kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
25 Temmuz 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Talat kızını evlendiriyor
 
Tek egemenliği prensip olarak kabul ettik
 
KTHY Bodrum seferleri başlıyor
 
Görüşmeler 3 Eylül'de başlıyor
 
Çatalköy'de hırsızlık
 
Kolay konularla başlayacaklar
 
Sendikalar direniş hazırlığında
 
CTP'de AKPA konulu toplantı
 
Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası'nda
 
Ön yargılar bir yana bırakılmalı
 


Sırp Kasap Yakalandı
Rauf R. DENKTAŞ
Rum Siyasilerden Al Doğru Haberi
Prof.Dr.Ata ATUN
Son sözü halklar söyleyecek
Mete TÜMERKAN
Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...
Hasan HASTÜRER
Flamenko, Franko ve İspanya...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

(ZARAGOZA- İSPANYA)
Madrid’in; bir botanik bahçesini andıran “Atocha” garından kalkan trende, gencecik İspanyol kız “Lo Siento Senyor” diye seslenince, dışarıdaki sağnak yağmura odaklanmış olan keyfim yarıda kaldı...

Avrupa Gazeteciler Örgütü’nün üyeleri olarak “Expo 2008” fuarına katılmak üzere Zaragoza’ya gidiyoruz...  

Tren görevlisi kızın verdiği kulaklığı taktım... Ünlü Flamenko şarkıcısı Juan Pena’nın yeni çıkan albümünden bir parça çalıyordu...

İspanyol kıza “Kim bu adam?” diye sorduğumda, trende dağıtılan İspanyolların yüksek tirajlı “El Pais” gazetesinin İngilizce ekini bulup getirdi...

66 yaşındaki Juan Pena (El Rebrijano diye de biliniyor.) Gabriel Garcia Marquez’in eserlerinden derlediği sözleri bestelemiş bu otuz beşinci albümünde...

Nobel ödüllü Kolombiyalı yazarı Türk okurlar, daha çok 10 milyon adet satmış olan “Yüzyıllık Yalnızlık” adlı romanından tanıyorlar...

Son yıllarda ise en çok konuşulan romanı “Benim Hüzünlü Orospularım”dı...

“El Pais”teki söyleşide; Marquez’in harika gerçekçiliğinin Flamenko ezgilerine uyarlanması büyük bir müzik olayı olarak sunuluyor.

Aslında, bizler Flamenko’yu çingene müziği olarak biliyoruz.

Flamenko müziğinin kökleri çok eskilere uzanıyor...

Çingene kabileleri 15. yüzyılda İspanya’ya gelmişler, burada Araplarla ve Musevilerle karışmışlar... 

Endülüs folklorü ile Çingene halk ezgileri birleşince de bu müzik türü ortaya çıkmış...

İnsanın kanını  kaynatan, hopur hopur oynatan “tını”ların içinde bundan böyle basit fukara yakarışları yerine Marquez gibi bir dev yazarın edebi değeri olan sözleri yer alacak...

Bu, harika bir “sentez” olsa gerek...

Tabii; İspanya’ya gelirken, “Flamenko”dan çok aklımı “Franko” karıştırıyordu...

İspanya’nın yakın tarihinde 40 yıl iktidarda kalan, yüzbinlerce kişinin katledilmesinden sorumlu tutulan kanlı diktatör Franko...

Flamenko muhabbetinden sıyrılınca; İspanya ile ilgili olarak en çok merak ettiğim şeyin; Franko rejiminin yaralarını nasıl sarabildikleri olduğunu düşündüm...

İspanya; 1936’da seçimle işbaşına gelmiş Cumhuriyetçiler ile sosyalistlerin iktidardan kanlı biçimde uzaklaştırılmaları sonucu 3 yıl süren bir iç savaş yaşadı...

Musolini’yi ve Hitler’i örnek alan Franko, 500 bin kişinin ölümünden ve 500 bin kişinin de göçmen olmasından sorumlu tutuluyor.

Franko rejiminde; 1939 ile 1943 yılları arasında 200 bin kişi idam edildi ya da öldürüldü.

