Sondakika Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
13 Ekim 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat Hristofias görüşmesi başladı Liderler yeniden görüşüyorlar Nami:Konfederasyon istemiyoruz Stefanu: Hristofias'ın başka işleri de var Tatar:Halka zarar veriyorlar Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
YAGA DİREKTÖRÜ AYŞE DÖNMEZER: ÖZEL SEKTÖR ACI İÇİNDE

DÖNMEZER: EKONOMİ VE EKONOMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN ÇÖZÜME HAZIR DEĞİLİZ.
Kıbrıs konusunda kapsamlı müzakereler devam ed...

 ÇOK OKUNANLAR
Türkiye 2- Bosna Hersek 1
 
Konfederasyon istemiyoruz
 
Rumlar Güzelyurt'a yürüdü
 
Yeni dehşet senaryosu
 
Babamı öldüreni bilmek isterim
 
Denktaş'tan uyarı
 
Talat:Amacımız birleşmektir
 
'Başka işlerimiz de var'
 
Yarın yeniden görüşecekler
 
Meclis devre dışı
 
Su içinde seks muhabbeti!
 
Gül destek arıyor
 
Yemek Kültürüne Festival Katkısı
 
Halka zarar veriyorlar
 
Hristofias Paris'e gitti
 

 YORUMLANANLAR
"Genel Başkanlığa adayım" [3]
 
DAÜ'de yeni akademik yıl [1]
 
Trafik bir can daha aldı [1]
 
YDÜ Tıp Fakültesi başladı [1]
 
'Elders'in gelişini yorumladı [2]
 
Rumlar memnun değil [2]
 
AKPM kararı adaletli [2]
 
Talat Cumhurbaşkanı olarak davet edilmelidir [1]
 
Barış ve huzur getirsin [1]
 
Bayramınız kutlu olsun [1]
 
Yahudi lobisiyle görüştü [1]
 
Şener'den müthiş açıklamalar [1]
 
KTHY uçaklarına el konabilir [1]
 
Annan raporu uygulansın [1]
 
Kıbrıs meselesi aşılmalı [1]
 

Kiliseler ve Camiler
Rauf R. DENKTAŞ
AB, AP ve AKPM Gerçekleri
Prof.Dr.Ata ATUN
KKTC’den uçmak
Mete TÜMERKAN
Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de yorumlayın...
Hasan HASTÜRER
Bizim mahallenin bakkalı...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizim mahallede, köşe başında bir market var...

Özellikle Pazar günleri dolup taşıyor...

Akşama doğru; üretici köylerimizden gelen tıka basa dolu kamyonların taşıdığı taze sebzelere büyük bir “hücum” başlıyor...

Bizim mahallenin marketi; çevreden, Rum tarafından, başka kesimlerden gelen tüketicilerin akınına uğruyor.

İnsanlar, haftalık alış-verişlerini yaparken, çoğu zaman trafik sıkışıyor, müşteri araçları Lefkoşa-Güzelyurt yoluna kadar taşıyor...

Bu Pazar, bunların hiçbirisi olmayacak...

Hükümet’in kararına göre; market kapanacak, siz de biz de rahat edeceğiz...

Bunun, mutlaka bizim bilmediğimiz bir “toplumsal fayda”sı olmalı...

Yıllarını “sol” mahallede geçirmiş bir Çalışma Bakanı “Çalışma Saatleri Reformu”nu uygulamaya koyduğuna göre, mutlaka bir bildiği vardır...

Market sahiplerine ve işadamı örgütlerine saldırırken kullandığı sert söylem “emekçi”lerin ruhunu okşuyor ve “solculuk” tadı veriyorsa da, yine de “tez”ini izah ederken Türkçesinin yetmediği gözlemleniyor...

Bizi de mahalleden, yaşamın içinden örnek vermek zorunda bırakıyor...

Bu Pazar bizim mahallede, Pazar sabahı alış-veriş keyfi olmayacak...

Evinden çıkan emekli memur, gazetesini “market”ten alamayacak...

Haftalık alış-verişini hafta sonu akşam üstü bu marketten yapan hesaplı işçi ailesi, bu keyfi tadamayacak...

En önemlisi; her hafta bu markete ve buna benzer marketlere sebze satan üretici köylü, pazara mal getiremeyecek...

Peki bizim mahalleli ne yapacak?

Bu 350 metre kareden küçük “market”i yaşamından, alışkanlıklarından çıkaracak...

Ne olmuş yani, diyebilirisiniz...

Büyük reformlar, böyle küçük fedakarlıkları gerektiriyor...

Ne için?

Bakan Bey’in açıklamasına göre; haksız rekabeti önlemek için...

