Pirgolu Rumların kara yoluyla Güzelyurt’taki Ay Mamas ayinine gelişine izin vermememiz ilk bakışta çok önemli görülmeyebilir. Ancak önemsiz gibi görünen izin vermeme kararı 3 Eylül’de başlayacak liderler görüşmesi için çok önemli sıkıntı habercisi mesajlar taşıyor.
Korktuğumuz başımıza geldi.
8 Ağustos’ta Erenköy savaşlarının yıl dönümümde bizim insanlarımız karayoluyla Erenköy’e gidip geldi. Ama sıra Pirgolu Rumların 2 Eylül’de Güzelyurt’ta yeralacak Ay Mamas ayinine aynı yolu kullanarak gelip dönmelerine gelince izin verilmedi.
Tarih 25 Temmuz 2008. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas bir araya geldi. Görüşme sonrası ortak açıklama yapıldı. İşte o açıklamanın son bölümü: "Ayrıca, Yeşilırmak ve diğer geçiş noktaları ile ilgili konuları ele almaları yönünde temsilcilerine talimat verdiler."
Dikkatinizi çekiyorum öteki geçiş noktaları ismen sıralanmazken Yeşilırmak kapısına vurgu yapıldı.
Bu açıklamanın ardından 8 Ağustos’ta yaklaşık bin iki yüz Kıbrıslı Türk kara yoluyla Erenköy’e gidip döndü.
Anımsayalım. Pirgolu Rumlar, Ay Mamas ayinine aynı yolla gelip gitme isteğini o dönemde ısrarla dile getirdi. Hatta izin verilmeyecekse Erenköy’e Türklerin kara yoluyla gidişine engel olacaklarını duyurdular.
Sonunda birileri, “Merak etmeyin, Türkler Erenköy’e, sizler Güzelyurt’a aynı yoldan gideceksiniz” dedi.
Kıbrıslı Türkler Erenköy’e gidip dönerken, yol boyunca çoğunluk Rumların sempatik davranışlarına tanık olundu.
***
Sıra Rumlara gelince bizim taraf yan çizdi.
Belki yazılı bir güvence verilmemişti ama Pirgolu Rumlara yansıtılan ya da hissettirilen, Güzelyurt’a kara yoluyla gidişlerine izin verileceği yönündeydi.
Açık olan kapılardan geçişler sorunsuz sürerken, karşılıklı eşit özel kurallı bir geçişe bizim tarafın sorun yaratacağını düşünmek bile istemiyordum.
Ama, “Sorun olmaz” yönündeki tüm iyimser yaklaşımlarıma rağmen içimde bir korku yine de vardı.
Anladığım kadarıyla Rumlara, Yeşilırmak kapısını kullandırmama kararı son an verilen bir karar değil. Önceden verilmiş bir karardı.
Madem ki Pirgolu Rumlara izin vermeyecektik, niye Erenköy için aynı yolu kullanmayı istedik ve kullandık?
Eğer o yolun kullanılmasını şu an için sakıncalı buluyorsak biz de kullanmayacaktık.
Biz kullanıp sonra Rumlara izin vermemenin izahını kimse yapamaz.
Zaten yapılan açıklamaları dikkatle okuduğunuz zaman bu sıkıntıyı çok kolay fark edersiniz.
Dahası bir defalık geçiş için bile izin verme yetkisi olmayanlar, Yeşilırmak kapısının karşılıklı geçişlere açılmasını nasıl görüşecek?
Bu saatten sonra bu hatalı karar düzeltilebilir mi?
Çok zor.
***
Bazıları bu olayı çok önemli bulmayabilir.
Ama gerçek hiç de öyle değil.
Ay Mamas ayini için Pirgolulara 40 dakikalık bir yol yerine üç buçuk – dört saatlik yolu işaret ederken bir gol attık ama attığımız gol kendi kalemize, Mehmet Ali Talat’ın kalesine oldu.
Olaya dışardan bakan yabancılar “gonnara yemez”... Sıkıntının kaynağını da, Talat’ın süreçteki konumunu da çok iyi görürler...
Lokmacı’da yaşadıklarımızı unutmadık.
Kendi yarı sahamızda, kendi içimizde yaşadıklarımızı bir kez daha yaşamayı aklı başında kimse arzu etmez.
Kıbrıs gerçeklerinin vazgeçilmezi olarak karar üretirken etkili merkezlerimiz birden fazla olabilir.
Bu gerçeğe saygılı olmak durumundayız.
Ancak bizler gerçeğe saygılı olurken karar vericilerin bir birlerine saygılı olup, bütünlüklü olarak Kıbrıs Türk tarafını zorda bırakmayacak kararlar vermesi gerekir.
Bu başarılamazsa Talat, görüşme masasında hiç bir zaman Hristofyas kadar güçlü olamayacak.
Bırakın Kıbrıs Rum tarafının ve üçüncü tarafların Talat’a nasıl baktığını Kıbrıs Türk toplumunun barıştan, çözümden yana güçleri, etkinliği, belirleyiciliği, gücü şaibeli, tartışılır bir Talat’a hangi gerekçelerle destek verecek?
Pirgolu Rumların kara yoluyla Güzelyurt’taki Ay Mamas ayinine gelişine izin verimemesi ilk bakışta çok önemli görülmeyebilir. Ancak önemsiz gibi görünen izin vermeme kararı 3 Eylül’de başlayacak liderler görüşmesi için çok önemli sıkıntıların habercisidir.
Son zamanlarda özellikle Ankara’da konuşan sorumlu kişiler Kıbrıs’la ilgili kendi kırmızı çizgilerini çiziyor. Ankara’da kırmızı çizgiler bu kadar net ve kalın olarak çizildikten sonra Talat’ın görüşme masasındaki duruşu ne kadar kendini ve Kıbrıs Türkünü yansıtacak?
Günün söz:
Eğri gemiyle doğru sefer olmaz