Franko 1975 yılında ölünce, tekrar çoğulcu demokrasiye dönüldü.

Yıllar sonra ise Franko rejiminin yaraları sarılmaya başlandı. İspanya parlamentosu Franko diktatörlüğünün kurbanlarına saygı kararı aldı. Araştırma komisyonları kuruldu. Sivil savaşta öldürülenlerin bulunduğu toplu mezarların kazılması, kurbanlara tazminat ödenmesi kararları alındı. İspanya’da 600 toplu mezar olduğuna inanılıyor. Henüz 300 kişinin kemiklerine ulaşılabilmişler...

Birkaç yıl önce, Franko’nun Madrid’teki son heykeli de kaldırıldı. Hatta mozolesinin bulunduğu yerin eğitim merkezi olması kararı alındı.

“Tarih Hafızası” adlı bir yasa ile Franko rejiminin tüm kararları illegal ilan edildi. Heykeller, sokak adları kaldırıldı. İptal edilen yurttaşlıklar iade edildi.

Tabii bu günlerde bu kanlı diktatörün adı gene sahnelerde... Ancak dehşetin ve korkunun değil, gülmenin, alay etmenin, dalga geçmenin bir “öğesi” olarak...

İspanya’da bir komedi gösterisinde; Franko, Fidel Castro’ya şöyle sesleniyor:
-Yaptığından utanç duymalısın. Gerçek diktatörler emekli olmaz. Öleceği güne kadar görevi başında kalır. İşini yarım bırakmaz. Şimdi idam cezalarını kim uygulayacak?

Yine bu günlerde ünlü diktatörün “imaj” uğruna yaptığı bir “sahtekarlık” belgesel filme konu olmuş durumda...

Franko, 1968 yılında ülkesinden televizyon yapımcılarını ve müzik şirketlerini “lobi”cilik yapmak üzere Avrupa’ya göndermiş ve Eurovision’da İspanyol şarkıcı Massiel’in “La la, la” şarkısının birinci gelmesi için kulis yaptırmış...

O günlerde pek popüler olan Cliff Richard’ın “Congraculations” adlı şarkısı böylece bir tek puanla Eurovision’u kaybetmiş...

Financial Times gazetesinin Madrid bürosunun şefi Leslie Crawford şöyle diyor: “Şarkıcı Massiel bir milli uyuşturucu olmuştu...”

Leslie devam ediyor: “1968’de İspanya’da prezervatif yasaktı. Homoseksüellik suçtu. Kadınlar eşlerinin izni olmadan banka hesabı açamazdı. Şimdi ise prezervatifler kokulu, gay’lar evlenebiliyor ve kadınlar, sosyalist Jose Luis Rodriguez’in kabinesinde çoğunluğu -9 tane- oluşturuyor.”

İspanya nereden nereye gelmiş...

Dışarıda yağan sağanak yağmur; bir diktatörün ve onun emperyalist destekçilerinin kirlettiği tarihi, sanki 33 yıldır temizleyemediği için daha sert, daha haşin ve hızla düşüyor altında toplu mezarların bulunduğu toprağa..

   404 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  24 Temmuz 2008, Perşembe   Birleşik devlette egemenlik tabii ki “tek” olacak...
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Nedir bu “Pasaport”lardan çektiğimiz...
  14 Temmuz 2008, Pazartesi   “Sahte cennet”ten “suç cenneti”ne doğru mu?
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Sendikalardan bir tokat...Medyadan bir tokat...
  07 Temmuz 2008, Pazartesi   “Egemen”ler bu ölüm dosyasına dikkatlice bir baksınlar...
  03 Temmuz 2008, Perşembe   Soyer diyeti öderse ne olur?
  30 Haziran 2008, Pazartesi   Az daha babamı öldürüyorlardı...
  26 Haziran 2008, Perşembe   Adamı “Mide siniri”nden çatlatır bunlar...
  23 Haziran 2008, Pazartesi   Girne'de kumar karanlığında kurşun sesleri...
  20 Haziran 2008, Cuma   Çöplüğü yakanlar “Sabotaj” mı yapıyor?


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.