Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
2 Aralık 2008, Salı

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Soyer'den izolasyonları kaldırın çağrısı Ankete göre CTP yüzde 41 ile 1'inci parti Ay ve yıldız buluştu Ekonomi için 350 milyon dolar gerek UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı Kayıp Otobüs ABD'de yarışıyor Avcılar eylem yapacak Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ÇAĞINER: "ÇÖZÜMSÜZLÜK YA DA SORUNLAR MAZARET DEĞİLDİR"
Kıbrıslı Türk İşadamı Turizmci Ünal Çağıner, Kıbrıs meselesinin bir mazaret olarak öne sürülmemesini bunun ekonominin...

 ÇOK OKUNANLAR
Ankete göre CTP 1'inci parti
 
Ay ve yıldız buluştu
 
UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı
 
Kayıp Otobüs ABD'de yarışıyor
 
Ekonomi için 350 milyon dolar gerek
 
YAGA'dan tanıtım
 
Avına sahip çık
 
İzolasyonları kaldırın
 
Müzakere süreci çok zor
 
Sarımsak erkeğe zararlı
 
AP Türkiye raporunu görüşecek
 
Kıbrıs Dostları Grubu'nun ziyaretleri
 
Sarkozy, Akdeniz Birliği konusunda çalışıyor
 
Ünlülerin seks sırları
 
Bebeğimle uçağa binebilir miyim?
 

 YORUMLANANLAR
Ekonomi için 350 milyon dolar gerek [1]
 
UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı [1]
 
İstihdamlar durdurulsun [1]
 
UBP Kurultayı başladı [1]
 
Hristofias'tan Truva benzetmesi [1]
 
UBP eskiye döndü Eroğlu Başkan [5]
 
Kazanan UBP ve KKTC oldu [8]
 
İşte Karamanlis'in çözüm modeli [1]
 
Eroğlu'nun iddiaları temelsiz [2]
 
KKTC'ye sahip çıkalım [3]
 
Hedefimiz Haziran'dan önce çözüm [1]
 
Türkçe AB'nin resmi dili olmalı [2]
 
Ademgil: Ertuğruloğlu'nu destekliyorum [3]
 
UBP adaylarının söyleyecek sözü yok [3]
 
Bakoyanni'den Hristofias'a övgü [1]
 

Görüşmeler kritik safhada mı?
Rauf R. DENKTAŞ
Türk Rus İlişkileri Ve Rumlar
Prof.Dr.Ata ATUN
Ne bitmek bilmez bir aşk
Mete TÜMERKAN
Dedim...Dedi...
Erdinç GÜNDÜZ
Partiler gücü oranında zarar da verir...
Hasan HASTÜRER
Kıbrıs’ta stratejiler savaşı
Yusuf KANLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son anketler de açıkça ortaya koymakta Kıbrıs Türk halkının değişen algılarını. Bugün Annan planı olduğu şekliyle tekrar adanın iki halkının eş zamanlı oyuna sunulsa, yüzde 65 kabul yerine, Rum tarafında 2004’de olduğu gibi, bugün Kıbrıs Türk halkının yüzde 70 civarında “Hayır” demesi olası görünüyor.

Tabii daha Ankara devreye girmedi, milyonlarca dolar “ikna parası” ödemedi Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik devletleri… “Yes be annem” cephesinin oluşturulması için belki de zaman daha çok erken. Belki de bu sefer “No be annem” kampanyası daha akıllıca olur…

Yoksa… Olabilir mi acaba? Bu kez de amaç Kıbrıs Türk halkının “Hayır” demesini sağlamak, ve sonra da “Nerede kalmıştık” deyip, 2004’den sonra “Yahu, Kıbrıs’ta çözümü esasında Kıbrıs Rum halkı istemiyormuş, bir Kıbrıs Türk halkını boşuna cezalandırmışız on yıllar boyunca” diyerek ama timsah gözyaşları dökerek “Yanlış yaptık… Ama Rumlar artık AB üyesi… Şu Rumlar bir kabul etse de kuzey Kıbrıs’a yönelik izolasyonları rahatlatsak…” iki yüzlülüğünü yana itip, 2004 öncesi algılara geri dönüp, vicdanların rahatlatılması mı istenmekte?

Belli ki eğer mevcut durumla yeni bir çerçeve anlaşmasına doğru ilerlenir ise, 2004’deki “Hayır-Evet” yerine, büyük olasılık ile bu kez “Hayır-Hayır” alınacak… Rumlar “temize” çıkacak… Her iki tarafın ve hatta birçok uluslar arası oyuncunun “Asla kabul edilemez” dediği “mevcut durum”, yani status quo veya statüko, devam edip gidecek…

İstenilen o mu acaba?

Halbuki, Kıbrıs sorunu dediğimiz olay esasında Kıbrıs Türk halkının adadaki statüsünün ne olup olmadığı, Kıbrıs’ta iki halkın “siyasi eşitlik temelinde” adanın yönetimini nasıl paylaşacakları ve bu durumun Lozan ile oluşturulan “iç ve dış denge” ile ne derece uyumlu olacağı meselesinden daha öte bir konu değil…

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve yoldaşı Demetris Hristofyas son görüşmelerinde nihayet uzlaşıp, 3 Eylül günü “kapsamlı” görüşmelere başlama kararı aldılar. O görüşmeden daha birkaç hafta önce Hristofyas bu sürecin bir yere varamayacağına inanmakta ve Talat’a “ya tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda uzlaştık diyelim, ya da birlikte kapının önüne çıkıp ‘olmadı, buraya kadarmış, başarısız olduk’ diyelim dememiş miydi? Şimdi, iki lider “kapsamlı müzakere aşamasına geldi” deyip sevinsek mi, yoksa “süreç Hristofyas’ın çekilme tehditleri, Talat’ın ödün vermesiyle devam ediyor” deyip karamsarlığa mı girmeliyiz?

