Göreve geldiklerinde eğer Sağlık Bakanı Vaiz’le Eğitim Bakanı Öztoprak için “işiniz çok zor” demişseydik, bunu önceki gelip geçmiş tüm Bakanlar’ı hatırlayarak söyledikti. Çünkü biliyorduk: Doktorlar ve Öğretmenler zümreleriyle sendika, Birlikleri hilafına kararlar üretmek mümkün değildir. Kaldı ki Meclisin yarısı zaten doktor. Öğretmenler ise memleketin şah dmarında atıyorlar!
Geçtiğimiz günlerde Vaiz “reformları” silsilesinde doktorların hastahanelerdeki çalışma saatlerini yeniden düzenledi. Kısaca öğleden sonrası mesaiyi bir iki saat uzattı bunun dışında doktorlara “yasak kapsamına” girmeyen özel çalışma serbestisi bahşetti. Ki ne diyordu konuştuğum doktor: “Özel hastahanede tek bir operasyondan kazandığım para, devlet hastahanesindeki maaşımdan daha fazladır!”
Buna karşılık Vaiz’i, gelip geçmiş Sağlık Bakanlar’ını da hatırlatarak “tüm iyiniyetlerine karşılık hangisi başarılı oldu ki” serzeneşinde “haklı oluşunun” insafına koyduk.
“Vaiz’in de yapabileceği ancak bu kadardır” diyerek! Ki “bukadarcığına” bile kıyametler kopartan ötesi mesleki kesimlerle STÖ’leri ve bazı siyasi çevreler, sanki kendi özlük yükümlülüklerinde çok doğru sistemler yanlılarıymışlar gibi!
Neyse doktorlar kesimini es geçiyoruz ve yeniden Bakan’a dönüyoruz: Diyor ki “gün gelecek hastahanelerde tamgün çalışmayı kendileri isteyecek…”
İşte reform da bu olacak! Yani Devlet’in Hastahanesini doktor için çalışılır birincil tercih yapmak. (Böylesi bir başarıya ulaşıldığında hasta şikâyeti de kendiliğinden en aza inecektir.) Zaten biz başından beri büyük iddia taşıyan ve köklü değişimlerin anlamını çakan “reform” kelimesine taktıktı. O kelimeyi silip atın, geriye “icraat” kalır. Akmazsa damlar, herkes de anlar!
OĞUZ CEYDA’NIN İDDİASI
Geçtiğimiz gün KTÇB’liği genel sekreteri Oğuz ceyda önce Hükümet’in tarım politikasını eleştirdi ardından şu ilginç saptamayı yaptı. “Hükümet tüm bunları 3 Eylül’de başlayacak olan kapsamlı müzakerelere hazırlık için yapıyor. Hatta milleti sokağa dökme stratejisi taşıyor. Halkı, bu yaşananlar çözümsüzlükten dolayıdır dedirtme noktasına getirmek için. Ancak biz halka gerçekleri anlatacağız. Hükümet aklında olanı başaramayacaktır…”
İddia sadece ilginç değil, mantığa vurdunuz muydu akla da uygundur. Çünkü hiçbir Hükümet seçime an kala harakiri yaparcasına memleketin ekonomik yapısını bu kadar darmaduman edecek kararlar almaz, mesleki kesimlerle STÖ’lerini isyana teşfik edecek bu kadar inadına “yaparım olur” demezdi!
Ceyda, “amaç halkı canından bezdirip referandumda nasıl olursa olsun bir çözüme evet” dedirtecek kıvama getirmektir” iddiasını ortaya koyarken (ki telefonla da bunu konuştuyduk) doğrusu yabana atılamayacak düşünceyi kaşıyor.
Ancak: Yine de ortada bir hesap hatası olabilir. Bu hükümetin ömrü görüşmeler silsilesini tamamlamaya yetmez, kısaca dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olur!