İngiltere’nin, daha doğrusu İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Britanya’nιn en hayran olduğum taraflarιndan biri, Hükümeti denetlemekle yükümlü kurumlarιn bağιmsιzlιğι ve şüphe götürmez tarafsιzlιğιdιr. Britanya’da hükümetler, kişiler yasadan üstün değil. Sιrasι gelir Başbakan karakola çağrιlιr ve 17 yaşιndaki oğlunun asayişi bozan tavιrlarι yüzünden ona ihtar verilmesini izlemeye zorlanιr. Zaman olur iktidar milletvekillerinden birinin başkanlιğιnι yaptιğι komite Hükümetin ilticacιlara uyguladιğι işlemlerin insanlιk dιşι olduğu hakkιnda ağιr eleştirilerle dolu bir rapor hazιrlayιp Parlementoya sunar.
Düşünün, anavatanιmιz KKTC de veya Türkiye’de bir komisyon hükümeti ağιr bir şekilde eleştiren bir rapor yazιp onu uluslararasι kurumlara göndersin. Hem de iktidar parti üyelerinin çoğunlukta oldugu bir komisyon. Vallahi Komisyon üyeleri hemen vatan haini ilân edilirler. İşte Britanya’da Birleşmiş Milletler için bu tür bir rapor yayιnlandι. İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda Çocuk Komisyonlarιnιn biraraya gelerek hazιrladιğι rapor Britanya’nιn çocuklar için hiç elverişli bir yer olmadιğιnι, çocuklarιn en küçük sebebler yüzünden kriminal durumuna sokulduğunu üzerine basa basa vurguluyor. Rapor üstelik zengin ve az gelirli aileler arasιndaki eğitim ve sağlιk uçurumunun gün geçtikçe daha da derinleştiğini belirtiyor.
Rapora göre 2002 ile 2006 yιllarι arasιnda çocuklar tarafιndan işlenen suçlarda önemli bir düşüş olmasιna rağmen araştιrmalar gösteriyor ki çocuklarιn yargιlanιp hüküm giyme oranι yüzde 26 artmιş. Hükümeti çocuklardan oluşan bir sabιkalι alt-sιnιfι yaratmakla suçlayan rapor geçtiğimiz yιl 2900 18 yaş altι çocuğun hapsedildiğini ve bu rakamιn Avrupa ülkeleri arasιnda en yüksek rakam olduğunu da vurguluyor. 199O yιlιndan beri hapiste 30 çocuğun öldüğünü, fakat hükümetin gençlerin tutuklu olduğu merkezlerdeki şartlarιn ne olduğu konusunda hiçbir halka açιk soruşturma gerçekleştirmediğini gözler önüne seren raporda çocuklara yönelik eğitim ve sağlιk hizmetlerinin yetersizliği de detaylι olarak ele alιnιyor. Örneğin araştιrmalara göre 5 ile 16 yaşlarι arasιndaki çocuklarιn onda biri ruhsal rahatsιzlιklardan muztariptir; 1.3 milyon çocuğun ailesi içki sorunlarι olan ailelerdir; fakir bölgelerde yaşayan ergen kιzlar daha fazla hamile kalma tehlikesi ile karşι karşιyadιrlar. Birkaç çarpιcι statistik daha: İngiltere’de 3.1 milyon çocuk (bu ülkedeki çocuk sayιsιnιn yüzde 29u) fakirlik çizgisi altιnda yaşιyorlar; öğrenme güçlüğü olan çocuklarιn yüzde 82si okullarda çeşitli tacizlere maruz kalιyorlar; medyada çocuklara yönelik haberlerin yüzde 71i olumsuzdur; gençlerin tutuklu olduğu merkezlerde gençlerin yüzde 25i haftada 15 saatten az eğitim almaktadιr; özürlü çocuklarι olan ailelerin yüzde 90i finansal güçlüklerle savaşmaktadιr, v.s.
Raporu bu hafta inceleyen hükümet yetkilileri çocuk ve gençlere yönelik adalet sisteminde yeni bir tavrιn geliştirileceğine dair sözler verdiler. Eminim benim gibi birçoklarιnιz da hükümetin bu sözünü ciddiye almayacaksιnιz. Çünkü iktidardaki İşçi Partisi hükümeti (ki çoğu zaman Muhafazakarlardan daha gerici siyasetler üretiyorlar) bu konuda sιnιfta kaldιğιnι defalarca göstermiştir. İnandιrιcι olmalarι için etkili uygulamalar yapmalιdιrlar. Başbakan Brown, bu karamsar tutumumuzu doğrulayacak nitelikte bir şey yapmιştι geçenlerde. Biliyorsunuz son iki yιldιr gençler arasιnda bιçaklι ve silâhlι saldιrιlar neticesinde epeyce genç hayatlarιnι kaybettiler. Bu sorun büyüyerek devam ediyor. Başbakan geçen hafta bir gün sabahιn erken saatlerinde adalet ve polis yetkilileri ile yaptιğι bir toplantιdan sonra mikrofonlara çιkιp Polisin ve mahkemelerin daha da küçük çocuklarι otomatik olarak yargιlamalarι gerektiğini söyledi. Brown’i ilk eleştiren polis ve yargι sorumlularι oldu. Başbakan herzamanki gibi gerici medyaya ve topluma şirin görünmeye çalιşιyor. Çünkü oy potansiyelini yükseltmek istiyor. Bilmiyor mu gençlerin hapisten çιkιnca suç işleme oranιnιn çok yüksek olduğunu? Bilmiyor mu hapishanelerin artιk başka mahkum barιndιracak kapasiteleri olmadιğιnι? Tabii biliyor. Dedik ya onun amacι sorunlara çözüm getirmek değil, kozmetik lâflarla, maço tavιrlarla halka şirin görünmek. Onun derdi saltanatιnι devam ettirmek.
Komisyon raporuna göre sosyal mobilite 70li yιllardan daha iyi değil. Yani 40 yιla yakιn bir süredir bu yolda hiçbir mesafe katedilmedi. Önemli olan bu konuya çözüm getirmek için uğraş vermektir. Örneğin 80li yιllarda, özellikle Brixton ve Tottenham ιrk çatιşmalarιndan sonra yerel belediyeler gençlik bölümlerini oldukça geliştirmişler ve gençlerle çalιşan derneklere önemli ölçüde fon yardιmι yapmιşlardι. Bu çalιşmalar sonucu bu bölgelerde yιllardιr bu tür çatιşmalar yaşanmadι. Fakat gençlik bölümleri şimdi hemen hemen kaybolmuş veya oldukça zayιflatιlmιş bir durumdadιr. Çünkü Merkezi Hükümet yerel belediyeleri sadece eğitim ve sosyal hizmetler gibi yasal sorumluluklarι olan alanlar için para harcamaya zorluyor. Bunlarι da doğru dürüst sağladιklarι söylenemez. Sebeblerin en önemlisi yine merkezi hükümetin yerel belediyelere verdikleri fonlarιn yetersizliğidir.
Sevgili okurlar. Çocuklara ve gençlere damga vurup her çocuğu ve genci potansiyel holigan olarak görmek kolay. Zor olan ülkedeki sosyal adaletsizliklere çozüm getirmek. Hükümetin asιl görevi bu olmalι. Bunu yaptιktan sonra zaten sorun çözülecektir.