Ziya Güvenir ve Ersan Saner UBP’de Sinerji yaratacak iki isim
Ulusal Birlik Partisi tabanında, toplumsal duyarlılığı olan kişilerin kararıyla açılacak, yeni sayfaya atılacak iki imza... Birisi Lefkoşa’nın, diğeri Gazi Mağusa’nın ilçe başkanlığına aday.
Diğer ilçelerde, geçmişin deneyim ve tecrübelerinde süzülüp gelen kadrolarla, yeni ufuklara yelken açan genç bir kuşağın buluşmasına fırsat verecek, önemli bir karar.
Dünya artık yenilikler üzerine dönüyor . Yenilik yaratmadan, yenilikten söz etmek mümkün değildir.
Teknolojiden, sanayiden, eğitimden, sağlıktan tutun, heryerde yenilik konuşuyor ve yenilikler sayesinde başarılar elde ediliyor...Siyasette de bu böyledir. Kaldı ki toplumun beklentisi bu yöndedir. Ya yenilenip, bilimsel siyaset için yeni vizyonunuzla, yeni ve akılcı stratejilerle sinerji yaratacaksınız; ya da eskilere tapmaya devam edeceksiniz.
UBP, Ülke yönetimine talip bir parti ise; artık dik bir duruş sergileyip kendini halkının önünde “hırs ve ihtiras arenası” durumuna düşüren şeklinden kurtulup, siyasetin çocuk oyuncağı olmadığını ve ikide bir yön değiştirip, partiyi de partilileri de birbirine düşürüp, taban üzerinde baskı kurmanın hiç bir etkisinin kalmadığını ve o devrin çoktan halkın oylarıyla kapandığını göstermesi gerekir.
Kendi iç yapısını kavgaya sürükleyenlerin, ülke yönetiminde de halkı kavgaya sürükleyeceği aşikardır.
Hiç kimse, partilisini yıpranmış ve partinin önünü tıkamış o eski yapıya döndürmeye zorlayamaz.
Her delegenin kararını verirken kullanacağı bir aklı ve değerlendirmesi vardır. Herkes, kendi vicdanının sesine kulak verecek, ülkesi ve toplumu için neyin doğru olduğunu kendisi karar verecektir.
Halk, bu filmi seyrederken elindeki oy’un ne kadar değerli olduğunu daha da iyi anlıyor. Çünkü bu bir ön elemedir. Finalin sonucunu halk belirleyecek. UBP tabanı bu kurultayda finali düşünerek hareket edecektir.
Ne hikmetse, partilerinin ilçe başkanlarıı olmaya karar vermiş bu iki genç aday “birilerini” çok rahatsız ediyor...Ve onlara “siz aday olmayın” baskısı yapılıyor...
Sanki kendilerinden başka diğer insanların seçme ve seçilme hakları yokmuş gibi.
İki genç adayın ortak özelliklerine baktığımız zaman, kimleri niye rahatsız ettiğini bulmakta hiç de zorlanmazsınız...
Partisinde, değişim ve yenilik istemeyenler, kendilerine tapmayacak ve birilerinin adamı olmayacak entrikalar çevirmeyecek, bu iki adayın, aday olmalarından çok rahatsızlar. Çünkü taban, “biz artık siyasette, itibar sahibi temiz insanlar istiyoruz” diyor ve bu iki temiz insanın seçilmelerine kesin gözüyle bakıyorlar, işte bu yüzden de bazılarını endişelendiriyorlar...
Oysa;
Ziya ve Ersan UBP için vizyon sahibi iki genç ...Mazileri de temiz. Gelecek için de aydınlık vaad eden iki yeni yüz... Değişime aday iki yeni insan...
Temiz yüz ne demek ? Temiz yüz herşeyden önce insana güven veren demektir.
Temiz yüzlü, sözleri ve yüreği hep iyiden, umuttan, mutluluktan yana olan, geçmişinde de hiç bir leke olmayan demektir.
Bu özelliklerde insanların siyasete atılmalarını kimler engellemek isteyebilir acaba ?
Ama şu bir gerçek ki; UBP’deki kurultay hazırlığında, bazılarının evdeki hesapları, çarşıya uymamaya başladı.
Artık her ilçede tabandan yükselen seslerden rahatsız olmaya hatta panik olmaya başladılar.
Çünkü taban, uyduruk gerekçelerle sözlerinden dönenlerin, parti içinde yaşattıkları huzursuzluk ve partiye verdikleri zararın boyutunun farkında.
Bu kurultay sürecinde UBP çok büyük bir sınavdan geçiyor. Kadrolarını yenilemeyi başarmak ve inandırıcı olmak zorunda..Aksi halde; üst üste her sınavdan başarısız çıkan UBP bu kez çok kötü kaybedecek ve halk tarafından da yapılacak ilk seçimlerde kulvarın tam dışına itilecek.
Yıllar birbirini kovalar durur, tarihte olanlar da biryerlerde unutulmadan durur.
Hatırlarsanız, bundan tam 3 yıl önce UBP’de bir imza kampanyası yapılmıştı. Ne için toplanmıştı bu imzalar? Partinin seçimlerde oy kaybetmesine sebep olan birçok yanlış icraatlardan sorumlu olan başkanının, mutlaka değiştirilmesi için toplanmıştı imzalar. Ancak, bugün, bu imzaları toplayanlardan bazıları, hangi vaadlerle o değişmesi gereken zihniyetin yanında yer alıyorlar acaba? diye düşünmeden edemiyoruz.
İnsan nasıl ki ülkesi için doğru bir bilince sahip olmaya özen gösterir, o ülkenin yönetimine talip olan partisi için de ayni bilince sahip olmanın öneminin farkında olmalı...
Bir siyasal parti ülke yönetmeye talipse, önce gelecek için inandırıcı projelere sahip olmalı, sonra da kadrolarında mutlaka gençlere, yenilikçilere ve temiz insanlara yer vermeli..
İnsan, evladına bir eş yakıştırırken, ne diyor: “Temiz aile evladı olsun” yeter diyor...
Siyasette de “temiz insan olsun” yeter, diyoruz...
Kısacası, siyasete saygınlığı getirecek, saygın kişilere ihtiyaç vardır.
Hele de makamları dolduracak kişilerin hangi partide olursa olsun, itibarı çok önemlidir.