Bir kitapta okumuştum, “insanların hırsları büyüdükçe, dünyaları küçülür diye bir söz vardı.
Böyle insanların Dünyasını onları bu huylarından dolayı terkedenler küçültüyormuş...
Elbette hayatta, çeşitli hırslar vardır.
Tasarruf sahibi olan, tutumlu olmayı seven, alın teriyle çalışarak kazanan insanların da hırsları var. Böyle insanlar da servet yapabiliyor ya da mallarını artırabiliyor..
Ama bunun aksine hiç de normal olmayan yollardan kısa zamanda köşe dönmek isteyenlerin kapıldıkları hırslar da var...
İnsan işini en iyi yapma hırsına da kapılabilir sonuçta başarıyı yakalamayı hedefleyebilir, bu da güzel ve faydalı bir hırstır.
Ticaret yapanların rekabet adına hırsları da olabilir... Kazanca destektir...Ticari hayatın bir yarışıdır.
Okuyan öğrenciler arasında sınavda en iyi notu alma hırsları olabilir. Bu gibi hırslar, sınırları aşmayan başkalarının haklarına zarar vermeyen, insanın aklını kullanarak en iyiyi elde etme gayretidir.
Ama öyle hırslar vardır ki; onlar yüzünden kirlenmeler yaşıyoruz...İç huzurumuzu bozuyorlar.
Yolsuzluklara başvuranlar, en rezil yollara başvuranlar, entrikalarla temiz insanlara çamur atanlar,İlerledikleri her adımda arkasında leke bırakanlar, şan ve şöhreti, onur ve haysiyeti parayla satın alacaklarını sananlar, herşeyin sahibiymiş gibi davrananlar, hırsları ve ihtiraslarına aile fertlerini ve tüm yakınlarını da alet edenler, kısacası kendilerini hırsın ağına kaptıranların hırsları normal olmayan ve zarar veren hırslardır...İşte onlardan korkulur. !
Çünkü onlar intikam da doludur ! Bu yapıdaki insanların düzelebileceğini ummak, domuzun kuyruğunun düzelmesini ummakla eşit anlam ifade eder.
Bir de düşünün ki; bu tür insanlar, sınırı aşan hırslarıyla makam elde etme peşindeyseler, toplumu ne kadar büyük bir tehlikenin beklediğini siz tahmin edin. .
O hırs bambaşka bir hırstır. Ocakları söndüren, yuvaları yıkan hırslar; Böyleleri, yani sınırları aşan hırslarına yenik düşenler, Dünya menfaatlerine olan düşkünlükleri nedeniyle, hırs göstererek, özenenler, kontrolsüzce, saldırganlığı tercih ederler.
Onlar için en kolay yol, “rakibi” nasıl olursa olsun her türlü yalana başvurarak kötülemektir.
Dolayısıyle, sevgili okurlar, oylarınızı makam için aday olanlara verirken, geleceğinize ne kadar zarar verebileceğinizi de hesaplayın,
Bir de seçeceğiniz kişilerle yaşanmış tecrübeler varsa, onlardan yola çıkarak daha da detaylı düşünüp karar verin. Yoksa geçmişte olduğu gibi pişmanlıklarınızla yüzleşirsiniz..
Keşke hırsların çirkinleştirdiği insanlar yerine;
Bulundukları mevkilerde olup da vatandaşlarıyla güzel bir yaşamı paylaşan doğru hizmetler veren, adaletli ve doğruluktan şaşmayan güzel insanlar olsaydı.
Halbuki insan Kanaat sahibi olmalı !
İnsan en azından kendi nefsinde arsızlığını kontrol etme mekanizması geliştirmeli.
Hayatta paradan, makamdan, hırstan çok daha güzel şeyler olduğunu bilenlerin sözlerine kulak vermeli.
Hırslarına yenik düşenlere mesajım:
“İyiliğe gücün yetmezse, bari kötülük yapma.”