|
Ne mutlu sokaklara dökülüp “Türkiyem” diyebilmek hep bir ağızdan. Kutlamak için mesaj atan arkadaşlara, “Sanki herkes Euro 2008 ile “Türk” olduğunu yeniden hatırladı demiştim.
Ve herkes, Türk olmanın gururunu yüreğinde hissetmenin ne demek olduğunu gördü yeniden…
Bayrağına sarılmanın nasıl bir duygu olduğunu unutanların yeniden hatırladığını gördük. Kısaca bayrağına sarılmanın ne olduğunu; Çılgınlığın, gerçekten damarlarımızda dolaşan olduğunu, Göğsümüzü de kabartanın gerçekten yüreğimizden gelen milli duygulardan kaynaklandığını, gördük.
Tüm bu izlenimler, “ kenetlenmek ve kendine güvenmek için, yeniden çılgın Türkler olmak için, esasta başarılara ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu, maçtan sonraki görüntüler, hepimize kanıtlamıştır. Avrupalı olmak isteyen bir Türkiye’nin, Avrupalı olduğunu kanıtlayan ifadeyi “bir spor lisanınıyla” Avrupaya gösteren millilerimizi yürekten kutluyorum.
Çalışmadan, istemeden, gayret ve emek sarfetmeden, yorulmadan asla kazanılamayacağını gördük Türkiye-Hırvatistan macında. Ülke için de hepimizin yapması gereken işte budur ! Unutmayalım ki Türkiye, hem “Türkiye” hem de “KKTC” için cok çalısıyor. Bizler de çok çalışmalıyız. Hem de çok. Bir Semih gibi yılmadan , bir Arda gibi fırtınalar estiren, bir Gökhan gibi yarışan, bir Tuncay gibi içten ve tüm diğerleri gibi ölümüne mücadele eden ruha sahip olmalıyız …
Bir gün KKTC’nin de dünya ülkeleri arasında hak ettiği yeri alması ve KKTC bayraklarını da Anavatan bayrağı gibi başarılarımızdan dolayı kapıp sokaklara fırlayacağımız günleri düşünerek daha çok çalışmalıyız. Onun için demiyor muyuz bırakalım kavgayı kargaşayı da el ele verip yüceltelim, insanıyla, kurumlarıyla, üniversiteleriyle, yönetenleriyle, olağanüstü gayretle çok kısa sürede milli takım gibi mucizeler yaratalım…
Cuma akşamı maç sonrası, sokağa dökülmeyen kaldı mı? O ruh, neden o sokakta ve o karanlıkta kalsın.. O ruhu, hazır yerinden çıkmışken her sabah işimize giderken de yanımıza alalım. Onunla güne başlayıp, günü onunla tamamlayalım.
Sevinçlerin yarattığı uyanışı, enerjimizi kullanarak üretkenliğe aktaralım. Milliyetçiliğin ; gurur, başarı, cesaret, onur ve çalışmak olduğunu; Vatanseverliğin ; Vatandaşı olduğumuz topraklara sahip çıkmanın, onun için en iyisini yapmanın, dünyaya örnek olacak davranışlar sergilemenin, tarih yazacak olaylar yaşatmanın, ve bayrağın üzerindeki ay yıldıza bakmak için alnımızı hep dik ve yükseklerde tutmak olduğunu; Başarının da gerçekten sadece çok istendiği ve gayret edildiği zaman elde edileceğini;
Öğreten ders verici bir maç daha geride kaldı… Tarih yazanların “tarih” diye nitelendirdiği başarılar, insanların asla aklından çıkmayan iz bırakan başarılardır. Dünyaya “Türkiye’yi” konuşturtmak bile ne büyük bir gurur milliler için. Yarı finale kalan Türkiye karşılaşacağı Almanya'yı şimdiden uyaranlar var. “Türkleri küçük görmeleri durumunda sonlarının diğerlerinden farklı olmayacağını” dile getiren dünyaca ünlü yazarlar ve yorumcular var.
13. Avrupa Futbol Şampiyonası'nın çeyrek finalinde, Türkiye'nin Hırvatistan'ı penaltı atışları sonucu yendiği maçı ABD'de canlı olarak yayımlayan ESPN Televizyonu, karşılaşmanın bitiminde, ''Viyana kenti, 1683'teki Viyana Kuşatması'ndan bu yana bu denli büyük bir mücadele yaşamadı'' yorumunu yapmışsa, Türkiye için acaba ne kadar trilyonlara mal olacak reklamların değerinde bir başarı elde edilmiş ölçülebilir mi?
Mucizenin yeni adı Türkiye.
Düşüncenin gücüne inanın, Türkiye’nin millilerine güvenin başarı hep gelecektir.
Kutlamakla yorulacağımız nice başarılara…
|