Sonra… Kapsamlı görüşmeler yeni başlayacak, ama sanki her şey görüşülmüş, tartışılmış ama nihai sözler söylenmemiş gibi bir izlenim var… Cumhurbaşkanlığında rotasyon meselesi bile tartışılmış, rotasyonun oluşturulacak bir cumhurbaşkanlığı konseyi içerisinde mi yoksa iki kurucu devletciğin başkanlarının arasında mı olacağı kararlaştırılamamış…

“En zor başlık” diye sunulan “Güvenlik ve garantiler” konusunda ise duyuyoruz ki 1960 sisteminin Avrupa Birliği veya NATO ile takviyesi dahil, çeşitli alternatifler üzerinde durulmuş… Hani “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmadan çözüm olmaz” diyorduk biz? Ne oldu da gizlice 1960 garanti sisteminin nasıl sulandırılabileceğini görüşüyoruz? Yoksa, Hristofyas yine “Giderim ha…” diye tehdit mi etti?

Olan biten esasında bir nevi “stratejiler savaşı.”

Talat “ille de birleşik federal Kıbrıs” takıntısı ile adım adım geriliyor, Hristofyas ise ya “Kilise bunu kabul etmez” ya da “Bunu koalisyon ortaklarıma anlatamam” savunması ile adım adım ilerliyor.

NEREYE KADAR?
 
Artık anlaşılmaktadır ki Hristofyas her ne kadar “takvim” ve “uluslar arası hakem” olmayacak dese de, hem takvim hem de hakem var. Talat “bir an önce çözüm, olabildiğince erken referandum” yaklaşımıyla en geç Nisan-Mayıs aralığında “bu işi olacak ise de, olmayacak ise de bir sonuca bağlamak” arzusunda olduğu artık herkesçe malum. Niye? Talat 2009 Aralığında AB Konseyinin Türkiye değerlendirmesi, yani Türkiye’nin “Tüm AB üyeleri ile ilişkilerini normalleştirmesi” ve “Tüm AB üyelerine Türk hava ve deniz limanlarının açılması” taleplerine ne derece uyduğunun gözden geçirilmesi öncesinde Kıbrıs meselesini bir sonuca bağlamak arzusunda… Dışişleri Bakanlığı’nda bazı direnişler olsa da, Ankara’daki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinden de bu konuda tam destek almakta.

Hristofyas ise, yine aynı nedenle, görüşme sürecinin 4 Haziran günü Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar sonuçlanması ve tercihan Eylül gibi de referandum yapılmasını istiyor. Niye, Aralık AB zirvesi yaklaştıkça Türkiye üzerindeki baskının artacağını, normal şartlarda Türk tarafının vermesi söz konusu olmayan ödünlerin yapılabilir hale geleceğine inanıyor…

Kıbrıs Rum liderinin bu aşamada göremediği 4 Haziran sonrasında eğer Kıbrıs Türk halkına “hayır” dedirtebileceği bir sonuç ortaya çıkmaz ise ve yine “Hayır-Evet” durumu ile karşı karşıya kalırsak, her ne kadar hemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti veya olası anlaşmadaki mümkün tanımıyla Kıbrıs Türk Devleti tanınmayabilir ise de, bazı AB üyeleri tekil tasarruflara girip, izolasyonlarda önemli gedikler açma yoluna gidebilirler.

Talat açısından ise, Kıbrıs Türk halkının “hayır” diyebileceği bir anlaşmaya imza atmak mevcut tüm kazanımları sıfırlamanın ötesinde sonuçlar doğuracak bir adım olacaktır. İlle de bir anlaşmaya imza atmak takıntısı Kıbrıs Türk halkını çok ciddi bir ciddi durum ile karşı karşıya bırakacaktır. Belki de arada sırada da olsa Hristofyas gibi “Bundan ötesi olmaz… Buraya kadar yoldaş” demeyi de düşünmek lazım…
 
Yusuf Kanlı'ya ykanli@hotmail.com veya yusufkanli@gmail.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.

   1270 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Kasım 2008, Pazar   Eroğlu: Nerede kalmıştık!
  23 Kasım 2008, Pazar   Bardakta az su var…
  16 Kasım 2008, Pazar   Devletin tepesinde küslük olmaz!
  09 Kasım 2008, Pazar   Kıbrıs’ta kırılma noktası yaklaşıyor mu?
  02 Kasım 2008, Pazar   Mustafa filmi ve Atatürk…
  26 Ekim 2008, Pazar   Bakanlar Kurulu’nda dört yıldızlı konuklar!
  19 Ekim 2008, Pazar   Değişen algılar, yıkılan umutlar
  05 Ekim 2008, Pazar   Algı ve gerçek…
  28 Eylül 2008, Pazar   Bir bayram sabahı…
  21 Eylül 2008, Pazar   Günaydın Sayın Talat!


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.