Sondakika Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
12 Ekim 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Türkiye 2- Bosna Hersek 1 Talat:Çözüm için çalışacağız Anastasiades'ten yeni öneriler Ortam iyileşti ama görüş ayrılıkları sürüyor UBP 33'üncü yaşını kutluyor Talat: Gevşek federasyon istiyorum Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
YAGA DİREKTÖRÜ AYŞE DÖNMEZER: ÖZEL SEKTÖR ACI İÇİNDE

DÖNMEZER: EKONOMİ VE EKONOMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN ÇÖZÜME HAZIR DEĞİLİZ.
Kıbrıs konusunda kapsamlı müzakereler devam ed...

 ÇOK OKUNANLAR
Görüş ayrılıkları sürüyor
 
Harika seksin 4 sırrı
 
Türkiye 2- Bosna Hersek 1
 
Anastasiades'ten öneriler
 
Gevşek federasyon istiyorum
 
Meyve yemek mutluluğu artırıyor
 
İşbirliğine hazırız
 
Talat:Çözüm için çalışacağız
 
ABD'de 4 kadından biri rahim ağzı kanseri aşısı oluyor
 
Uzun komik olmasın!
 
Çözüm düne göre mümkün
 
Canver’den Matsakis’e ders
 
UBP 33'üncü yaşını kutluyor
 
Refromlar hızlandırılmalı
 
Hükümeti eleştirdi
 

 YORUMLANANLAR
"Genel Başkanlığa adayım" [3]
 
DAÜ'de yeni akademik yıl [1]
 
Trafik bir can daha aldı [1]
 
YDÜ Tıp Fakültesi başladı [1]
 
'Elders'in gelişini yorumladı [2]
 
Rumlar memnun değil [2]
 
AKPM kararı adaletli [2]
 
Talat Cumhurbaşkanı olarak davet edilmelidir [1]
 
Barış ve huzur getirsin [1]
 
Bayramınız kutlu olsun [1]
 
Yahudi lobisiyle görüştü [1]
 
Şener'den müthiş açıklamalar [1]
 
KTHY uçaklarına el konabilir [1]
 
Annan raporu uygulansın [1]
 
Kıbrıs meselesi aşılmalı [1]
 

Kiliseler ve Camiler
Rauf R. DENKTAŞ
Fasulyeden Yönetim Kurulu Üyeleri
Prof.Dr.Ata ATUN
KKTC’den uçmak
Mete TÜMERKAN
Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
Hasan HASTÜRER
Hristofyas'ın Türklere Mesajı
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

    Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, iktidardaki ilk 120 günü içerisinde yaptığı icraatları ile ilgili olarak evvelki gün yaptığı basın toplantısında, Kıbrıs sorunu ve iç yönetim başlıkları altında, iki bölüm içinde söyledikleri, geleceğe ışık tutuyor.

    Müzakerelerin nasıl biteceğini şimdiden görür gibi oluyorum.

    AKEL’in kendi yayın organı olan Haravgi Gazetesi, basın toplantısının tümünü yayınladı.

    Gerek Hritofyas’ın söyledikleri, gerekse de Rum siyasi partilerinin basın toplantısından sonra söyledikleri, bana Ledra sokağının (Lokmacı Barikatı) açılışında Hristofyas’ın oynadığı oyunu hatırlattı hemen.

    Hristofyas, Lokmacı Barikatının 3 Nisan Perşembe sabahı büyük bir tantana ile açıldığı gün, İngiltere uçağına binmeden önce Lokmacı Barikatının açılışının bir bahane ile kapatılması talimatını vererek adadan ayrılmıştı. Kendisi yurt dışında olduğundan yerine vekâlet eden Rum Meclis Başkanı Marios Karoyan da, sudan bir nedenle barikatı saat 20:00’de kapattırmış ve 3 saat sonra saat 23:00’de de Hristofyas’ın İngiltere’den verdiği talimat ile barikat tekrar açılmıştı. Adaya muzaffer bir komutan ve barış havarisi havalarında apar topar dönen Hristofyas, Larnaka hava alanında yaptığı açıklamada, KKTC Cumhurbaşkanı M. A. Talat’ın bu konuda hiçbir suçu olmadığını, suçun Türkiye’de ve Türk askerinde olduğunu belirterek, barikatın kapatılması talimatını kendi vermiş olmasına rağmen, Türkiye’yi ve TSK’yı suçlu durumuna sokmak istemiş, aklınca da KKTC ile Türkiye’yi kapıştırmaya çalışmıştı.

    Ne var ki foyası çabuk çıktı ortaya.

    Şimdi aynı taktik liderler arası müzakereler konusunda gene fırına kondu.