İddia şu: Marketçilikte tekelleşme giderek büyüyor. Hükümet, bu tekelleri kıracak, küçük marketçiklere nefes aldıracak...

Oysa; bizim mahalledeki küçük markete “Sen 350 metre kareden küçüksün. Pazar günü açamazsın, diyor. Ancak 350 metre kareden büyük olana, yarım güncük bir “şans” tanıyor...

Ne yapacak “büyük” market? Çalışma Bakanlığı’na gidecek, “Ben Çarşamba günü yarım gün kapatayım da, bana Pazarları yarım gün açma olanağı veriniz” diyecek...

Yüce devletin “solcu” yetkilileri de “İzin” verecekler...

Yani; bizim mahalledeki bakkalı bu Pazar kapalı gören tüketici, az ilerideki kocaman süper markete gitmek zorundadır...

Alış-verişini oradan yapacak...

Küçük market kapalı, tekelci olmakla suçlanan patronun marketi açık...

Böylece “Solcu” Bakan bu “Haksız rekabet”i önleyecek...

Birilerinin bize bu CTP “icadı”nın nasıl yürüyeceğini anlatması gerekmiyor mu?

Sanırsınız ki Hükümet; diğer bütün reformları tamamlamış; eğitimi, sağlığı “mamur” etmiş, reform yasalarını tek başına takır takır Meclis’ten geçirmiş ve bir tek çalışma saatleri kalmış...

İşsiz kalmış “avare” gibi kendisine bir “meşguliyet” arayan ve “Buldum buldum” diye feryat ederek marketlerin üzerine saldıran Hükümet; gerçekten ne yaptığını bilmiyor...

Bilse; iş saatlerini bir “Bilmece”ye çevirmezdi...

Tekelciliği önleyeceğim derken, ekonomik durgunluğun egemen olduğu bir zamanda küçük iş yerlerini böyle “taciz” etmezdi...

Gerçekten birileri bize; geceleyin saat onda kapatan bir marketin, geçen pazartesinden beri neden sekizde kapatacağını izah etmek zorunda değil mi?

Bunun nasıl bir “Toplumsal fayda” üretileceğini açıklamak zorunda değil mi?

Kapanacak marketler yerine küçük bakkallar gelişecek ve tüketici onlardan alış veriş yapmak zorunda kalacak, böylece “nefes alacaklar” iddiasına bizleri de yurttaşlar olarak inandırmaları gerekmez mi?

Neden bu Hükümet; tekelcilerle apaçık ve cesurca mücadele etmekten kaçınıyor da, sol kulağını sağ eliyle tutmayı beceremiyor?

Neden küçük bakkallara “standart”lar koymak ve insanımıza daha kaliteli hizmet sunmalarını sağlamak yerine dolambaçlı “destek” için yeni “icat”lara başvuruyor?

Neden market çalışanlarının çalışma saatlerini ve özlük haklarını en katı biçimde ve “Emekçiden yana” bir tavırla bir yasayla belirleyip düzenlemiyor da, işin kolayına kaçıyor?

Hükümet’in görevi; bir kesimi kollamak ve desteklemek ise; bunu neden birçok kesimi rahatsız ederek yapıyor?

Ne yazıktır ki; aklı, birikimi daha yapıcı formüller üretemiyor, daha başkasına cesareti yetmiyor, tüm kesimleri memnun edecek çareleri bulamıyor, kendini anlatmayı da beceremiyor ve böylece her şeyi yüzüne gözüne bulaştırıyor...

Kıbrıslı Türk insanı bunu asla hak etmiyor baylar asla...

   589 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  09 Ekim 2008, Perşembe   AKPM’de yediğimiz bozuk pilav...
  06 Ekim 2008, Pazartesi   Benim yeğenim ile Doğan’ın yeğeni...
  02 Ekim 2008, Perşembe   “Haber tekeli” devletin muhalif medyaya karşı silahına dönüştü...
  29 Eylül 2008, Pazartesi   TAK Ajansı rezaleti için, akıllı bir vekil arıyorum...
  26 Eylül 2008, Cuma   Çöplük meselesi
  18 Eylül 2008, Perşembe   Talat’ın “Anayasa”cılarla gereksiz ve zayıf savaşı...
  15 Eylül 2008, Pazartesi   Kumar makinesi ile anjiyo makinesi arasında fark yoktur...
  11 Eylül 2008, Perşembe   “Short”lu tenis olur da, takunyalı Kuran Kursu olmaz mı?
  08 Eylül 2008, Pazartesi   AKEL ve CTP’nin “Elektrik” politikaları...
  04 Eylül 2008, Perşembe   “Mübadil”


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.