|
Talat’ın Ankara Ziyareti ve 2008 Seçimlerinin Önemi
Mehmet Ali Talat’ın Ankara ziyareti farklı farklı yorumlara yol açtı. Kimine göre Mehmet Ali Talat, iki toplumlu, iki bölgeli federal devlet tezinden uzaklaştı ve Ankara’yı tatmin etmek için iki devletli konfederal devlet modelini benimsedi. Talat’ın Ankara ziyareti esnasında çok iyi ağırlanması, özellikle Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile biraraya gelmesi ve bazı açıklamalarda “iki devlet” vurgusunun ön plana çıkması, bu yöndeki yorumlara kaynaklık etmiş olmalı. Gerçekten de daha bir sene önce yaşanılan Lokmacı köprüsü krizi hatırlanırsa, Büyükanıt ile Talat arasındaki buzların eridiği ya da erimiş göründüğü söylenebilir.
Ancak Ankara’da ortaya çıkan ve Talat-Erdoğan-Büyükanıt üçgeninde tam bir uyum varmış kanısını uyandıran tabloyu daha yakından incelersek, bu uyumun arkasında Kıbrıs sorununda görüş birliğinin sağlanmasından çok, içinden geçilen durağan dönemin önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Kanımca, Kıbrıs sorununda yaşadığımız hareketsiz dönem, Türk politikasının yapıcılarını uyumlu bir görünüş sergilemeye itiyor. Daha da önemlisi, bu uyum tablosuna beldi de kendileri de inanıyor olabilir. Çünkü Tassos Papadopoullos’un Kıbrıs sorununda bugüne kadar sergilediği siyasi tavırlar, Türk ve Kıbrıs Türk tarafında varolabilecek olası görüş ayrılıklarını bir bakıma anlamsız kılmıştır. Dünya kamuoyunda sorunun çözümü yönünde hiç bir girişim başlatmak istemeyen bir görünüş çizen Tassos Papadopoullos, Türkiye’yi iyice rahatlatıyor ve izlediği politikalarla Tayyip Erdoğan’a “bir adım önde” görünme fırsatını veriyor. Orgeneral Yaşar Büyükanıt açısından ise Papadopoullos’un gittiği yol, kalıcı bölünmeyi getirecek bir yoldur. Mehmet Ali Talat’a gelince, mevcut durumu değiştirebilecek ve Tassos Papadopoullos’u federal bir çözüme zorlayacak yaptırım güçüne sahip değildir. Durum böyle olunca, Talat-Erdoğan-Büyükanıt üçgeninde tam bir uyum varmış görüntüsü ortaya çıkıyor.
Gerçekten böyle bir uyumun olup olmadığını sınayabilmek için Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimlerin sonuçlarını beklemek gerekiyor. Tassos Papadopoullos’un kazanması halinde, görünüşteki uyumlu işbirliğinin devam edeceğini, hatta daha da ileri götürüleceğini önceden kestirebiliriz. Seçimlerden farklı bir sonuç çıkması ve Dimitris Hıristofyas veya İonnis Kasoulidis’in Cumhurbaşkanı olması durumunda ise Kıbrıs sorununda hareketli bir döneme girileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir snuç çıkması halinde, şimdi olduğu gibi Tayyip Erdoğan’nın “bir adım önde” görünmesi veya Yaşar Büyükanıt’ın kalıcı bölünmüşlük beklentisi aksayabilir. Bir an önce kurulacak olan görüşme masasında Mehmet Ali Talat, iki ayrı ve egemen devlet temelinde değil, federal bir Kıbrıs devleti paradigması içinde kalarak çözüm müzakereleri sürdürecektir. Güvenlik Konsey’inin bütün Kıbrıs kararları bu yönde olduğu gibi, AB’nin eğilimi de bu doğrultudadır. İşte Mehmet Ali Talat’ın Ankara ziyaretinde ortaya çıkan uyumlu işbirliği tablosunun gerçekten ne kadar “uyumlu” olduğu o zaman anlaşılacaktır.
|