Tıpkı turizmde olduğu olduğu gibi finans dünyasında da yerli yatırımcıya ait etkili banka sayısı azdır. Ve de uygulanan politikayla yerli banka sayısı oransal olarak daha da azalma eğilimindedir. Yerli yatırımcıya banka kurma izni verilmezken Türkiye’den bankaların Kıbrıs’ta şube açmasına halılar serilerek izin veriliyor.
Her zaman söylerim... İnsan organizmasının çalışma düzenini iyi bilip, toplumsal yaşama aktarırsanız sorun nitelikli pek çok konuyu tıkır tıkır halledersiniz.
En genel anlamıyla canlı, ama özellikle canlıların en gelişmişi kabul edilen insan müthiş bir yarattıktır.
İnsanın saçının telinden ayak parmağındaki tırnağa kadar sahip olduklarının bir görevi var.
Hiç kuşku yok bunların içinde bazıları ötekilerine göre daha yaşamsaldır. Beyin, kalp, böbrek, yaşamsal organ denildiği zaman ilk aklıma gelenler...
Peki damarlarda dolaşan kanı önem bakımından nereye koyalım?
Hiç kuşku yok ki sağlıklı bir yaşam için belki de öncelikle damarlarımızda dolaşan kan, miktar ve kalite bakımından olması gereken yerde olmalıdır.
Neyse yazımın konusu insan sağlığı değil.
Sağlıklı yaşamın yol haritasından yararlanarak sağlıklı ekonomiyi parayla bağlantılı yorumlamak istiyorum.
Hiç kuşkusuz uzman ekonomi yazarları ile yarışacak halim yok. Ama çok konuda az şey bilen bir gazetecinin yorumlama sınırları içinde yazımı sürdüreceğim.
* * *
Ekonomide para, insan vücudunda dolaşan kana benzer. Kan vücut için neyse para da ekonomik yaşam için odur.
Sağlıklı bir ekonomi için güvenilir ve yeterli paranın sistemde var olması şarttır.
Parasını kontrol edemeyen ülkelerin ekonomilerinin kaptan köşkünde de mutlaka başkaları oturur. Paranıza hükmedemezseniz Ekonomi ya da Maliye Bakanlığı sadece sadece bir binanın duvarında yazılı tabela kadar vardır.
Kendi paranıza sahip olmadan sağlıklı bir ekonomiye sahip olabilir misiniz? Eğer değerini kontrol edemediğiniz para istikrarlı bir para birimiyse paranın istikrarıyla ilgili risklerden uzak bir ekonomi politikasına sahip olabilirsiniz.
Biz 1974’ten günümüze resmi para birimi olarak Türk Parası’nı kullanıyoruz. Türk parası istikrarlı olduğu sürece, bizler de ciddi sorun yaşamayız. Ama bir zamanlar olduğu gibi devalüasyonda rekorlar kırılırsa akşam huzurlu yatıp sabah çıldırarak kalkmak da olası...
* * *
Para yolcuysa, bankalar handır.
Paranın kontrol noktaları en genel tanımlamayla bankalar, finans kuruluşlarıdır.
Kişi ve kuruluşların gelir fazlalığı ya da acil hareket etmeyecek durumdaki paraları bankalarda mevduat olarak birikir. O birikimlerin özel ve kurumsal yapıların gereksinimine göre kullanımının sağlıklı olması da önemlidir.
Mevduatların nerelere kredi olarak kanalize edileceği ve de para maliyeti yine ciddi ve dinamik kararlar gerektirir.
Bu noktada da bizde ipler maalesef elimizde değil.
Tıpkı turizmde olduğu olduğu gibi finans dünyasında da yerli yatırımcıya ait etkili banka sayısı azdır. Ve de uygulanan politikayla yerli banka sayısı oransal olarak daha da azalma eğilimindedir. Yerli yatırımcıya banka kurma izni verilmezken Türkiye’den bankaların Kıbrıs’ta şube açmasına halılar serilerek izin veriliyor.
Yarın kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Günün sözü:
Parasına hükmedemeyen, hiç bir şeye hükmedemez