    Basın toplantısında Hristofyas’ın söyledikleri, geleneksel Rum diplomasisi içinde değerlendirildiği vakit; 

    Hristofyas daha ilk cümlesinde, Cumhurbaşkanı Talat’ın işini kolaylaştırmak için ilkelerden ödün vermeyeceği teyidinde bulunarak, açıkça ben taviz vermeyeceğim, tavizi Türkler verecek demeye getirdi.

    Arkasından bir “B planı” olmadığını ve hedefinin de kapsamlı müzakereler olduğunu söyleyerek, Türk tarafının partenojenez ve takvimlere ilişkin açıklamalarını reddettiğini ve çözümün anahtarının Türkiye’nin elinde olduğunu söyleyerek, ileriye dönük stratejisini daha şimdiden açığa çıkardı.

    Hristofyas bu sözleri ile “Benim bir tek planım vardır. O da Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Anayasasında göstermelik birkaç tadilat yapıp Türkleri içimize alarak eritmek ve adanın tümünü de egemenliğimiz altına almaktır. Başka bir alternatif düşüncem veya planım da yoktur. Türkler ya kabul ederler, ya kabul ederler. Türklerin hiçbir Siyasi eşitlik veya Egemenlik paylaşımı türündeki önerilerini kabul etmeyeceğim. İşler çıkmaza girerse de müzakereleri koparıp suçu Türkiye’nin üzerine atacağım” demek istemiştir.

    Daha doğrusu açık ve net olarak aynen böyle söylemiştir. 

    Hristofyas aynı şekilde, dar takvimleri ve BM’nin hakemliğini de kabul etmediğini belirterek, “Ben ne istersem o olacak. Ben tanınmış bir devletim ve AB üyesiyim. Hiç kimse bana baskı yapamaz. Hiç kimse bana çözüm koşullarını dayatamaz ve hiç kimse beni aynen Annan Planı görüşmelerinde olduğu gibi zaman kısıtlaması içine sokamaz. Benim niyetim müzakereleri uzatmaktır. Gerekirse bir yıl, gerekirse onbir yıl müzakereleri sürdürürüm ve Kıbrıs’ı ele geçirmek için Türkiye’nin zayıf bir anını sabırla beklerim” demektedir.       

      Görünen o ki, eninde sonunda, müzakereler kopacak ve Hristofyas tarafından müzakerelerin kopmasının suçu, Türkiye ile TSK’ın üzerine atılacak.

    Sayın Cumhurbaşkanım.

    Siz büyük bir iyi niyetle müzakereleri sonuna kadar kopmadan sürdürmek niyetindesiniz. Barışçıl duygularınız nedeni ile çabalarınız ve girişimleriniz de bu doğrultuda.

    Bence, Hristofyas gerek duymasa da artık sizin bir “B Planı” hazırlamanızın zamanı, bağıra çağıra “Ben geliyorum” demektedir.

    Müzakereler koptuktan sonra, ki ben size bu müzakerelerin yakın bir zaman dilimi içinde çıkmaza gireceğinin veya kopma noktasına geleceğinin garantisini verebilirim, “Kıbrıs Türkünün ve Türkiye’nin hangi strateji ile, haklı konumda olduğunu dünyaya kabul ettirebilirim, adada iki ayrı devletin yan yana daha barışçıl bir şekilde yaşabilecekleri konusunda BM’yi ve AB’yi nasıl ikna edebilirim ve KKTC’nin uluslararası kabul edilebilir bir kimlik kazanması için ne yapılması gerekir” konularında bir ekip kurup çalışma başlatmanızın, çok doğru ve stratejik bir adım olacağı inancındayım.

    Yıllardır tanıdığım Hristofyas bana aynen bu şekilde hitap etti.

    Eminim size de daha farklı hitap etmemiştir.

   1154 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  08 Ekim 2008, Çarşamba   Fasulyeden Yönetim Kurulu Üyeleri
  05 Ekim 2008, Pazar   Adanın bölünmesi 1964'de kararlaştırılmış
  04 Ekim 2008, Cumartesi   Barış harekatı geç mi gerçekleşti
  02 Ekim 2008, Perşembe   Elders ve güvenlik forumu
  28 Eylül 2008, Pazar   Denktaş'a suikast-II
  27 Eylül 2008, Cumartesi   Denktaş’a Suikast-I
  24 Eylül 2008, Çarşamba   Arestis, Orams Ve Maraş
  21 Eylül 2008, Pazar   Rumların Güven Yaratıcı Talepleri
  17 Eylül 2008, Çarşamba   Rumların Kasım 2009 Stratejisi
  14 Eylül 2008, Pazar   Rumlar Garanti Anlaşmalarına Taktı


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.