Birkaç hafta önce insanoğlunun hayatιnda asιrlarca çok önemli bir rol oynayan müzik alanιnda çok önemli bir gelişmenin 60ιncι yιldönümü idi. 21 Haziran 1948 tarihinde Newyork Waldorf Astoria Otelinde, Columbia Records tarafindan LP (long playing) plâk takdim edildi. İlk LPnizi hatιrlar mιsιnιz? Benim ilk LPimi bana Almanya'dan teyzem 1969 yιlιnda hediye getirmişti. Beatles grubunun “We can work it out” LPsi olduğunu çok iyi hatιrlιyorum. Onu günlerce durup dinlenmeden çalιp tüm mahalleyi bιktιrmιştιm.
Müziksiz bir dünya düşünülebilir mi? Kesinlikle hayιr. Aşağιdaki yazιyι bir yιl önce yazmιş ve şarkιlarιmιzι anlatmιştιm. Yazιnιn yayιmlandιğι iki gazete de teknolojinin azizliğine uğramιş ve gazetelerin tüm arşivleri silinmişti. Bu, yazιlarιm arasιnda en çok okunan değil ama en çok mail aldιğιm yazιnιn tekrar arşivlere geçmesini istedim. İşte yazιm tekrar huzurlarιnιzda:.
Uzayιp giden o tren yollarι gibidir yaşam. Ama Nisan yağmuru kadar kιsa sürer. Ve bir gün bakmιşsιnιz yolun yarιsι eden yaşι çoktan aşmιş, yaşamιnιzιn son çeyreğindesiniz. Ömrünüzün son demi, Sonbaharιndasιnιz şimdi. Aynaya bir bakmιşsιnιz, saç beyaz olmuş. Ama neden saçlarιn beyazlanmιş arkadaş diye sormanιzιn anlamι yok aynadaki o yorgun silüete.
Hayat yolundaki garip yolculuğunuzun noktalanmasιna az kalmιş. Daha gidecek çok yolumuz var diyenlere gιpta edersiniz. Sitem edersiniz hayata, sizi ne çabuk harcadι diye. Bu solan bahçenizde bülbüllere bile yer yoktur artιk. Gökyüzünde yalnιz gezen yιldιzlar kadar yalnιz hissedersiniz kendinizi yeryüzünde. Bιrakιp gitmiş dost bildiklerniz, unutulmuşlar birer birer. Hayal meyal düşler gibi, uçup giden kuşlar gibi olmuştur o canιnιzdan çok çevdikleriniz. İnanmayιn elbet bir gün buluşacağnιzι söyleyen içinizdeki o cιlιz sese. Çünkü dönüşü olmayacaktιr bu gidişin. O sahillerde her gün beklemeyin boşuna. Hiç bahar yaşamayan güz gülleri gibi savrulup gitmişler onlar meltem rüzgarlarιna boyun eğerekten. Herşeyin bomboş olduğu bu yalan dünyada yapayalnιz kalmιşsιnιz bir başιnιza. O hiç ayrιlamam dediğiniz kişilerle kavuşmanιz artιk bir hayal olmuştur. Dayanacaksιnιz ayrιlιğa istemeseniz de. Kabullenin son ümidinizin de bitip kuş gibi uçup gittiğini.
Maziye bir bakιverir, neler neler bιraktιğιnι anιmsarsιnιz. Anιlar, anιlar, gözünüzde canlanιr anιlar. Hayata tutsak olmadιğιnιz, başιna buyruk yaşadιğιnιz günleri anιmsarsιnιz içinizde buruk bir acι ile. Geçtiğiniz o dikenli aşk yollarι film şeridi gibi gözünüzün onünden akar gider. Rütubetli bekar odanιzιn ortasιndaki ayağι kιrιlmιş o tahta masaya oturup mahzende yιllanmιş şarabι yudumlarsιnιz. Ama artιk kalbinizde yιllanan bir aşk yok. Küçük yaşta elinize verilen sazdan çιkardιğιnιz acemi nağmeler belleğinize sisli bir anι gibi yerlesir. Ruhunuzu sarar köşedeki pikaptan çιkan inleyen nağmeler. Orasι Agora Meyhanesi değil. Bardağιnιzι uzatιp doldur diyeceğiniz bir meyhaneci yok. Tek başιnasιnιz hatιralarιnιzla. Bir zamanlar yιldιzlarιn altιnda sarhoş olan gönlünüz gibi sarhoş olursunuz hafiften. Tιpkι yιllar önce Kandillide bir çilingir sofrasιnda bir şişe rakι ile sarhoş olduğunuz gibi. Ama o sarhoşluk mutluluktandι. Şimdiki ise…
Şarkιlar bizi söyledi yukarιdakι yazιmda. Ah bu şarkιlarιn gözü kör olsun diye bazen onlara sitem ettiğimiz şarkιlar. Ama onlarsιz hiç olamadιğιmιz, yaşamιmιzιn her köşesinde derin izleri olan şarkιlar. Ama illâ da o eski şarkιlar. Anιlarιmιza damga vuran o inleyen nağmeler.
Ya çalgιlar? Onlar bir başka. Çünkü onlarsιz şarkιlarιn pek anlamι kalmaz. Hele hele ud, keman, ney, kanun ve tanbur taksimiyle başlayan o ölümsüz şarkιlarιn tadιna doyum olur mu sevgili okurlar. Oturmuşsunuz bir rakι sofrasιna, masanιzda kuş sütü eksik. Ama müzik yok. Oldu mu şimdi? Koyun teypçalara Abdullah Yücenin o hüzünlü şarkιlarιndan olusan teybini, veya Zeki Muren'in “Yaseminler Dile Geldi” şarkιsιnι. İşte şimdi oldu! Şerefe!
Çalgιlarιn Büyüsü
Kemanιndan çιkan nağmeli sesler
Sonsuzluğa dek ruhumu besler
Udun o eşsiz hüzünlü sesi
Mest eder insanι, keser nefesi
Nostaljiyle dolu geçer günlerim
Ney sesiyle dolar taşar gözlerim
Yιllanmιş şaraptιr benim bu sevgim
Kanun tellerinden gelir tesellim
Yetmedi mi bana ettiğin zulüm
Sazιn titrek sesiyle birden çözüldüm
Gözlerimden iri yaşlar döküldü
Klarinet aldι beni maziye götürdü