Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
22 Ağustos 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Oğuz Veli Beidoğlu öldü THY'den Eylül ayı fırsatları Adnan Polat'tan tarihi itiraf Güney Kıbrıs'ta cephanelik gibi araba bulundu TDP'nin anketinden de 2 devlet çıktı UBP:Talat söylediklerinin arkasında durdun Güney'de Kilise-Hristofias arasında savaş Beyin kanaması 2 can aldı Erçakıca'nın sözlerine tepki geldi Hristofias: 'İhtiyatlı iyimserlik' belitti Zamlara karşı ortak eylem çağrısı Kıbıslı kızlara Bursa'da Din eğitimi verildi Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Elektrikte indirim gündemde
 
Madrid'te uçak kazası
 
Beidoğlu yaşama veda etti
 
Akmandor cinayetinde durum..
 
Pile'de barışa hain saldırı
 
Bafra Mehmetçiğe bağlandı
 
TDP'nin oy oranı yükseliyor
 
İtalyan Sbarro Mağusa'da...
 
CTP halkla alay ediyor
 
Son söz mahkemenin
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Demek Federasyon Ha?
Rauf R. DENKTAŞ
RMMO Savaş Gücünü Arttırıyor
Prof.Dr.Ata ATUN
Bedeli biz mi ödeyeceğiz?
Mete TÜMERKAN
Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
Hasan HASTÜRER
Az daha babamı öldürüyorlardı...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

    Uzun bir zaman önceydi...

    Babamın ayağında küçük bir çıban çıkmıştı...

    Doktoru onu Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne yatırdı. Ziyaretine gittiğim zaman, bir de ne göreyim?

    Hem yanında, hem de karşısında; birer ayakları kesilmiş iki hasta yatıyor..

    Ayağı kesik adamcağız, babama tatlı tatlı “korku” salıyor...

    -Bak, diyor; benim bir ayağımı kestiler. Ötekini de kesecekler. Madem şeker hastasısın, kurtuluşun yok, gitti senin ayak...

    Babamın eli ayağı titriyor, korkudan ne yapacağını bilemiyor.

    Ayağındaki “Diyabetik çıban” konusunda bilgi sahibi olmayan hemşireler, özensiz biçimde babamı kesik ayaklı hastaların yanına yatırmakla “moral”inin çökmesine yol açıyorlar...

    İyi ki, aile olarak bizler durumun hemen farkına vardık ve Dr. Hüseyin Kebapçıoğlu sayesinde babamın ayağını kurtardık...

    Ancak belli ki sağlık sistemimizde “cehalet” bitmiyor... İhmal bitmiyor... Mesleğine karşı sevgisizlik bitmiyor...

    Bu kez de az kalsın babamı öldürüyorlardı...

    Hikayeyi dinleyin:

    Çayırova köyünde yaşayan babam Emin Kahvecioğlu, soğuk algınlığı ve titreme şikayeti ile geçen hafta başında Mehmetçik Hastahanesi’ne başvurdu.

    Kendisine bakan bayan doktor, ambulansla Mağusa’ya sevkedilmesini kararlaştırdı ve hemşirelere “Sonda” takılmasını emretti.

    Babam, idrar sorunu olmadığını, sonda takılmasını istemediğini söylemesine rağmen, hemşireler “Kural böyle” dediler ve babamın, Mehmetçik köyünü inleten çığlıkları arasında sonda yerleştirdiler. Babam; Yeni Erenköy’den çağrılan ambulansla Mağusa Devlet Hastanesi’ne sevkedildi ve Mağusa hastahanesinde birkaç saat alıkonuldu. Burada babama serum verildi ve üzerindeki sonda çıkarılarak “Gidebilirsin” denildi.

    Tabii babam oraya ambulansla Karpaz’dan getirilmişti. Aileden birileri hastaneden onu aldı ve geri Çayorova’ya götürdü.

    Eve girdiği zaman her tarafının kanlar içinde olduğunu fark etti. Oradakiler hemen akan kanı durdurmak için pamuk bastılar ve babamı yeniden geri Mağusa hastanesine götürdüler.

    Hastaneye yeniden yatırıldı ve kendisine serum takıldı. Orada kendisine Mehmetçik köyündeki hastanede takılan “Sonda”nın damarlardan birini patlattığını ve bu yüzden kanama olduğunu söylediler.

    Tabii belli ki ambulansla götürüldüğü Mağusa hastanesinde bu kanama başlangıçta fark edilmedi. Serumu taktılar ve sonra da “Hiçbir şeyin yok, haydi git” dediler.

    Yaşlı babam; Mağusa’dan Çayırova’ya kadar ve oradan geri Mağusa’ya kadar kanamalı olarak seyahat etti.

    Bu süre içinde kan yetmezliğinden tabii ki ölebilirdi.

    Şeker hastası olması nedeniyle kanın pıhtılaşmasında da sorun yaşayan bir hastaya bizim sağlık sistemimiz ancak bu kadar “hizmet” sunabiliyor.

    Peki ben şimdi ne yapayım?

    Basit bir soğuk algınlığı geçiren ve bu yüzden Mehmetçik (Galatya) köyündeki hastaneye baş vuran babamı alıp Rum tarafına mı götüreyim?

    Gidip ısrarla “sonda” takan, babamı acılar içinde kıvrandıran görevli ile kavga mı edeyim?

    Mağusa’da kanamayı fark etmeyen ilgisiz görevlilere dayak mı atayım? (Öyle bir becerim yok)

    Öyle yapsam; sağlık servislerinde örgütlü sendikalar hemen ayağa kalkacak ve “Önlem alınsın” diye greve gidecek.

    Ancak kimse “Hasta hakları” konusunda kafa yormayacak...

    Hastaların çekmekte olduğu “eziyeti” ve risklerle tehlikeleri konuşmayacak...

    Hatta bakanlık, beni “yalancı” çıkarmak için daha önceki bazı olaylarda yaptığı gibi “açıklamalar” bile yapmaya çalışacak...

    Hepsi ama hepsi fasa-fiso...

    Sonuçta bir ihmal ve dikkatsizlik yüzünden ben babamı kaybediyordum...

    Babam az daha ölüyordu...

    Dün sabahleyin, yıllık “Gelir Vergisi”ni ödemek için para denkleştirmeye çalıştığım ve zorlandığım devlet; ne yazıktır ki benim “Ailem”e düzgün ve sıradan bir “sağlık hizmeti” bile veremiyor.

    Peki o zaman burası için “mandra” diyenlere kızmak kolay mı?

   267 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Ceberrut solcu tüccardan elektrik satın alırsan böyle olur...
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Girne ve Mağusa’nın büyük ayıbı...
  14 Ağustos 2008, Perşembe   ABD işgal eder de Rusya durur mu?
  11 Ağustos 2008, Pazartesi   Beyarmudu Belediye Başkanı’nın Başına gelenler...
  07 Ağustos 2008, Perşembe   “Devlet” CTP’nin elinde balyozlaşıyor...
  05 Ağustos 2008, Salı   Limanda fötr şapka, yangında kep...
  01 Ağustos 2008, Cuma   Kanlıköy'de bir mandrada Avrupalılarla...
  28 Temmuz 2008, Pazartesi   Havuzlar, tankerler, kuyular, çimenler ve susuzluk...
  24 Temmuz 2008, Perşembe   Birleşik devlette egemenlik tabii ki “tek” olacak...
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Nedir bu “Pasaport”lardan çektiğimiz...


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.