UBP’de 29 Kasım’daki kurultay için geriye sayım sürüyor. Kurultay delegelerinin de belirlendiği örgüt toplantılarını basına yansıyan yüzü kadar siyasi iletişimlerimle de izliyorum.
Ülkede sağlıklı bir demokrasi için öncelikle parti içi demokrasinin sağlıklı çalışması gerekir.
UBP’yi bu bağlamda takdirle izliyorum.
Bu yaklaşımımı daha önce de yazdım. Ancak pek siyasi partinin, parti içi demokrasiyi kuşa çevirmeyi başarı saydığı bir dönemde UBP’de yaşananlar içtenlikle takdir edilmeye değerdir.
* * *
UBP’de Genel Başkanlık için mevcut Genel Başkan Tahsin Ertuğruloğlu ile eski Genel Başkan ve partinin onursal lideri Derviş Eroğlu yarışıyor.
Küçük toplumuz, siyasi uzaklığımız ne olursa olsun bir birimizi tanıma şansımız var.
Derviş Eroğlu’nu Tahsin Ertuğruloğlu’na göre daha yakından tanırım. Siyaset dünyamızda kendine özgü duruşuyla eşi Meral Eroğlu’nu da tanırım, çocuklarını da. Çok uygar, sosyal değeri olan bir yakınlığımız da var.
En sert eleştirilerimi yaptığım dönemde sosyal iletişimimiz zarar görmedi, oturup saatlerce konuşabildik.
Söz Meral Eroğlu’dan açıldığına göre azıcık saha görüş ortaya koyayım.
Derviş Eroğlu’nun siyasi yükselişinde eşi Meral Eroğlu’nun payı var mı? Mutlaka var. Bana göre Derviş Bey hırslı değil. Örgütçüdür, sosyal ilişkileri çok iyidir. Babacan bir lider duruşu var.
Meral Hanım’ın daha hırslı oluşu Derviş Bey’in önemli bir eksiğini kapattı.
Derviş Eroğlu’nun yeniden parti başkanlığına aday olmasında pek çok neden yanında eşinin de payı olduğuna inanırım.
Derviş Eroğlu, onca yıllık genel başkanlık ve başbakanlığın ardından yeniden aday olmalı mıydı? Bu sorunun yanıtı tamamen bakış açısına bağlı. Parti tüzüğüne göre aday olma hakkı varsa olur. Delegeler seçerse de yeniden parti genel başkanı olur.
* * *
Tahsin Ertuğruloğlu, UBP’de daha farklı ekolden bir politikacıdır.
Derviş Eroğlu’nun Başbakanlık müsteşarlığından aktif politikaya sıçradı. Ancak Eroğlu, ekolünden bir politikacı değil.
Katılırsınız ya da katılmazsınız Ertuğruloğlu’nun söyledikleri her zaman köşelidir ve bir defada anlaşılacak kadar açıktır.
Gerek parti tabanı gerekse toplumla iletişimde yaygın politikacı davranışıyla Tahsin Ertuğruloğlu’nun davranışı örtüşmez.
Bu satırların yazarı olarak önceliğim politik duruşta olduğu için Tahsin Ertuğruloğlu’nun sosyal ilişkilerine yapılan eleştirileri önemli ve değerli bulmam.
Düğün, sünnet ve meyhane gezerek seçim kazanma deveri maziye karışmalıdır.
* * *
Gazeteciyiz ya, görenler her konuda görüşümüzü sorduğu gibi UBP’deki başkanlık yarışıyla ilgili görüşümü de soruyorlar.
Bu tür sorulara muhatap olduğum zaman öncelikle UBP’ye parti içi demokrasiyi çalıştırdığı için övgülerimi sıralarım.
Sonra da duyduklarım ve gözlemlerime dayalı yanıtımı veririm.
UBP içinden dışarıya yansıyan bilgilere göre Eroğlu, rahat bir şekilde yeniden genel başkan seçilir.
Ancak sizlerle paylaşmak istediğimim ilginç bir gözlemim var... Yıllardır UBP’li olan tanıdıklarım var. Onları “UBP’de kim kazanır?” sorusunu sorduğumda şu yanıtı alıyorum: “ Derviş Eroğlu kazanacak, ama ben oyumu Tahsin Ertuğruloğlu’na vereceğim.”
Bu yanıtı değişik bölgelerden aldım.
İşte bu yanıtlar, “Tahsin Ertuğruloğlu, tahminlerin aksine sandıktan yeniden genel başkan olarak çıkar mı?” sorusunu sordurtuyor.
* * *
Geçtiğimiz hafta Tahsin Ertuğruloğlu ile ailevi bağı olan bir gençle sohbet ettim. Militan bir duruşu yoktu. Ancak Tahsin Ertuğruoğlu’nun yeniden seçileceği konusunda o denli iddialıydı ki, “ Hayatımda pek bahse girmem ama Derviş Eroğlu’nun kazanacağına inananlar varsa gelsinler takım elbisesine bahse girelim” dedi.
... Keşke her iki adayım üslubu daha seviyeli olsaydı. Kişisel nitelikli saldırı yerine politik konuşmaları daha önde olsaydı. O zaman UBP’deki parti için demokratik yarış çok daha fazla sempati toplayacaktı.
Günün sözü:
Demokrasinin kazandığı yerde herkes kazançlıdır