|
AKP, KIBRIS ve karmaşa!
- “Katil ABD, işbirlikçi AKP!.” - “Bu ülke bu halk satılık değil”
- “AKP seni istemiyoruz” * * * Liseli gençler, yüzlercesi yürüyor tek bir sıra halinde… İstanbul’da, Taksim’de, İstiklal Caddesi’nde… Nasıl bir uçsuz bucaksız gençlik bu anlatamam… En önde, ellerinde Deniz Gezmiş’in kocaman bir posteri… “Darağacında üç fidan” afişleri... Yurtsever Gençlik Cephesi düzenlemiş yürüyüşü… Ve dediğim gibi tamamı liseli gençlik… Doğrusu, 1 Mayıs’ta “anaların ağladığı” meydanda yaşananlardan sonra… Liseli gençliğin, hem de aynı meydana yürüyüşlerindeki cesaret ve kararlılık, inanç ve dayanışma, izlerken etkiliyor insanı… * * * Yüzlerce genç, yumruklar havada, ilerliyor!.. Ve yazının girişindeki sloganlar yükseliyor, pespembe dudaklarından… Hemen yanlarında yüzlerce de polis eşlik ediyor, kızlı erkekli liseli gruba… Her gence, ya iki polis düşüyor, ya da üç!.. Peşlerinde panzerler…. * * * İstanbul’da görüştüğümüz neredeyse tüm gazeteciler, usta yazarlar, editörler, akademisyenler, neredeyse tümü iktidardaki AKP’nin kapatılacağına, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’a da “siyaset yasağı” getirileceğine inanıyor. Senaryolar pek çok!. Yeni bir parti kurulacak ve Meclis’teki çoğunluk, yeniden, bir başka isimle sürdürecek, mevcut iktidarı… Peki Erdoğan? Ara seçimlerle birlikte “bağımsız” olarak girecek Meclis’e… Yani, her ihtimale karşı ayrı bir formülü var hem AKP’nin, hem Erdoğan’ın… Son yılda ilk kez “oy kaybı”na uğradığı söylenen Erdoğan’ın, bu süreçten de “güçlenerek” çıkacağı tahmin ediliyor ama… Türkiye’de “demokrasi”nin de biraz daha yaralanacağı…
* * * En önemlisi de Kıbrıs’a dair süreç!.. Yine herkes hem fikir!.. Bu gerilim, bu karmaşa, bu belirsizlik sürdükçe Türkiye’de… Hele de Avrupa Birliği sürecinin tam ortasında… Kim isterse desin ki Kıbrıs ayrı kefede, Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci ayrı… Yine de, böylesi bir keşmekeşin içerisinde Kıbrıs’taki süreç de “darbelenecek” ne yazık ki!.. Kısacası “Erdoğan” ve “AKP” kendi derdiyle uğraşırken… Kıbrıs’ta “yeni bir açılım” yap(a)maz kolay kolay!.. * * * Göreceğiz!.. Hep birlikte… Yaşayarak… Ama anlayacağınız Türkiye şu günlerde “nezle”… Adadaki “hapşırma” değil boşu boşuna…
Daha iyisi yok ki?
Siirtli taksici diyor ki, “AKP de aynı, hepsinin faydası kendine…” 7 çocuklu!.. Gece gündüz çalışıyor, geçindirmek için bu “aile planlamasız” ocağı… “- Peki ne olacak?” diyoruz, “Bu işin sonu..” Yanıtı kısa. - “AKP de kötü ama daha iyisi yok ki!.. Yine de en iyisi bu…” * * * Yani klasik, “Bunlar gitsin de peki kim gelsin” sorusu!.. Kıbrıs’ta da aynı… Türkiye’de de… “Muhalefet”e olan “güvensizlik”, bastırıyor iktidarı!...
PANO
- Kıbrıs’a ne zaman sorsak ki “ne var ne yok” diye, mutlaka bir trafik kazası haberi alıyoruz ne yazık ki… Yine ölüm yine acı…
- Herkes, kendi adına, çok daha fazla sorumlu ve dikkatli olursa… Bir can kurtarmış oluruz… Kendi adımıza bir can… Belki canımız… Belki en sevdiğimizin canı…
- Trafik terörüne karşı tüm sivil toplum örgütleri “sorunun” değil “çözümün” bir parçası olmak adına el ele verebilmeli…
- Her sektör, her örgüt, kendi kitlesine yönelik çalışmalı, “Trafikte harcanmasın canlar” diyerek… Evet, YAŞAMAK GEREK!..
|