlar imza atacak?
Günün sözü:
Gerçek gizlenemez