|
İşte o nedenle!
Bu kadar güzel ifade etmek ve doğru saptamaları yapmak için de sürekli ekonomi yazmak gerekiyor herhalde... Yok yok!.. Aslında gerekmiyor... Biraz samimi ve gerçekçi olmak, biraz da ‘ürkmeden’ doğruları söylemek yetiyor bence... Necdet Ergün’ün dünkü yazısını anlatıyorum yine... <<... Beleşçilik, avantacılık iliklerimize işlemiş durumda. Ne yazık, devletin taraf olduğu her konuda bireyler, şirketler ve örgütlü gruplar, avanta peşinde koşturuyor. KKTC devleti, avantadan hayatların bir aracı haline geldi. Kimisi kamuya fahiş ücret ve mali-sosyal haklarla 2. iş olarak kapağı atayım, bu arada dışarıda da çalışayım beklentisinde. Kimisi, ihalesiz malı götürme, servet edinme hevesinde. Kimisi, çalışmadan para, uyduruktan diploma alma, sınıf geçme kolaycılığında. Kimisi devlete sırtımı dayayayım, malı götüreyim beklentisinde. Kısacası, çalışmadan, emek koymadan karşılık alma beklentisi ile herkes KKTC devletinden bir şeyler bekliyor. KKTC devletini yakalayan beceriyor. Çünkü, ortada bütçe hakkı sorgulama bilinci oluşmayan, sırtını TC'ye dayayan homojen olmayan bir vatandaşlar topluluğu ve onların sahip çıkmadığı; yönetenlerin ise "ne yapalım, böyle gelmiş böyle gider" dediği sahipsiz bir devlet var. KKTC devleti, herkese bir şeyler (para, mali menfaat, gayrı menkul..vs) vermiş, neredeyse iflas etmiş durumda. ..>> * * * Bu satırların altına, aynen imzamı atıyorum, hiç çekinmeden hem de... Biliyorum... Pek çokları atmaz... Zaten, işte o nedenle, bu haldeyiz... İşte o nedenle...
Egzoz emisyon paraları nereye?
Her gün köşemde yazıyorum telefon numaramı... Elbette kolay değil, her arayan okurla, dostla her zaman görüşemiyorsunuz!. Bu nedenle de numarama özellikle mesaj (sms) gönderilmesini tercih ediyorum. Ancak, şöyle de bir sistem, eğer müsait değilsem telefon gazetenin haber merkezine yönleniyor. Yani okurun ihbarı, şikayeti öğreniliyor mutlaka!.. Şimdi diyeceksiniz ki ne ilgisi var “egzoz emisyon parası” ile!..
Bir ilgisi yok ama Osman Çakar’ın sitemi var işte!.. Egzoz emisyon paralarının nereye gittiğini sorgularken, “sen neredesin ya efendi” de diyor, inceden inceye!.. İşte okurun mektubu... Umarız Çevre Bakanlığı gerekli yanıtı verir. * * *
<<...Havamızın gelinen bu dönemde tehlike altına girdiğini herhalde tartışmaya gerek yoktur. Bildiğiniz gibi ülkemizde yaklaşık 1 yıldır tüm araçlarımıza egzoz emisyon testleri yapılmaktadır. Vatandaştan alınan miktar 18-20 YTL’dir. Bu arada ne yazık ki alınan bu ücretlerin nerelere kullanıldığı, bu paralar ile ne yapıldığı bilinmemektedir. Bu konuyu bir radyonun canlı yayınında sayın Çevre Bakanı’na sorduğumda ise (notumu aldım bakacağım diyor) her halde başka memlekette olsa büyük yankı uyanırdı. Bunun üstüne size ulaşmaya çalışıyorum. Fakat gazetedeki telefona bakan arkadaşlarınızın “ne var da ikide bir aran” laflarını duyduktan sonra size yazmayı uygun gördüm. SÖZ KALPTEN ÇIKARSA KALBE GİDER, DİLDEN ÇIKARSA KULAĞI AŞAMAZ. İyi günler dilerim...>> Osman Çakar
LEFKELİ TAKSİCİNİN İSYANI
Yine ‘kamu’da mesai!
Yine bir ağlamaklı ses telefonda ve yine hissediyorum ki konuşurken titriyor sinirden!.. Yine aynı konu... <<...Lefke’de taksicilik yapıyorum ve hani taksilere kimlik verecekler ya. İşimi gücümü bıraktım, 30 liralık da mazot yaktım Lefkoşa’ya geldim. Saat dördü çeyrek geçe Kaymakamlığa girdiğimde, kimliğimi verecek memur bulamadılar. Yarın gel dediler. Yazık değil mi? Lefke’den çıktım geldim. Hem paramı hem zamanımı harcadım. Bu saatte, neden ilgili memurlar yok, neden tekrar geleyim, ben ne yapayım şimdi, derdimi kime anlatayım...>> Her zamanki gibi “sakin olunuz” dedik, teselli ettik, yazacağımıza söz verdik... Ama bu kaçıncı gerçekten de... * * * Hani bir zaman açıklanmıştı ya, artık “parmak izi” sistemiyle giriş-çıkışlar ve mesailer kontrol edilecek diye... Yurttaş mağdur edilmeyecek, herkes, son dakikaya kadar görevinin başında olacak... Pehhh (!) Aslında ‘sistem’ benzer bir şekilde çalışıyor da... “Parmağı yiyen” vatandaş oluyor ne yazık... Diyeceksiniz ki ayıp olmuyor mu? Onca ayıp arasına...
Bir de benimkini yazınız ne olur!.. Kusura da bakmayınız ayrıca...
PANO
>> Türkiye’deki “tatil köyleri”ne ve gemi turlarına yurt dışında, acaip ve anormal bir ilgi var yine!.. Nasılsa “kredi kartı” ile ve “tak tak taksitle...” Herhalde, yaz sonuna kadar boşalır memleket... Olsun!.. Bir o kadar da “turist” geliyor karşılığında (!)
>> Kıbrıs’ın kuzeyine akın eden “turist”lerden açılmışken söz, bakınız Anadolu Ajansı dün nasıl verdi haberi... “...İnşaat sezonunun başlamasıyla birlikte, bu sektörün ‘rölantiye’ geçtiği Türkiye'de, boyacısından sıvacısına kadar kalifiye işçiler 'yavru vatanı', yavru vatandaki işçiler de ücretlerin daha tatminkar olduğu Güney Kıbrıs'ı tercih ediyor...” YAVRUM BE!..
>> Yeni Erenköy sahillerine yeni bir otel için görüşmelerin sürdüğünü öğrendik. Ama ne otel, ne otel!.. Hem de dünya çapında!.. Eğer ‘istihbaratlarımız’ doğru çıkarsa, bu gelişme çok ses getirecek...
|